HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

22.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Radyasyon, cezaevindeki çocuklar ve acil servis

Kıbrıs Türk Radyograferler Derneği’nden (KIB-RAD) bir heyet dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı H. Ersan Saner'i ziyaret etti...

Bakanlarımızın bu tür ziyaretleri ne yazık ki bitmek bilmiyor.

Sorunları yüz yüze konuşmayı tercih ettiklerinden olsa gerek...

Konumuz bu değil...

Bu ziyarette gündeme gelen bir konu, bizce çok önemli...

Ziyaret sırasında söz alan KIB-RAD Dernek Başkanı Songül Bahar, radyasyon alanının özel ve tehlikeli olduğunu, bundan dolayı diğer çalışma alanlarına göre daha özel ilgi gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

Özel hastane ve kliniklerde çalışan birçok insanın denetimsiz olarak radyasyon yayan aletlerde çalıştırıldığını ifade eden Bahar, bunların yeni bir tüzükle acil olarak düzenlenmesini istedi.

TAK'ın haberine göre, KKTC’de onkoloji hastalarının çok arttığını, denetçi kurumunun iyi çalışmadığını dile getiren Bahar, bu konuyla ilgili olarak dünyadaki gelişim ve değişimlere hükümet olarak ayak uydurulması ve eksiklerin giderilmesini gerektiğini söyledi.

Bahar, İş Güvenliği ve Sağlığı Yasası’nın kendilerini yeteri kadar korumadığını, yaptıkları işin çok riskli olmasına rağmen çalışanların gelişi güzel çalıştırıldığını, özlük haklarının yetersiz olduğunu dile getirdi.

Radyasyonun tehlikesini anlatmaya gerek yok.

Cem Yılmaz'ın ünlü esprilerinden biridir... Büyük sanatçı - komedyen Cem Yılmaz bu esprisinde, "... Bizim toplum radyasyondan koşarak kaçacağına inanıyor" der...

Ama gerçek böyle değildir.

Radyasyondan koşarak veya uçarak kaçılamayacağına göre, devlet mutlaka tedbir almalıdır.

Bahar'ın, "... Özel hastane ve kliniklerde çalışan birçok insan denetimsiz olarak radyasyon yayan aletlerde çalıştırılmaktadır" iddiası, bize korkunç bir iddiadır.

Bu iddia, "Devlet görevini yapmadığı için, insanlar patır patır ölmektedir" anlamına gelmektedir.

Devlet, denetimleri artırmalı, gerekeni yapmalıdır.

-*-*-

KIBRIS'ın dünkü sayısında manşetinden yayınladığı "cezaevinde 13 çocuk var" haberine birçok duyarlı vatandaş ilgi gösterdi.

Elbette suçlu biri varsa, cezasını çekmeli...

Ama o suçlu "çocuksa", cezasını çekeceği yer, hapishane olmamalı.

Mevcut hapishane ya da cezaevi artık miadını doldurdu.

İçişleri Bakanı Kutlu Evren, Türkiye'de yeni hapishane ile ilgili anlaşmaya imza attı.

Ülkeye döner dönmez, daha makamına oturmadan, çocuk mahkumlarla ilgili neler yapılabileceği konusunda danışmanları, yardımcıları ve hükümet üyeleri ile toplantılara başlamalı.

Çocuk mahkumlar, her açıdan, yetişkin mahkumlarla kaldıkları zaman, risk altındadırlar.

Bu durum, hiç bir devlete yakışmayan, utanılacak bir konuya içermektedir ve mutlaka elden geçirilmelidir.

-*-*-

KIBRIS'ın dün gündeme taşıdığı "Acile 'Acil' müdahale şart!" balıklı haber de, devletin, hükümetin ciddi şekilde üzerinde durması gereken bir konudur.

Acil servislerden, poliklinik gibi yararlanılması sorunu, sadece ülkemizin değil, en medeni devletlerin de ciddi sorunları arasındadır.

Ancak bu durum, hükümetin rahat olması gerektiği anlamına gelmez.

Tıp İş Başkanı Dr. Sıla Usar İncirli'nin de dile getirdiği gibi, hastanelerimizdeki acil servisler mutlaka elden geçirilmeli, burada çalışan doktor, hemşire, hastabakıcı, ambulans şoförü, güvenlik görevlisi ve diğer emekçilerin çalışma koşulları yeniden düzenlenmeli. Çok daha rahat bir ortamda çalışmaları sağlanmalı ve acil servislerin poliklinik gibi kullanılmasının önlenmesi için ayarlamalar yapılmalı.

Bu arada Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Dr. Remzi Gardiyanoğlu'un, KIBRIS TV'de dile getirdiği "doktorların hastanede üç vardiya çalışması" önerisi gibi, benzer önerilerin de ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiği inancındayız...

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.