Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

01.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Zaman en çok çalışılması gereken zamandır

Tüm ülkede çok ciddi bir "moral bozukluğu" var...

Nereye, hangi bölgeye bakarsanız bakın, vatandaş huzursuz...

Vatandaş bir yanda bölgesel sorunlarla boğuşuyor, öte yanda tüm ülkeyi geren dövizdeki artış ve zamlara karşı nasıl mücadele edebileceğiyle didiniyor...

Son yıllarda belki de yağmur açısından en verimli mevsimi yaşıyoruz...

Ancak çiftçi, hayvancı gergin... Yağmurun bereketine sevinemez halde...

Güzelyurtlu, "narenciye telaşı" nı bu yıl da yaşıyor...

Pazarlama sıkıntısı had safhada...

Patates üreticisinin yüzü iç piyasada bir miktar güldü ama nereye kadar?

Çevre inanılmaz kirli... Üstelik kimse umursamıyor...

Gerek kent içi, gerekse anayollar sıkıntılı... Çukurlarla, tümseklerle dolu... Ve vatandaş, hiç bir çalışma göremiyor...

Türkiye'nin turizm geliri 2016 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 29,7 azalarak yaklaşık 22 milyar dolar oldu. Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısında da 2016'da geçen yıla göre yüzde 30,05'lik azalma oldu. 2017'de artış beklemek de saflık olur...

Bir çok uzmana göre, "Türkiye'deki kötüye gidişin, aynı çanak içerisinde kabul edilen Kuzey Kıbrıs'ı da olumsuz etkilememesi imkansız gibi görünüyor"...

Turizmde Kuzey Kıbrıs'ın en önemli şansı, Türkiye pazarı... Ancak, Türkiye'de nisan ayında yapılması beklenen Anayasa değişikliği referandumu, zaten çok sıkıntılı olan bu ülkeyi daha da gerecek... Vatandaşın "tatile çıkma" ya da "kumara gitme" keyfi pek kalmayacak...

Bu nedenle, KKTC'de hükümetin çok ciddi tedbirler alması kaçınılmazdır.

Turizm ve Çevre Bakanlığı, tanıtım ve reklama büyük önem veriyor...

Ancak, bir yanda siyasi çözümsüzlük nedeniyle yaşanan sıkıntılar, öte yanda Türkiye'deki siyasi ve hatta terörle alakalı gerginlikler, KKTC'yi turizmde ileri adım atma konusunda olumsuz etkileyebiliyor.

Yetkililere göre turizmden beklenti yüksek olabilir ama bu beklentiyi boşa çıkarabilecek gelişmeler de göz ardı edilmemeli.

Ülkede çok belirsiz bir havaya giren Kıbrıs sorununa çözüm bulma amaçlı müzakereler de, vatandaşın moralini bozuyor. Net bilgi yok. Temiz haber yok. Ortalığı karıştıran bir sürü gerekli ve gereksiz yorum var...

Ülkeyi yönetenler, müzakere süreci ve bu süreç kapsamındaki gelişmelerle ilgili olarak resmen birbirleriyle kavga ediyor.

Bu görüntü de, ekonomik ve sosyal anlamda kırılmış toplumu daha da geriyor ve kırılganlık artıyor.

Güzelyurt'taki istikrarsız ihale süreci de çok büyük bir moral bozucu etken olarak karşımıza çıkıyor...

Çünkü bu ihalede yaşananlar; örneğin Müteahhitler Birliği'nin tutumundan, Sağlık Bakanı veya ilgili tüm kişi ya da kurumların tutumuna kadar, her açıklama, "halka hizmeti" değil, menfaati içeriyor.

Bir takım kişiler maddi menfaat amaçlı olarak ihale sürecine zarar verirken, siyasilerin tavrında ise "oy kaygısı" öne çıkıyor ve sonuçta Güzelyurtlu mağdur oluyor.

Hükümetin bu ortamda halkın moralini yükseltecek işlere imza atması, iş bitirici olması şart...

Bitmeyen yollar bitirilmeli, eski yollarda tamir bekleyen noktalar tamir edilmeli...

İhale anlaşmazlıkları aşılmalı. Yeni yatırımlara ışık tutulmalı...

Varsa eğer; ki bir çok çevre olduğunu iddia ediyor, hükümet krizi ortadan kaldırılmalı, halka birlik - beraberlik mesajı verilmeli.

Müzakere sürecinin referandum aşamasına gelmesi adına hükümet de destek olmalı ve olası bir çözüm planıyla ilgili halk karar vermeli.

Bitecekse de bitmeli...

Ekonomik ve sosyal sorunlar; hükümet krizi söylentileri yetmezmiş gibi, halkın müzakere süreciyle ilgili sürekli belirsizlik ve bilgisizlikle karanlıkta tutulması doğru değildir.

Yapılacak çok şey vardır.

Zaman, en çok çalışılması gereken zamandır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.