HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

14.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yalan haber yazmak ve barış treni

Elbette hata yaparız... Elbette yanlışlarımız olur... Hatalarımız nedeniyle, yanlış yazdığımız haberlerden dolayı özür dilemek bizim için zul değildir...

Ancak KIBRIS Gazetesi olarak asla yalan haber yazmayız.

Hatta yalan bir yana, her hangi bir tarafın iddiası varsa, karşı tarafın da mutlaka görüşünü sorarız.

Hedef aldığımız, kişisel hırsla saldırdığımız biri olmadığı gibi; kimseye de ne yalakalık ederiz ne yağ çekeriz.

Gazetecilik yaparız...

Hükümet, bizim için çok önemlidir. Hükümetin üyesi her bakanın çok başarılı olmasını isteriz; çalışmalarını mümkün olduğunca alkışlarız.

Ama hiç bir bakan veya yetkilinin "KIBRIS gerçekleri yazmadı" demesine fırsat vermeyiz... Hiç bir bakanın, öyle bir şansı olmaz; çok ince eleyip, çok sıkı dokuruz...

Ancak, bir kez daha belirtmekte fayda görüyoruz ki, elbette hatamız olabilir ve eğer olursa, mutlaka açık bir şekilde özrümüzü dileriz.

Girne'deki devlet hastanesinde bir kişi rahatsızlandı. Dahiliye doktoru yoktu. Aylardır bu eksiklik biliniyor. İlgili bakan da biliyor. Hasta, Lefkoşa'ya nakledilirken yaşamını yitirdi... Çok ağır hasta olabilirdi ve belki de müdahale dahi edilse o hasta kurtarılmayacaktı... Ancak, o hasta yaşamını yitirirken, ona müdahale edecek doktor yoktu... Bunu ilgili hastanenin başhekimi de kabul etti, ilgili bakan da çeşitli defalar "evet doktor eksikliği vardır" dedi...

Aynı ilgili bakanın, "KIBRIS gerçekleri yazmadı" gibisinden imada dahi bulunması, asla kabul edebileceğimiz bir tavır değildir.

Biz, bakanımızın çok başarılı olmasını, tüm vaatlerini yerine getirmesini istiyoruz... Çünkü sağlıkla ilgili başarılacak her adım, halkımıza hizmetin en kutsalı ve en değerlisi olacaktır.

Ancak, "KIBRIS Gerçekleri yazmadı" mesajını vermeye çalışırken, iki kez düşünülmesi gerektiğini de eklemek zorundayız.

Hiç mütevazı olmayacağız ve bir kez daha vurgulamaktan da kaçınmayacağız; asla yalan haber yazmadık, yazmayacağız...

-*-*-

Kıbrıs sorununda yoğunlaştırılmış müzakere süreci devam ediyor.

Güney Kıbrıs'tan Başpiskopos başta olmak üzere, bazı çevrelerden gelen negatif açıklamaların, halkımızın kafasını karıştırmaması gerektiği inancındayız.

Müzakerelerde ne konuşulduğu değil; müzakerelerde neyin pazarlığının yapıldığı da değil; bizi ilgilendirmesi gereken, önümüze konacak olan çözüm planıdır.

Bu çözüm planının "iki bölgelilik, iki toplumluluk" içermesi, "siyasi eşitliğe dayanması", "iki kurucu devleti" barındırması halinde, halkımız tarafından kabul görmemesi mümkün değildir.

Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi olduğu sürece, Kuzeyde ya da Kıbrıs Türk Devleti'nde yaşamak isteyecek Kıbrıslı Rumlara "hayır gelmesinler" demeyi de doğru bulmuyoruz...

Varlığımızı tehdit etmeyecek, geleceğimizi çok daha iyi bir noktaya taşıyacak bir anlaşmayı reddetmeyeceğiz.

Olası bir çözüm planı daha masaya gelmeden, Güney Kıbrıs'ta, bunu torpillemeye çalışan en başta Başpiskopos olmak üzere, etrafındaki veya benzer düşüncedeki "örümcekleşmiş merkezleri"; bir kez daha düşünmeye davet ediyoruz...

Biz, üzerimize doğru gelmekte olan treni görmüş durumdayız...

2004'teki gibi, bu trene binmeye ve barışa yolculuğa çıkmaya hazırız.

2017 treni kaçmamalı...

Kaçarsa, yürüyerek dahi olsa, ayrı yola yürüyeceğimizi de söylemek zorundayız...

Önümüze ne engel çıkarsa çıksın, Anavatanla birlikte aşacağımızdan da eminiz...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.