Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

17.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Rum halkına çağrımızdır

Tekrar etmekte fayda vardır; Kıbrıslı Türkler, 2004 yılında, çok net ve açık bir şekilde çözüm istediklerini beyan etmiştir.

Bu çözüm isteğinde azalma olduğunu kimse iddia edemez.

Kıbrıslı Türklerin çözüm isteği sorgulanamaz...

Bu arada müzakere masasında, Rum tarafının kabul etmemekte hakkı olan birçok konu veya başlık olabilir... Buna da saygımız sonsuz...

Kıbrıs Rum halkını, 2004 Referandumu’na “hayır” dediği için de suçlamıyoruz, kararlarına saygı duyuyoruz...

Ancak, son konuyu abarttığımızı kimse söyleyemez... Söylemeye de kalkmasın...

67 yıl önceki Enosis Plebisiti’nin yeniden gündeme taşınmasının gereksizliği bir yana, AKEL dışındaki tüm siyasi partilerin ırkçı ve Neo – Nazi ELAM’la işbirliği yapması, masadan kalkılması için başlı başına bir sebeptir.

Müzakereler bitti mi?

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı mı yoksa Rum Lider Nikos Anastasiadis mi “ilk önce” müzakere masasından ayrıldı?

Bu sorunun yanıtı hiç önemli değildir.

Rum Yönetimi, geçtiğimiz cuma günü Meclis’te kabul ettiği yasayı geri almadığı, değiştirmediği, iptal etmediği sürece, Sayın Akıncı’nın masaya dönmesi anlamsızdır, gereksizdir...

Enosis’i hortlatmak, ELAM ile işbirliği yapmak, Kıbrıslı Türklere hakaret olmanın ötesinde insanlık ayıbıdır; insanlık utancıdır...

Ve ne ilginçtir, düzgün düşünen bir çok Rum da bizimle aynı görüştedir...

Enosis’in hortlatılması anlamına gelen yasa eklemesine karşı olmayan bazı Rumlar da Yunanistan’daki Hrisi Avgi (Altın Şafak) çizgisindeki faşist bir parti ile işbirliğini “utanç” olarak kabul etmektedir.

Dünkü müzakerelerde kapıyı kimin çarpıp çıktığının hiç önemi yoktur.

Bu karar geri alınmalıdır.

Bu karar kabul edilemezdir.

ELAM’ın faaliyetleri yasaklanmalıdır. Bunun demokrasi ile bir alakası olmamakla birlikte, Neo – Nazi ırkçı bir parti, olası çözümün ve çözüm sonrası huzurun en büyük tehlikesidir...

Kıbrıs Türk halkı, ilk kez yüzde yüz birliktedir ve ilk kez yüzde yüz haklıdır.

-*-*-

DİKO Genel Başkanı Nikolas Papadopulos, “DİSİ ve AKEL”e çağrı yaparak, “cesaretiniz varsa, gelin kararı değiştirin” dedi...

Bu bir şekilde, konunun bir oyun olduğunu da gösteriyor olabilir.

Çünkü Papadopulos, “Cumhurbaşkanlığı” adaylığını açıkladı ve milliyetçi oyları almak için çalışacak. Anastasiadis’in müzakereleri kurtarmak adına, başkanlık yarışını tehlikeye atması düşünülemez.

Kısacası, şu anda Güneydeki başkanlık yarışı ve iç siyaset, müzakerelerin önüne geçmiştir.

Müzakereler, kesinlikle tehlikededir...

-*-*-

Geri adım atması gereken, kesinlikle Güney Kıbrıs’tır.

Kıbrıs Türk halkı kararlıdır.

20 Temmuz 1974’e sebep olanlar kesinlikle Kıbrıslı Türkler değildi...

15 Temmuz 1974’te darbe yapanlar; ülkenin bugünkü halinin sorumlularıdır.

Aynı düşüncedeki Elen milliyetçiliği, sonuna yaklaştığımız müzakerelerin belki de bertarafının sorumlusudur.

Rum kardeşlerimize, Rum halkına çağrımızdır: Bir kez daha düşünün... Biz sağduyumuzu koruyacağız; sizi de aynı sağduyuya davet ediyoruz.

 

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.