Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

13.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yapıcı tavır

KKTC'de dün resmi tatildi. Yarın grev yapılacak. Perşembe gün birçok memur ve öğretmen, yüksek bir olasılıkla "hasta izni dolduracak" ve Cuma yine grev, hafta sonu ile bağlanacak... Tatil uzayacak...

Dokuz günlük süre içerisinde dördü hafta sonu, üçü hafta içi olmak üzere, yedi gün tatil yapılmış gibi olacak...

Bundan kim zarar görecek?

Bürokrasi zaten çok hantal; araya grevler de girince, birçok iş insanı bundan etkilenecek...

Hepsinden önemlisi, özel okullarda parasıyla okuyan öğrenciler öğrenimlerine devam edecek...

Devlet okullarındaki öğrenciler sokakta bekleyecek.

Bu sütunda ve bu satırlarda defalarca dile getirdiğimiz bir konu vardır; en başta grev olmak üzere, her türlü sendikal eylem ve etkinliğe saygı duyuyoruz...

Ancak, ülkede durum hiç de iyi değildir ve sendikaların tavrı, bir şekilde yumuşatılabilirdir...

Bunun adı "geri adım" olmayacaktır...

Grev yapılmasın, hak aranmasın demiyoruz...

Sadece, kaza ve acının sorumluluğu konusunda aşırı talepkar olunmaması gerektiği düşüncesindeyiz.

Sendikaların, bu ülkenin çalışma yaşamına elbette katkısı vardır.

Özellikle öğretmen ve memur sendikalarının çok iyi örgütlü oldukları da bilinen bir gerçektir.

Buna karşın, özel dersler, ikinci iş, bazı öğretmenlerin haftada bir saate kadar düşen çalışma saatleri konusunda da bazı atılımlar görme arzusunda olduğumuzu gizleme gereği duymuyoruz.

Bunu söylerken, sendikaları tu kaka ilan edip, hükümet karşısında zayıflatmaya çalışmak gibi soğuk savaş döneminden kalma bir mantığımız ya da hedefimiz yoktur.

Yeniçeri ayaklanmasına benzer şekilde, "kelle isteriz" mantığından uzaklaşmak ve hükümetle diyalog kapısına, agresif bir tavırla yaklaşmamak, yapıcı bir tavır olacaktır.

Birçok aksaklığın ve birçok kötüye gidişin sorumlusunun illa ki mevcut hükümet olmadığı gerçeğinden de hareketle, çok daha iyi bir sistem maksadıyla Özgürgün Hükümeti'ni zorlamak daha doğru olur düşüncesindeyiz.

Gelin hep birlikte, federal bir çatı altında birleşmek için müzakereleri sürdürdüğümüz "Rum Yönetimi" gibi, başkanlık sistemini tartışalım.

Mevcut parlamenter sistemin ciddi sıkıntıları olduğu ortadadır.

Çalışmayan hatta kokuşan bazı tarafları olduğu apaçık ortadadır.

Başkanlık sisteminin çok daha iyi veya kötü yanlarının olması değil, sil baştan yapabilmemize olanak tanıyacak olması önemlidir.

Diyalog ve uzlaşıda ısrarlıyız.

Hükümet, yapılabilecekler konusunda sendikaları ikna etmeye çalışmalıdır.

Sendikalar, "bulmak zorundasınız, yapmak zorundasınız" diye olaya yaklaşmamalıdır.

Bütçesinin çok büyük bir bölümü devlet maaşlarına giden bir hükümetin varlığı söz konusudur.

Bu düzen, mutlaka değişmelidir.

Gerçeklerden koşarak, kavga ederek, birbirimize küfrederek, taş fırlatarak, grev yaparak kaçamayız.

Gerçekler ortadadır.

Sıkıntılı bir dönem söz konusudur.

Müzakerelerde çok ciddi gelişmelerle karşı karşıyayız.

Kavgayla, zıtlaşmayla değil; diyalogla ve kucaklayıcı bir tavırla ortaya çıkmalıyız...

Mevcut üç beş bakanın, hükümetin tamamının istifası ne sorunlarımızı çözer, ne de acı kazada kaybettiklerimizi geri getirir...

Zaman, birbirimize sahip çıkma ve kucaklayıcı olma zamanıdır.

Siyasi duruşumuz, Kıbrıs müzakerelerine veya olası çözüm modellerine farklı yaklaşımlarımız, çok doğaldır ve çok kabul edilebilirdir.

Ancak, özellikle acı kazayı bahane edip, kelle istemek, içinde bulunduğumuz ekonomik, demokratik ve sosyal şartların "ilgi alanında" değildir...

KKTC'nin veya olası bir çözümle birlikte kurulacak yeni düzenin şartlarını gelin hep birlikte, en samimi duygularımızı içeren diyalogla belirleyelim; daha şeffaf, daha hesap verebilir, daha düzgün bir sistemi kuralım.

Sonra, her hatanın sorumlusu, zaten kendiliğinden gitmesini iyi bilecektir.

Yıkıcı değil, yapıcı tavır çok acildir...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.