Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

20.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yeni yolda yürüyeceksek...

Müzakerelerin tehlikeye girdiği içinde bulunduğumuz günlerde, Güney Kıbrıs, BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi arasında yer alan iki ülkeden açık destek aldı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 127'nci toplantısı Güney’de yapıldı. Rum Yönetimi bu toplantıya başkanlık etti. Avrupa'nın 40'tan fazla dışişleri bakanı toplantıya katıldı. Bunlar arasında, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov vardı.

Lavrov'a özel ilgi gösterildi. O da ülkesinin desteğini yineledi... Gerek doğal gaz konusunda, gerekse Kıbrıs sorunu bağlamında, bilindik desteklerini açıkladı.

Normal bir zamanda, gerginlik olmadığı dönemlerde bu tür desteklerin büyük bir önemi olmayabilir. Ancak içinde bulunduğumuz günlerde bu tür desteklerin açıklanması, ciddi önem arzeder.

Çin'in Lefkoşa Büyükelçisi Huang Xingyuan da geçtiğimiz gün katıldığı bir etkinlikte, "ülkem BM kararları temelindeki çözüme ilişkin net tutumunu sürdürmektedir" dedi. "Kıbrıs'ın toprak bütünlüğünü destekliyoruz" diye konuştu.

Kıbrıs Rum Yönetimi, "tanınmış" bir devlet olmanın her türlü avantajını kullanabiliyor.

Bu nedenle, KKTC tarafından geliştirilecek siyasetlerin, 1974'ten günümüze kadar sürdürülen ve mutlak anlamda başarısız olmuş siyasetler olmaması gerektiği gayet açıktır.

Gerek Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, gerekse Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun müzakere süreci ile ilgili açıklamaları ve Rum tarafını eleştiren duruşları yerden göğe kadar haklıdır.

Ancak ne kadar haklı olursa olsun, sonuç alıcı olmaktan uzaktır.

Sonuç alıcı olmaktan uzaklığın ötesinde, kendi iç siyasetimiz dışına pek ulaşmayan mesajlar olduğu da gayet belirgindir.

Çok daha sonuç alıcı, belki de Rum kesimini çok ciddi anlamda rahatsız edici siyasi hareketlilikler bulunabilir mi?

Bunlarla ilgilenmek lazım.

Çünkü şu anda gerek KKTC Cumhurbaşkanlığı, gerekse TC Dışişleri veya KKTC Dışişleri'nin "demeçler vererek" bir yere varması mümkün değildir.

Mesele, kendi halkımızı veya Türkiye kamuoyunu tatmin etme, onlara "biz haklıydık" mesajı verme meselesi değildir.

Mesele, uluslararası camia içerisinde etkili destek bulabilmedir.

2004'teki referandumda olduğu gibi.

Evet, o referandum sonucunda Kıbrıslı Türklerin başı göğe ermiş değildir ama Dünya tarafından varlığı kabul edilen bir noktaya gelmesinde çok ciddi katkısı olmakla birlikte; Türkiye'ye de belki de yakın tarihte ilk defa, "Barışa ve çözüme en çok destek veren, uzlaşıcı ülke" unvanlarını kazandırmıştır.

Bu unvanların Türkiye'nin diplomatik, ticari ve her türlü ilişkisine hiç yaramadığını söylemek, ciddi hata olur.

-*-*-

Güney Kıbrıs'ın, siyasi tanınmışlık ötesinde, çok ciddiye alınması gereken yolsuzlukla mücadelesinden de söz etmek gerekiyor...

Rum komşularımızın yargısı geçtiğimiz cuma günü, Baflı beş siyasetçiye 4 ile 5,5 yıl arasında değişen sürelerde hapis cezası verdi.

Baf'ta 1997 - 2002 yılları arasında belediye başkanlığı yapmış bir kişi, aynı dönemde meclis üyesi olan üç kişi ve halen meclis üyeliğini sürdüren bir kişi, hapis cezaları aldı...

Beş siyasetçi, rüşvet, yolsuzluk, usulsüzlük, görevi ve yetkiyi kötüye kullanma gibi suçlardan yargılanıyordu.

Siyasetçilerin yargılanması ve suçlu bulunmaları halinde hapsedilmesi, halka güven veren, devletin yolsuzlukla mücadele ettiğini kanıtlayan bir şeydir...

Bu arada, yine komşularımızın yargısı, bundan üç ay kadar önce, eski bir başsavcı yardımcısına da, benzer suçlardan dolayı 3,5 yıl hapis cezası vermiştir... Bu başsavcı yardımcısının istinaf başvurusu da cuma günü reddedilmiştir...

-*-*-

Cumhurbaşkanlığı, hükümet, sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerimiz ve ilgili herkesin; önümüzdeki dönemde nasıl bir yol yürüyeceğimiz konusunda kafa yorması, fikir üretmesi, tartışması kaçınılmazdır.

Yürünecek bu yol, "yeni bir sistem", örneğin "başkanlık sistemi" olabilir. Sil baştan başlanabilir...

Buna, halkımız karar verecektir. Ancak yeni yolda veya KKTC'nin yenilenecek yollarında yürürken, şeffaflık ve hesap verebilirlik, en az güneydeki kadar olmak zorundadır...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.