Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

22.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Rehavet bizi bitirir, çalışmalıyız, üretmeliyiz

Ülkemizde bir yaz rehaveti var…

Her yıl yaz aylarında benzer rahatlığı görmek mümkün.

Yaz aylarının tatil ayları olması, kamuda yaz mesaisinin erken bitmesi, genel bir rehavet havası yaratıyor.

Ancak yaşam da devam ediyor ve ekonomi yaz- kış dinlemez.

Ekonominin çarklarının dönmesi için yılın her ayının dikkate alınması gerekir.

Tatil elbette olacak, vatandaşlar izinlerini kullanacak, tatillerini yapacak ama bunlar genel işleyişi bozmamalı.

Kamuda, devlet kurumlarında zaten yaz nedeniyle mesainin erken bitmesi, birçok işletmenin, işyerinin çalışma koşullarına zorluk yaratmaktadır. Bir de bu dairelerde, bu devlet kurumlarında işlerin aksamasına neden olacak “itina gösterilmeyen bir izin planlaması” yapılmamalıdır.

Sırf izinlerden kaynaklanan personel eksikliğinden dolayı, devlet dairelerinde işleri olanlar mağdur edilmemelidir.

Ülkemizde yaz rehavetinin üzerine bir de bayramlar, resmi tatiller geldi mi tam bir tıkanıklık yaşanıyor.

İki tatil günü arasında kalan mesai günleri de çalışanların bin bir mazereti ile birleştiriliyor. İstismarlar oluyor, tatil için aralar doldurulup izin günleri uzatılıyor.

“Bir günden ne olacak?” demeyin, tek günün kaybı, ekonomik hayat için önemlidir.

Resmi tatillerde zaten hayat duruyor, bir de bunları hafta sonları ile bileştirmeyi alışkanlık halinden çıkarmalıyız.

Ülke olarak gerçek hedefimiz çalışmak, çok çalışmak, üretmek olmalıdır.

Üretmek için yatırımları önemsemeliyiz, yatırımcılara zorluk çıkarmamalı, önlerini açmalıyız.

Yatırımcıyı bıktırıp usandıracak, ülkeden kaçıracak yaklaşımlardan uzak durmalıyız.

Yatırımcıların yapacağı katkı ile istihdam sorunu da çözülecek, ülkeye taze para akacak, ekonominin çarkları daha rahat dönecektir.

Üretmeden, hep tüketerek, hep Türkiye’den yardım bekleyerek yaşamınıza devam edemeyiz.

Kıbrıs Türk toplumunun, kendi ayakları üzerinde duracağı bir sistem kurulmalıdır.

Bütün çabalarımız bunun için olmalıdır, başta yöneticiler olmak üzere tüm toplumun bu yönde motive olması gerekmektedir.

Ekonominin önemini, tüm fertler kavramalı ve bunun için çalışmalıdır.

İleride güzel günler görmek istiyorsak, bu hedef için bugünden çalışmaya başlamalı, gerekli fedakarlıkları da göstererek hedefimize varmalıyız.

Tüm dünyada çalışan, üreten toplumlar refah bir yaşam sürmektedir.

Çalışmadan, hazır bekleyerek ileriye gitmiş, mutlu olmuş toplumlar yoktur.

Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için yapılan müzakerelerin kesintiye uğraması da toplumda bir moral bozukluğuna neden olabilir ama sonsuza kadar üzülerek yaşayamayız, moral bozukluğunu üzerimizden atıp, neler yapabileceğimizi planlamalıyız.

Yeni biz müzakere süreci başlar veya başlamaz, başka bir planımız olur veya olmaz, biz öncelikle çalışmamız ve üretmemiz gerektiğini unutmamalıyız.

Oturup da ne olacağını beklemek yerine, ekonominin çarklarını döndürecek, halkı rahatlatacak tedbirler almalıyız.

Ekonomik olarak halkımız rahat olsaydı, sorunlarla boğuşmasaydı, sanırız Kıbrıs’ta çözüm çabalarındaki olumsuzluklarda halk bu kadar moral bozukluğu yaşamazdı.

Ancak şimdi zaten hiçbir şey doğru dürüst gitmezken bir de Kıbrıs sorunundaki müzakerelerdeki başarısızlık ve belirsizlik halkın moralini bir o kadar daha bozuyor.

Ülkeyi yönetenler, halkın sıkıntılarını azaltmak, hayatı kolaylaştırmak için çabalarını artırmalı, halk için yeni projeler, planlar yapmalı, ekonomik çarkı yürütecek tüm tedbirleri almalıdır.

Hem rehavet, hem de sorunları çözememek, ülkemize yakışmamaktadır. Artık belirsizliklerin hakim olduğu bir ülke olmaktan çıkmalıyız, ortaya hedefler koyup tek tek gerçekleştirmeliyiz.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.