Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

16.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Sağlık sorunlarını birisi ölünce anımsıyoruz

Eğitim ve sağlık bu ülkenin en sıkıntılı konularıdır.

Yıllardır eğitim ve sağlığı bir türlü toparlayamıyoruz.

Sağlığa ve eğitime atanan her bakan, ciddi iddialarla işe başlıyor ama daha sonra sorunların içinde boğuluyor.

Sorunların fazla olması kadar irade koyamamak, popülizmden uzaklaşamamak da gelmiş geçmiş hükümetler ve bakanların en büyük zaafı oldu.

Birçoğu sorunlara teşhis de koyabildikleri halde sorunu çözecek iradeyi gösteremiyor ya da desteği bulamıyor.

Bugünkü sağlık bakanımız da canla başla çalışıyor; biz ondan irade koymasını, olası tepkilerden çekinmeden sorunların üzerine gitmesini istemekteyiz.

Yıllar geçiyor ama biz hep aynı sorunları konuşmaya devam ediyoruz ve her defasında da Amerika’yı yeniden keşfedecekmişiz gibi sonu gelmeyen ama gerçekleşemeyen projelerle uğraşıp duruyoruz.

Eğitimdeki sorunlar, geleceğimize kayıplar yaratmaktadır.

Sağlıktaki sorunlar da belki geleceğimiz için ciddi sorunlar yaratıyor ama yapısı gereği sağlık kısa sürede, yakın zamanda, şimdiki durumda etkisini ortaya koyduğundan daha fazla feveran ettiğimiz bir alan oluyor.

Sağlık kuşkusuz olmazsa olmazımızdır.

Sağlığımız en başta bakmamız, ihmal etmememiz gereken bir konudur.

Olası ihmaller, hatalar, ölüm olaylarına neden olabileceği için, yani gelecekte değil de şimdiki durumda bizi etkilediği için halk tepki gösteriyor.

Feveran etmekte de haklıyız aslında, her şey bir tarafa ama sağlığımızla ilgili ne tasarrufu, ne ertelemeyi, ne vaadi, ne de popülizmi kabul edebiliriz.

Sağlığımızda bazen bir saatin, hatta 10 dakikanın bile önemi var, o nedenle “sağlıkta erteleme olmaz” diyoruz.

Sosyal devlet anlayışı içinde, halk hak ettiği sağlık hizmetini almalıdır ancak maalesef ülkemizde hak ettiğimiz hizmeti alabildiğimizi düşünmüyoruz.

Sağlık çalışanları, hekimler, ellerinden geleni yapıyor, özverili çalışıyor ama bunlar kusursuz hizmet almamıza yetmiyor.

Yıllardan beridir gelen sorunlar, sıkıntılar nedeniyle halkın hastanelere, hekimlere karşı bir önyargısı oluştu.

Önyargı ve genelleme iyi şeyler değildir, sorunlar içinde çalışan özverili hekimlerin ve sağlık çalışanlarının da şevkini kırmaktadır.

Devlet hastanelerindeki bazı sorunlar nedeniyle halk özel sektöre yönelmektedir.

Elbette halk özgürdür, sosyal devlet anlayışı çerçevesinde, devletimizin hastanelerinden alması gereken hizmeti alamayacağını düşünüyorsa tabii ki özel sektöre gidecektir.

Ancak burada da karşımıza “denetim” sorunu çıkmaktadır.

Denetim özürlü devletimiz, özel sektörü yeterince denetleyememektedir.

Ada Hospital’deki “kürtaj skandalı” da bunun en taze ve yakıcı örneklerinden birisidir.

Ölüm riski sağlıkta hep vardır...

Ameliyatın büyüklüğüne göre risk oranı artar ama her ameliyatın bir riski olduğu bilinen bir gerçektir.

Ancak en az risk taşıyan ameliyatlarda insanlarımızın ölmesi tabiatıyla tepkiye neden oluyor.

Güle oynaya, sağlıklı bir şekilde yatılan ameliyat masasından vatandaşlarımızın kalkamaması kabul edilemiyor.

Son olarak bir özel hastanemizde bir vatandaşımız estetik ameliyatı olurken hayatını kaybetti.

Bu konuda uzmanlar bile henüz bir şey söyleyemezken, biz ihmal veya hata olup olmadığını söyleyemeyiz, böyle bir şey söylememiz doğu olmaz, yargısız infaz olur.

Ancak bu tür olaylarda genellikle halk yeterince aydınlatılamıyor, vatandaşlar açıklamalardan hiçbir zaman ikna olamıyor ve bu da tüm sağlık sektörlerini zan altında bırakıyor, tüm sağlık kurumlarına ve hekimlere karşı genelleme yapılmasına neden oluyor.

İşte bu genellemelerin, bu önyargının, bu kötü imajın sıkıntısı, sağlık sektörüne karşı korku ve güvensizlik olarak geri dönüyor ve tüm toplumu sarmalıyor.

Kimseyi suçlayacak değiliz, bu bizim haddimize değil ama Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Remzi Gardiyanoğlu, yine serbest çalışan birçok kurumun denetlenmediğini söylüyorsa, söz konusu hastanenin de 2015 yılından beridir denetlemediğini açıklıyorsa oraya bir kulak vermek gerekmez mi?

Ada Hospital örneği varken halen özel hastaneler denetlenmiyorsa bu bir sorundur.

Yıllardır konuşulduğu halde hastanelerde çalışan hekimlerin maaşları halen hak ettiği noktaya getirilemiyor ve hekimlerin hem özelde hem devlette çalışmalarına izin verilip kaos yaşanmasına neden olunuyor.

Hastanelerdeki eksiklikler, aksaklıklar bir türlü sonlandırılamıyor, hekimler ve sağlık çalışanlarının iş yükü altında ezilmelerinin önüne geçilemiyor. “Göç Yasası” nedeniyle hekimler hastanelerimizi tercih etmiyor.

Bu sorunlar bugün doğmadı, hep vardı ama maalesef hep birileri öldüğünde aklımıza geliyor.

Artık sorunları hatırlamak veya çözmek için birisinin ölmesini beklemeyelim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.