Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

09.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yapılacak çok şey var ve bunları çok hızlı bir şekilde yapmalıyız!

Evet, heyecanla İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında devam eden Kıbrıs müzakerelerini izlemeye devam ediyoruz...

Ama, ülkemizde günlük yaşam ve çözüm bekleyen dağ gibi büyümüş sorunlar da çözüm bekliyor.

KIBRIS Gazetesi, bir kaç günden beri, “İş insanları konuşuyor” başlığıyla, yeni bir yazı dizisi başlattı. Arkadaşlarımız, ülkenin dört bir yanından iş insanları ile söyleşiler yaptı, sorunlarını dinledi...

Önce, tekstille ilgili bir söyleşi yayınladık. Dün makinistlerin sorunlarını aktardık. Bugün, içki sektörünün sorunlarını yazdık.

İnanın, dokunduğumuz herkes “bin ah” çekiyor.

Çok fazla düzelmesi ve düzeltilmesi gereken şey var.

Hemen her sektördeki iş insanları, bürokrasiden, kalifiye eleman sorunundan, devletin ilgisizliğinden ve benzeri sorunlardan bıkmış durumda.

Tekstilci, Güney Kıbrıs ile Türkiye’nin rekabet koşullarındaki avantajlarından söz ediyor.

Makinistler, devlet memuru olup makinist dükkanı çalıştıranların varlığından söz ediyor.

İçki sektörü, bugünkü gazetede okuyabilirsiniz, Türkiye’ye içki satamamaktan yakınıyor.

Peki, devleti yönetenler ne yapıyor?

Veya devleti yönetenler, neden bu sorunları çözmüyor?

İşte bütün derdimiz budur.

Birilerinin artık ülkedeki tüm sorunları iyice belirleyip, bir şekilde çözüm üretmek için çok ciddi çaba içerisine girmesi gerekiyor.

İş yapmak isteyen insanların önünü açmak adına, bürokraside hız şart.

Her alandaki üretici, elektrik ve yakıtla ilgili pahalılıktan şikayetçi.

Bu konuda yapılabilecek çok şey olduğu inancındayız.

Örneğin, tarım, hayvancılık ve sanayide, belki turizmde “elbette olası her türlü istismarı da önleyerek”, bazı sübvansiyonlar sağlanabilir... Üretimi artırmak adına farklı yatırımlar düşünülebilir.

Yapılacak çok şey vardır...

Yeter ki, üzerimize örtülen ve silkinip atmamız gereken “ölü toprağı”ndan kurtulalım.

Elbette, siyasi çözümsüzlük, bazı ekonomik çabalarda, örneğin finans açısından sıkıntı yaratabildiği gibi, pazarlama ve haliyle ihracatta da engel yaratmaktadır...

Bu konuda da çok ciddi bir yapılanma ve Yeşil Hat Tüzüğü avantajının kullanılması yolları denenebilir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kesinlikle yapılacak çok şey olduğu inancındayız.

Hükümeti, daha aktif, daha iş bitirici olmaya davet ederken; muhalefeti de, hükümetin atacağı her adımda, daha yapıcı eleştirilerle görmek istiyoruz.

Hükümeti, yargıyla karşı karşıya gelmeyecek daha kararlı adımlar atmaya, muhalefeti de bu konuda “durdurucu - yıkıcı” değil, önceden uyarıcı davranmaya davet ediyoruz.

Ticari çabalar, yatırımlar desteklenmeli, önleri açılmalıdır.

Yabancı yatırımcılara, “ülkemizi alıp gidecekler” paranoyası ile bakmamak çok önemlidir.

Mesela bugün Çatalköy’de bir bilgilendirme toplantısı yapılıyor.

Bu toplantıda, yatırımcı kanadını çok iyi dinleyip, istihdam, çevre ve benzeri konularda sıkıntılarımız – sorularımız varsa, o yatırımcıya yol gösterici şekilde bunları da gündeme getirmeye özen göstermeliyiz.

“Kaçın, gidin, Kıbrıslılar yatırım istemiyor” havası yerine; “gelin, sağlıklı, sağlam, işe yarayan, yerli üreticiye sahip çıkan yatırımlar yapın” demeyi ve cesaretle bu yatırımlara sahip çıkmayı kabullenmeliyiz.

Yasama organına gelince... Çok açık bir şekilde görülmektedir ki, ülkemiz, önümüzdeki dönemde, çok sayıda Suriyeli göçmenin uğrak yeri olacak.

Bu konuda, gerekli olan yasa ve tüzüklerin en kısa sürede hazırlanması şarttır. Ölümden kaçan göçmenlere suçlu muamelesi yapılması yerine, bir şekilde yardımcı olunması, sadece güzel ve doğru insanlık örneğidir... Göçü ve göçmenliği çok iyi bilen Kıbrıslı Türklere yakışandır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.