HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

07.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Uzlaşı kültürü

Uzlaşı ya da uzlaşmak, birilerine baş eğmek değildir...

Aslında uzlaşı, kesinlikle başı dik yaşamaktır…

"Türkiye ile uyum..."

Saatlerin geri alınmaması yönündeki bu mazeret hiç geçerli değildir.

Bu konuda ısrarcı olmanın, doğru olmadığı inancındayız...

Uzlaşı, ortak düşüncelerde kimseye taviz vermeden buluşabilmektir...

Bunu, "hayır ben yönetenim emir veririm" şeklinde değerlendirmemek lazım

Bu ülkede uzlaşı kültürünü yaşama geçirmek şarttır...

"Ben aldım, ben uygularım" mantığı doğru bir mantık değildir.

Hükümet geri adım atmış olmayacaktır, doğruyu, uzlaşılanı yaşama geçirmiş olacaktır.

Sendikaların veya halkın da, "hükümeti dize getirdik" edasına kesinlikle girmemesi şarttır.

Çok büyük bir acı yaşadık.

Trafik kazası ve üç ölüm, uzlaşı kültürünün ülkemizde en etkili şekilde yaşama geçirilmesi için, bu acı ders ve başlangıç olmalıdır...

"Birileri öyle istedi, birileri öyle buyurdu" yok...

Hesap verebilir, şeffaf ve dibine kadar demokratik yaklaşımları uzlaşı kültürüyle süsleyebilirsek, geleceğimizin daha aydınlık olmaması için hiç bir neden olmaz.

Ancak, uzlaşı kültürünün insan yaşamındaki en büyük düşmanı, kişisel çıkarlar ve hırslardır...

Dolayısıyla, kişisel çıkar ve hırstan uzak durmayı başaran bir siyasetçi profilinin de iyice yerleşmesi kaçınılmaz olacaktır...

İktidara gelindiğinde kişisel veya çevresel çıkarları ele almak yerine, toplumsal gelişmeyi ve toplumsal hedefleri öne çıkarmak, birincil görev haline gelmelidir.

Emredici ya da tam Türkçesi ile "buyurgan" tavırlar, Avrupa Birliği vatandaşı, çok iyi eğitimli, çağdaş Kıbrıs Türkü'nün hak ettiği tavırlar olamaz...

Kıbrıslı Türkler, en kaliteli insan hak ve özgürlüklerini yaşamalıdır.

İnsan hak ve özgürlüklerini yok sayan, kişisel çıkar kokan ilkel düşünceleri terk etmemizin zamanı çoktan geçmiştir.

Ortaçağ'dan kalma feodal siyasi yapılanmalar da mutlaka terk edilmelidir.

Bunu başarmak zor değildir...

Ülkede iyi çalışmadığı açık bir şekilde görülen ve olası bir siyasi çözüm sonrası sırıtma ihtimali de bulunan parlamenter sistemin değiştirilmesi, yerine Güneydekine benzeyen hatta tıpkısı başkanlık sistemine geçilmesi kaçınılmazdır.

Halk, hükümetin istifasını değil, çalışmasını bekliyor.

Çünkü halk çok iyi biliyor ki, hükümetin değişmesi, hizmet kalitesini yükseltmeyecektir. Örnekleri çok açıktır...

1974 yılından bugüne geçen 42 yıllık sürede 40'a yakın farklı hükümet kurulması, sistemin başarısızlığının açık kanıtıdır.

Ailede, siyasette, işte, günlük yaşamda uzlaşı kültürü, olmazsa olmazımız olmalıdır...

Uzlaşmak, uzlaşı kültürü; tek taraflı bir taviz değildir... Birlikte yaşamanın sırrıdır...

Ön yargısız, korkusuz, iyi niyetli bir tavırdır...

Teslimiyet anlamına gelmez... Teslim almak anlamına hiç gelmemelidir...

Çıkarcılık değildir, insanca yaşamdır ve uygarlığın gereğidir...

Gelin şu saatler konusunda "uzlaşalım"...

Avrupalı olalım... Türkiye'ye de derdimizi anlatalım...

Bunu başarırsak, inanın, 9 Ocak 2017'de gündemimizin birinci maddesi olacak belki de son müzakere masasından da, toplum olarak, çok daha mutlu kalkacağız...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.