Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

23.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Uyuşturucu” ve “Trafik kazaları”

“Uyuşturucu” ve “Trafik kazası”, ülkemizin iki yakıcı sorunudur.

Ne uyuşturucuya çare bulabiliyoruz ne de trafik kazalarına…

Uyuşturucuyu da masaya yatırıyoruz trafik kazalarını da ama nafile, bir yere varabilmiş değiliz.

Toplanılıyor, konuşuluyor,  çözüm önerileri sunuluyor ama değişen bir şey olmuyor.

Ülkemiz her iki sorunla ilgili oldukça çaresiz bir görüntü veriyor.

Geçen pazar günü her iki sorun bir olayda birleşti.

Lefkoşa’da uyuşturucu alan bir kişi, kendinden geçerek, kaza yaptı, aracıyla bir mağazaya girdi.

Uyuşturucu alarak kaza yapan ilk kişi değil tabii ki bu şahıs, ancak kendini ele verdiği için tüm basın daha ilk günden haberlerini uyuşturucu olgusu üzerine kurdu.

Alkol ve uyuşturucu alan sürücüler, trafikte büyük tehlike yaratıyor, birçok ciddi trafik kazası bu nedenlerle meydana geliyor.

Uyuşturucudan dolayı baygın bulunan insan sayısında artış var.

Uyuşturucunun ortaokullara kadar indiği, bir şehir efsanesi ya da bir dedikodu mu?

Uyuşturucunun her alana yayıldığı, küçük yaşlara kadar indiği bir dedikodu değildir, gerçekliktir.

Bunun gerçek olduğunu yetkililer de biliyor ama çare bulunamıyor.

Uyuşturucudan yakalananların sayısında çok ciddi artış var.

Gün geçmiyor ki gazetelerde uyuşturucu haberi yayınlanmasın.

Bu küçücük ülkeye uyuşturucunun kimler tarafından getirildiği, işin başında kim olduğu, dağıtım yolları bulunamıyorsa, yazıklar olsun bize.

Uyuşturucunun üzerine gitmek, kökünü kazımak istiyor muyuz karar vermeliyiz.

Hep piyonları, aracıları, bazı içicileri yakalıyoruz ama esas bu işin başını ya da başlarını bulamıyoruz.

Göz göre göre gençler uyuşturucu tuzağına yakalanıyor, önüne geçemiyoruz.

Evet uyuşturucu dünyanın da sorunudur, üstesinden gelinmesi zor bir sorundur ama ülkemiz ölçeğinde bu sorunla başa çıkabilmek daha kolaydır. Tabii ki niyet ve irade olmalı.

Yaptığımız çalıştaylarda çıkan sonuçların bir bölümünü uygulayabilsek, verdiğimiz konferanslarda çıkan fikirlerin bir bölümünü hayata geçirebilsek, bu konuda başarı elde etmiş ülkelerde neler yapıldığını bir inceleyebilsek ve hayata geçirmeye çalışsak, belki de bir yol alabilecektik.

Şu anda ise uyuşturucu konusunda bir adım atabilmiş değiliz ve durum daha da kötüye gidiyor.

Tedbir alma konusundaki yetersizliğimiz kadar, bilinçlendirmede de başarısızız...

Tehlike çok yakınımızda, bizi ciddi şekilde tehdit ediyor, çocuklarımızı, yakınlarımızı koruyamıyoruz, acizliğimiz oldukça can sıkıcı…

Trafik kazalarını da bu köşede defalarca konu yaptık. Defalarca trafik derneklerinin önerilerini bu sütunlarda tekrarladık.

Trafik uzmanları, dil dökmekten helak oldu ama ülkeyi yönetenler bir türlü arzu edilen tedbirleri alamadı.

Ne altyapıyı düzeltebildik, ne çağdaş ülkelerde uygulanan tedbirleri ülkemize uyarlayabildik, ne cezaları ne sigorta sistemini, ne ehliyet sistemini çağdaş hale getirebildik, ne araçlarla ilgili tedbirleri alabildik, ne denetimi, ne de bilinçlendirmeyi başarabildik.

Onca çalıştay, toplantı, görüş, öneri suya yazılır gibi silinip gidiyor, tabii öte yandan canlar da gidiyor.

Uyuşturucuda olduğu gibi trafik kazalarında da aciz durumdayız, trafiğe çıktığımızda evimize dönebilecek miyiz diye endişe ediyoruz. Ülkeyi yönetenlerin bu konuları gerçekten dert edindiği konusunda ciddi endişelerimiz var…

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.