Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

21.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Siyasi pozisyon belirlemek için acele etmemeliyiz

Türkiye’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak yıllardan beri desteklediği siyasetin değiştiği, su götürmez bir gerçektir...

Türkiye, bugün, yarın bir hafta veya bir yıl sonra da olsa; mevcut müzakere koşullarının, bir başka deyişle BM parametrelerinde görüşmeleri sürdürmenin “anlamsız” olduğunu, en üst düzey yetkilileri aracılığıyla açıklamaktadır.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık hiç kimse, Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının ilanihaye çözümsüzlüğün mağduru olarak kalmasına, hiçbir hukuki temeli bulunmayan kısıtlamalara maruz bırakılmasına seyirci olmasını beklememelidir" diyor...

Başbakan Binali Yıldırım, “... Adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözümün elde edilmesi için anavatan ve garantör Türkiye’nin de üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini ancak beklediği karşılığı göremediğini” söylerken, Rumların bir çözüme hazır olmadığının net olarak anlaşıldığını kaydediyor...

Yıldırım, “Ayrıca müzakerelerin bir sene sonra kaldığı yerden devam etmesinin de bir anlamı olmadığını ve buradan da bir sonuç çıkmayacağı aşikâr olarak ortadadır” diye ekliyor...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kendi ülkesinin cumhurbaşkanı ve başbakanı gibi, “yeni bir yol”dan söz ediyor...

-*-*-

Yeni yola henüz bir isim konmuş değil...

Ancak açık ve seçik olarak, Türkiye, “iki bölgeli, iki toplumlu, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı federal bir çözümü” artık konuşmanın anlamı olmadığını ifade ediyor...

Yeni yolun adı konulmuş değil ancak Başbakan Yıldırım, “... KKTC’yi bölgenin önemli turizm, eğitim ve tarım merkezlerinden biri haline getirmenin ortak hedef olduğunu” söylüyor...  Müşterek hedeflere ulaşılması için birlikte hareket edileceğine inanç belirtiyor...

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, meseleyi bir farklı kulvarda savunurken, KKTC'ye yaptırımların hâlâ devam ettiğine işaret ediyor ve "Uluslararası topluma buradan çağrımız, artık bu yeni gerçekler ışığında bu izolasyonların ve yaptırımların tamamen kaldırılmasıdır. Kıbrıs Türk tarafına dönük bu izolasyonların kaldırılmasının zamanı çoktan gelmiştir" diye ekliyor...

-*-*-

Türkiye’nin tavrı net...

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Meclis Başkanı Sibel Siber’in, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün ve DP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın, Türkiye’nin bu tavrına destek veren, sıcak bakan, onaylayan açıklamaları söz konusu...

Ancak ülkenin en önemli sendikaları arasında yer alan on tanesi, bu yaklaşıma, yani yeni bir yolda devam edilmesine karşı çıkıyor.

CTP ve TDP’nin “resmen açıklanmış” net görüşleri olmasa da, federal çözüm temelinden ayrılması gerektiği yönünde bir karar almaları beklenmiyor...

Haliyle, ülkede yeni yolun şekli net olarak belirlenmemiş olabilir... Ama net olan bir şey var o da halkın çok keskin sınırlarda siyasi bölünmesi olasılığı...

KKTC’nin şu anda bu bölünmeyi ve olası çekişmeleri kaldırabilecek bir ekonomik ve sosyal yapısı yok...

Hükümet ve sendikaların desteğindeki muhalefetin siyasi uçurumlarla uğraşması, olası ekonomik adımları engeller...

Dolayısıyla, Espen Barth Eide’nin de dediği gibi, karar verirken acele edilmemesinde büyük fayda vardır...

-*-*-

Uluslararası toplumun da yeni yolla ilgili olarak ikna edilmesinde ciddi fayda vardır...

Özdil Nami’nin Amerika’ya gönderilmesinin, bundan farklı bir amacı olduğunu düşünmüyoruz...

İbrahim Kalın’ın vurguladığı “izolasyonların kaldırılmasını talep ederken”, elimizde çok güçlü argümanların olması gerekecek...

Siyasi pozisyon belirlerken aceleye gerek yok...

Ekonomik adımlar atılacaksa; buna kimsenin diyeceği bir şey olmaz... Yarın sabahtan itibaren başlayabiliriz...

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.