Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

28.08.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Üreticinin ve halkın sesine kulak verilmeli

Hükümetin batmış olan Toprak Ürünleri Kurumu’nu (TÜK) kurtarmaya çalışması olumlu karşılanacak bir girişimdir.

TÜK, çiftçi ve hayvancı için çok önemli bir kurumdur.

TÜK’ün batıp kaybolması kimsenin lehine değildir.

Ancak, bir kurum kurtarılacak diye bunun günahını bütün bir toplumdan çıkarmak doğru değildir.

Yıllarca hep aynı hata yapıldı, batan hiçbir kurumla ilgili birileri ceza çekmedi.

Devlet kadrolarında meydana gelen istismarlar, suistimaller hep cezasız kaldı...

“Yapanın yanına kalır” zihniyeti geliştiği için gelen giden görevini kötüye kullandı.

Yalnız TÜK’de değil, devlet dairelerinde, kurumlarında yapılan yanlış işlerin; yani partizanca istihdamların, yanlış alımların, zararına satışların, verimsiz yapının yarattığı kara deliklerin cezasını hep toplum ödedi.

Gerçek sorumlulardan hiç hesap sorulmadı, hesap sorulur gibi görünenler de hep yırttı.

Şimdi TÜK kurtarılacak diye bir hayli kaleme fon getirildi.

Ekonomik çevreler, bu fonun pahalılık yaratacağını iddia ederek, tepki gösterdi.

Tepkileri de dikkat alan Tarım Bakanı Nazım Çavuşoğlu, TÜK’ü zarara uğratanların gerekli cezayı alması istemiyle Başsavcılığa şikayette bulundu

Umarız bu şikayetten herkese örnek olabilecek ibretlik bir sonuç çıkar.

Umarız, çıkacak sonuç başkaları için caydırıcı olur.

Umarız Tarım Bakanı sırf tepkileri dindirmek için değil, inandığı için Başsavcılığa başvurmuştur.

TÜK’te yapılan incelemeler, belli bir dönemi değil, gelmiş geçmiş tüm hataları kapsamalıdır.

Böylesine önemli bir suç duyurusu umarız, ahbapları, yakınları, partilileri ayırarak yapılmamıştır.

Hem Sayıştay’ın raporunun, hem suç duyurusunun, hem de Başsavcılığın incelemesinin adil ve tarafsız olması çok önemlidir.

Yıllar içinde kim isterse olsun, hangi partiye mensup olursa olsun tek tek suçu olanlar belirlenmeli ve cezasını çekmelidir.

Bakan Çavuşoğlu, “Kurumlarımızı yaşatmak devleti yaşatmak anlamına gelir. Tercihimiz TÜK'ün iflas etmesi değil, onu geleceğe götürmektir” diyor.

Bakan, alınan önlemlerin yüzde 3 fonla sınırlı olmadığını, başka tedbirleri de bulunduğunu belirtiyor.

Bakan Çavuşoğlu’nun kararlılığı önemlidir ama ekonomik çevrelerin, sivil toplum örgütlerinin uyarılarını da dikkate almalıdır.

Hem bakan hem de Başbakan, yüzde 3 fonun halkı etkilemeyeceğini söylüyor ama ekonomik örgütler aynı fikirde değil.

Çavuşoğlu, yüzde 3 fonun yıllık üretim dikkate alındığında az bir rakama denk geleceğini söylüyorsa da sivil toplum örgütleri tam tersini söylüyor.

Fon neresinden balarsanız bakın fondur, buraya bir para aktarılacaktır ve bu da halkın cebinden çıkacaktır.

Kaç para çıkacağı önemlidir elbet ama daha da önemlisi kaç para olursa olsun haksız yere, başkasının kusurunu kapatmak için alınacak paradır, tepki çeken de budur.

Üstelik üretici örgütleri diyor ki, “Hammadde ve üretimde kullanılan ürünlere katkı payı konulması, üreticilerin girdi maliyetlerinin artmasına ve rekabet edebilirlik açısından sorunlar yaşanmasına neden olacak...”

Üretici örgütlerinin, ekonomik örgütlerin, “kararın gözden geçirilmesi” gerektiği uyarısı dikkate alınmalıdır.

“Ben yaparım olur” mantığı iyi bir mantık değildir, TÜK’ün batmasının bir nedeni de budur…

Böyle bir zihniyetten şikayetçi olan Bakan Çavuşoğlu ve hükümet, şimdi fon konusunda “ben yaparım olur” diyorlarsa, iyi yolda değiller demektir.

Üreticinin, halkın sesine mutlaka kulak verilmelidir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.