KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

08.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Sürdürülebilir ekonomi şarttır

Bu sütunda defalarca ekonomik sürdürebilirliğe dikkat çektik.

Ekonominin proaktif bir anlayışla, ileriyi düşünerek, atılacak adımları önceden tasarlayarak, olasılıkları iyi tahmin edip, planlı hareket ederek, ülkenin ve toplumun olası krizlere karşı hazırlıklı olmasını sağlamak gerektiğini vurguladık. Ülkemizde ne yazık ki proaktivitenin ya anlamını bilmiyoruz ya da uygulamakta sıkıntımız var.

Nedense sorunlar, krizler gelip de bizi bulunca çözüm üretmeye çalışıyoruz ama o zaman da çok geç oluyor.

Olaylara, gelişmelere karşı edilgen olmak, dünyadaki ve Türkiye’deki olumsuz gelişmelerden çok çabuk etkilenmek neredeyse kaderimiz oldu.

Dıştan gelecek olumsuzluktan etkilenmemek için uzağı görmek, önceden hazırlıklı olmak, sürdürülebilir bir ekonomiyi yaratmak gerekmektedir.

Bu da tabii ki popülist politikalar ve çağdışı kalmış yöntemler, çağdaş ekonomik akıla ters düşecek yöntemlerle olmaz. Belki bazı sıkıntıları da olabilir ama ekonomik akıl, hiç vazgeçmememiz gereken bir yöntem olmalı. Popülist yaklaşımların, şirin görünme tavrının ülkeyi soktuğu durum ortadadır.

Yeterince çalışmayarak, yatırım yapmayarak, yalnızca tüketerek, günü geçirerek, gelecek planı yapmayarak ekonomi ileriye gidemez.

Bu açıdan baktığımızda Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın geçtiğimiz gün yaptığı ülkenin mevcut mali ve idari yapısının sürdürülebilir olmadığı yönündeki uyarısını anlamlı ve yerinde buluyoruz.

Ticaret Odası, kaynakların verimli kullanılmadığına, yatırımların önünü açacak düzenlemelerin yapılamadığına, bütçenin büyük oranda cari gider ve transferlere ayrıldığına dikkat çekmiştir.

Biz bu sütunda yatırımın önemini defalarca gündeme getirdik, gazetemizde ve gazetemizin ‘Ekonomi Eki’nde de defalarca haberlerini yaptık.

Bütçenin büyük oranda cari giderlere ayrıldığını ve bunun yarattığı sıkıntıları, bizlere konuşan uzmanlar defalarca söyledi. Ülkenin şartlarının farkındayız, bazı imkansızlıklar olduğunu da biliyoruz ama her zaman iddia ettiğimiz gibi, daha iyisini yapma imkanımız var.

Sürekli yakınıyoruz, yakınmakla bir yere varamayız, ortaya bir şeyler koymalıyız, bunun için de fikirler, projeler, yatırımlar, popülizmden uzaklaşma ve tabii ki irade lazım.

2016’nın iyi geçmediğini, 2017 yılının kayıp bir yıl yerine, gelişim ve dönüşüm yılı olması gerektiğini belirten Ticaret Odası, hükümetten 2017 yılında “e-devlet”, “kamu reformu”, “ucuz ve alternatif enerji arzı modelleri” talep etti.

Oda, KKTC hükümetlerinin yapısal sorunlara günlük çözümler üretmeye çalışmak yerine, bu sorunlara kaynaklık eden faktörleri ortadan kaldırması ve iş yapabilirliğin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Bu talep ve tavsiyelere katılmamak elde değil.

Kayıt dışılığı, vergi kaçakçılığını da en aza indirecek, bürokrasiyi, mevzuatı, prosedürü, merkeziyetçiliği ortadan kaldıracak olan “e-devlet” projesi bir an önce bitirilmelidir.

Kamunun hantal, verimsiz ve devletin sırtına yük konumundan çıkarılması için gerçekten de “kamu reformu” artık hayat bulmalıdır.

Kamu reformunu hayata geçirmekten korkmak da popülizmin, seçmene şirin görünmenin bir parçasıdır ve artık can sıkar hale gelmiştir bu tutum.

Eğer bu ülkede yatırımın artması, var olan yatırımların devam etmesi, hayatın, hizmetlerin ucuzlaması isteniyorsa da “ucuz ve alternatif enerji arzı modelleri” mutlaka ama mutlaka ivedilikle gündeme alınmalıdır.

Ticaret Odası, tersi durumda siyasete olan güvenin daha da azalacağını ve sorunların katlanarak büyüyeceğini belirtmektedir. Evet, gerçekten de siyasete olan güven hızla azalıyor, yapılan kamuoyu yoklamalarında da sonuçlar böyle çıkıyor. Bu gidişatı geri çevirmek, siyasete güvenin artmasını sağlamak yine siyasilerin elindedir.

Hükümetin “2016-2018 Yapısal Dönüşüm Programı”nı imzaladığını ve kamu yönetiminin etkinliği ve verimliliğinin artırılması, finansal sektörün yapısının güçlendirilmesi ve reel sektörün rekabet edebilirliğinin artırılması için yapılması gereken reformları ve eylemleri ortaya koyduğuna dikkat çeken Ticaret Odası, bu açıklamalara da mesafeli yaklaşıyor çünkü bundan önce bu programların uygulanmadığını, vaat edilenlerin yapılmadığını hatırlatıyor.

Siyasi iradenin, bu programlarda ortaya konulan yapısal reformları ve politikaları uygulamak yerine geçici çözümler, günübirlik söylem ve uygulamalarla ekonomik hayatı durağanlığa ittiğini vurgulayan Ticaret Odası’na kulak vermekte ve uyarılarını dikkate almakta yarar vardır.

Bir hayli günlük tartışma, gerginlik arasında bu açıklama kaybolup gitmesin, çünkü son günlerde yapılan en önemli açıklamalardan birisidir.

Ekonomik örgütler, ekonomiden rahatsızsa oraya bakmak, dikkate almak gerekir, sorunsuz bir gelecek, sürdürülebilir ekonomiden geçer...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.