Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

27.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şimdi toplumsal uyanış ve ekonomik şahlanış zamanıdır

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, liderlerin talebiyle 17 Mayıs’tan beri sürdürdüğü mekik diplomasisinde ortak zeminde buluşulamadığını açıkladı.
“Ne yazık ki, liderler arasında yöntem konusundaki farklılıkları gidermek ve Cenevre’de toplanabilmek için gösterilen ciddi çabalara rağmen liderler ortak zemin bulamadı. Ortak zemin için umut olmadan mekik diplomasisini devam ettirmenin bir temeli yoktur” dedi...
Kısacası, Akıncı - Anastiadis müzakerelerine nokta konmuş oldu...

Yeniden, çok kısa bir süre içerisinde masaya dönülmesi olasılığı ortadan kalktı.

Peki her hangi bir sürpriz olur mu?

İki lider, apar topar Cenevre'ye gider mi?

Bu şu anda imkânsız...

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Zirvesi için bulunduğu Brüksel'de AB yetkilileri ile geçtiğimiz gün yaptığı görüşmeler sonucunda, "beklenmedik" veya "umulmayan" bazı sürpriz gelişmeler yaşanır ve bu gelişmeler kapsamında açılacak yeni havuzun içerisinde Kıbrıs gemiciği de yüzdürülür mü bilemeyiz... Ama açıkçası, bunu beklemiyoruz...

Kıbrıs müzakereleri, yeni bir sayfa açılıncaya kadar kapanmıştır.

Güney Kıbrıs, artık başkanlık seçimine odaklanacak ve federal bir çatı altında Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi umutları, başka baharlara kalacaktır.

***

Bu yüzden karalar bağlayacak değiliz.

Kimseye kırgınlık veya düşmanlık beslemiyoruz... BM'ye, özellikle de Sayın Espen Barth Eide'ye tüm çabaları için teşekkür ederiz.

Asla haklı bulmasak da, Rum Lider Nikos Anastasiadis'in tavrına, Rum toplumunun beklentilerine de saygılıyız...

Aynı saygıyı, (onlar da bizi haklı bulmasa da), hem cumhurbaşkanımız hem de kendi halkımız adına beklemekteyiz...

Eğer olmuyorsa, yürümüyorsa, kadife ya da anlaşmalı mutlu bir son (ayrılık) da itiraz kapsamımızda değildir.

Görünen o ki, Rum halkıyla devlet olarak ayrı yollarda yürüyeceğiz.

***

Kıbrıs Türk halkı her zaman çözümden yana oldu.

İki toplumlu her etkinlikte, daha az nüfusu olmasına rağmen Kıbrıslı Türkler, Rumlardan hep daha fazlaydı.

Nüfus oranımız Rumlar lehine dörde birdi... Müzakere aşamalarında, bu oranın korunması gerektiği dahi konuşuldu... Ancak, iki toplumlu her etkinlikte, dörde bir nüfus oranı, ne yazık ki Kıbrıslı Türklerin lehineydi... Biz dört katıldık, onlar bir geldi... Çözümü de biz dört istedik, onlar ne yazık ki hep birde kaldı...

Barışı ve çözümü hep daha fazla istedik ve bunu hep kanıtladık. Rum toplumu, nüfus fazlalığını siyasi avantaja çevirmek istedi; müzakerelerin başarısızlık sebepleri arasında bu da vardı... Ama Rum kardeşlerimiz, nüfus oranındaki fazlalıklarını, hiç bir zaman, barış ve çözüm arzusuna yansıtmadı... Bizim kadar barış isteselerdi; mutlaka olurdu.

***

Yeni bir pencere açılması gerekiyor.

Yeni bir müzakere sürecine, başka bir barış masasına da her zaman hazırız...

Ama bundan böyle bizim de belki çok katı şartlarımız olacağını, herkes çok iyi bilmelidir.

Ezik, zavallı ve ona buna muhtaç bir halk değiliz... Evet sıkıntılarımız mutlaka vardır...

Ama bu sıkıntıları aşabilecek ekonomik ve sosyal kalkınmayı yapacak cesaretimiz, bilgi birikimimiz ve iş gücümüz bulunduğundan kimsenin şüphesi olmasın.

Şu anda ihtiyacımız olan tek şey, kendi ayakları üzerinde durabilen bir devlet haline gelmektir.

Kıbrıs Türk halkı, kurduğu devleti yaşatmakta kararlılık göstermek; bunun için de en başta kendi kendine yeter hale gelmek zorundadır.

Başka seçenek kalmamıştır.

Tekrar etmekte yarar görüyoruz; müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması demek, karalar bağlayıp gözyaşı dökmek değildir... Toplumsal uyanışın, ekonomik şahlanışın sebebi olarak görülmelidir.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • mete
    27.05.2017

    Sorun kıbrıslılarda değil ki çözümsüzlük olsun.Dışdan gelen baskılarla kukla yönetimler her iki kesimdede halkın iradesine ihanet ediyorlar.Bu küçük adada insan gibi yaşamaya alışmalıyız demokrasi kuralları ile.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.