HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

12.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim”

Osmanlı eğitimcisi, siyasetçisi ve felsefecisi Emrullah Efendi (1859 - 1914), II. Meşrutiyet döneminde iki Maarif Nezareti görevine getirilmişti... Yani, iki kez Eğitim Bakanlığı yapmıştı...

Emrullah Efendi, Osmanlı ve Türk eğitim hayatının önemli şahsiyetlerinden birisi olarak kabul edilir...

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nde etkin bir isimdi. Türkçülük hareketinde de etkili olduğu bilinir...

Bazı kaynaklara göre, Eğitim tarihinde “Tûbâ Ağacı Nazariyesi” adlı fikir sistemi ile tanınmıştır.

Bu fikir sistemi, Emrullah Efendi'nin ölümünden sonraki yıllarda siyaset ve kültür hayatının önemli tartışma konularından birisi olmuştur.

Emrullah Efendi'yi en çok bildiğimiz nokta ise şaka amacıyla söylediği iddia edilen, “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” sözüdür... Bu söz, yıllardır hiç unutulmamıştır...

Birçok okulumuzda "öğretmen sıkıntısı" yaşanıyor.

Peki, bu ülkede öğretmen eksiği veya açığı mı var?

Böyle bir açık olmadığından eminiz.

Peki, neden bazı okullarımıza öğretmen gönderilmiyor veya gönderilemiyor?

Neden bazı köylerde veliler ayaklandı, çocuklarını okula yollamıyor?

Kimse kusura bakmasın, çok iyi işler başardıklarından, üyeleri öğretmenlerin hakları konusunda taviz vermediklerinden emin olduğumuz iki öğretmen sendikasının, bu konuda kendi kendilerini sorgulamalarını da talep ediyoruz.

Evet, asıl sorumlu Eğitim Bakanlığı'dır, Bakandır.

Ama Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası ile Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası'nı, öğretmen görevlendirmeleri konusunda daha aktif olmaya davet ediyoruz.

Bazı okullarda ders saatleri günde iki saat; hatta haftada iki saat olan öğretmenler bulunmaktadır.

Bazı "uzak sayılan bölgelerdeki" okullarda görevlendirilen öğretmenler, ayrıca part time görevlendirildikleri daha merkezi okullara kapağı attıktan sonra, okul müdürleri veya yetkilileri "gönderse" dahi, "uzaktaki "okullara gitmeyi bir şekilde reddetmektedir.

Ne olursa olsun, sendikaların bu noktalarda da devreye girmesi ve ilgili öğretmenleri saptayıp, göreve teşvik etmesi, belki de zorlaması kaçınılmazdır.

"Ben görev yerimi kendim seçerim" zihniyeti, doğru bir zihniyet değildir; bu konuda torpil kullanıp, gidilmesi gereken yere gitmemek de kanımızca suçtur.

Sendikaların, devlet yönetimine, çalışanları ile ilgili her türlü hak kavgasını vermesini selamlarız.

Ama aynı sendikaların, suç işleyen öğretmenlerle ilgili tavırsız hatta koruyucu olmasını kabul edemeyiz.

Aynı şey, bazı doktorlarımız için de geçerlidir.

Bu alandaki sendika veya meslek örgütlerinin daha "etkili", hatta "daha sert ve kırıcı" olmaları gerektiği konusunda da tavizsiziz...

Özel ders veren öğretmenler konusu da, özel hasta bakan devlet doktorları konusu kadar hassastır.

Hassas olduğu gibi, maliye yani vergi açısından "karanlık" tır.

Gerek öğretmen, gerekse sağlıkla ilgili sendika ve tüm diğer örgütleri, bu konuda da "koruyucu - kayırıcı - saklayıcı" olmamaya davet ediyoruz.

Çocuklarımızın eğitimi ve insanlarımızın sağlığı konusunda sendikaların ya da meslek örgütlerinin ellerinden geldiğini yaptıklarından eminiz.

Ancak, gözle görülür bir şekilde, "ihmalleri" olduğunu da açık yüreklilikle dile getirmek istiyoruz.

Bu ülkenin çok daha iyi olması, çok daha iyi koşullarda yönetilmesi kaçınılmazdır.

Bir öğretmenin veya mesleği ne olursa olsun bir "çalışanın", "ben bu görevi yapmam - ben şuraya göreve gitmem" deme lüksü yoktur.

Neresi olursa olsun, bir devlet çalışanının, gönderildiği yere gitmeyi reddetmesi, çocuklarımızı ihmal etmesidir.

Bunu kabullenemeyiz.

Bu tür devlet çalışanlarına tanıyabileceğimiz tek bir hak vardır; o da "istifa etme hakkı" dır.

Emrullah Efendi yaklaşık 100 yıl önce, “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” şakasını yapmıştır...

Ne yazık ki mektepler vardır. Eğitim bekleyen öğrencilerimiz vardır...

Hastaneler olmasaydı, sağlık da çok kolay idare edilirdi ama hastaneler ve çare bekleyen insanımız da vardır.

Ve sıkıntılar şaka değildir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.