Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

04.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Vatandaş korunmalıdır

Son yıllarda özellikle "zanaatkâr" veya "usta" sıfatıyla evlerimize çağırdığımız; elektrik, elektrikli eşya, inşaat veya her hangi bir başka iş yapan kişilerle ilgili ciddi şikayetler alıyoruz...

Kişiler bir yana; örneğin klima takmaya gelen, beyaz eşya satan veya benzeri bir satış yapan "kurum" ya da "şirket"lerle ilgili olarak da "kazıklandık" noktasında şikayetler işitiyoruz.

Ülkede "Tüketiciler Derneği" adı altında faaliyet gösteren örgüt veya örgütler olabilir.

Ancak gerçek anlamıyla "tüketiciyi" koruyan bir "yapı", bir "düzen" söz konusu değil.

Halktan bu konuda ciddi şikayetler alıyoruz.

İsim verenler, "yazın - yayınlayın falanca şirketi", "yazın - yayınlayın filanca kişiyi" diyenler de oldukça fazla.

İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede medya, "ismini ver - utandır" diye çevirisini yapabileceğimiz "name and shame" uygulamasını yapıyor... Tüketiciyi kandıran, gerekli hizmeti en iyi şekilde vermeyen kişi ya da kurumları açıklıyor, utandırıyor...

KKTC'de tüketiciler yıllarca kandırıldı, hatta dolandırıldı.

Örneğin Londra başta olmak üzere, yurt dışında yaşam süren birçok vatandaşımız, en yakınları tarafından dahi aldatıldı; paraları çar çur edildi...

En çok şikayet aldığımız konulardan biri de buydu.

Bir başıboşluk vardı ve olmaya da devam ediyor.

-*-*-

Örneğin, çok sayıda arsa bankalara ipotek verildi...

O arsaların üzerine yapılan evler özel kişilere satıldı; arsa sahibi bankaya borcunu ödeyemedi ve ev satın aldığını sanan onlarca, hatta yüzlerce kişi, ne yazık ki evlerini kaybetti. Ya da evlerin aslında onlara ait olmadığını öğrendi...

Bu konuda internet üzerinden KKTC'yi eleştiren, yerden yere vuran yayınlar yapıldı.

Hukuk sistemimiz, avukatlarımız ciddi eleştirilere uğradı.

Arazinin bir bankaya ipotekli olduğundan bahsedilmeden, birçok alıcı, adeta tuzağa düşürüldü.

Kesinlikle dolandırıldı.

Şu anda yüzlerce apartman dairesi sakini, parasını - aylık taksitini ödedikleri dairelerin aslında bir bankaya ait olduğunu biliyor ve ne gün ellerinden alınacağını bekliyor...

Birçok "tüketici", "mahkemeye gitsem ne olacak?" düşüncesine de sahiptir.

Çünkü en doğal ve yasal hakkı olmasına rağmen, dolandırıldığı - aldatıldığı - kandırıldığı halde, mahkemeye başvuran ancak yıllarca süren sonuçsuz davalar nedeniyle, alacağı örneğin bir miktar tazminatı da masraflarına yitiren kişiler az değildir.

-*-*-

Peki çare nedir?

Çare, KKTC'nin gerçek anlamda bir hukuk devleti olmasıdır.

Çare, KKTC'de ciddi anlamda "ahlaksızlaşan" bir alış - veriş yapısının var olduğunun kabul edilmesi ve ticaretin daha ahlaklı yapılması maksadıyla, bir yandan denetimlerin sıklaştırılması, bir yandan şikayetlerin değerlendirilmesi, öte yandan şov yapmayan; çok güçlü ve demokratik tüketici örgütlerinin kurulmasıdır.

Çare, vatandaşlık bilincinin geliştirilmesidir.

Çare, herkesin önce üzerinde yaşadığı toprağa, "toprağım", devlete "devletim, vatana "vatanım" diyebilmesidir.

Bunların ciddi eksikliklerimiz olduğu gün gibi ortadadır.

Şeffaf, adil ve vatandaşın her türlü tüketici hakkını koruyabilen yönetimlerin var olması da çareler arasındadır.

Ne acıdır ki, vatandaşlık bilinci gelişmemiştir...

Devlet kurumuna olan itaat ve sadakat yeterli değildir.

Örneğin, Güney’de arabasından tek bir çöp atmayanlar, Kuzey’i çöplüğe çevirebilmektedir.

Veya Kuzey’de emniyet kemeri takmayanlar, Güney’e emniyet kemeri takmaksızın geçmemektedir.

Ticaret, ahlakını ve güvenilirliğini yitirmiş durumdadır.

Adalete ve devlete güven çok zayıflamıştır.

Mutlaka bir şeyler yapılmalıdır.

Kıbrıs sorununun çözümüne veya çözümsüzlüğüne takılı kalınmaksızın, gereken her türlü tedbir yaşama geçirilmelidir.

Vatandaşa hizmet, vatandaşın hizmetkârı olmak esas alınmalıdır. Vatandaş - tüketici korunmalıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.