Cyprus Today sol
  • 18 Mart 2018, Pazar 10:55
KonukYazar

Konuk Yazar

Türk Edebiyatı’nda Çanakkale Zaferi

Yrd. Doç. Dr. Erdoğan SARACOĞLU

(YDÜ Öğretim Üyesi)      

 

Türk Edebiyatı’nda Çanakkale Zaferi

 

   Ulusların tarihinde onların kaderlerini, olumlu ya da olumsuz bir şekilde değiştirecek, çeşitli dönemler vardır.

Örneğin Türk tarihinde Malazgirt Zaferi, İstanbul’un Fethi, Çanakkale Zaferi ve Kurtuluş Savaşı, Türk Ulusu’nun tüm dünyaya İstiklâl ve bağımsızlığına verdiği önemi gösteren en belirgin dönemleridir.

   İşte bugün, Çanakkale Zaferinin 103. yıldönümünde, hem şehitlerimizi minnet duygularımızla anacak, hem de Türk Edebiyatı’nda Çanakkale Zaferi’nin anlatıldığı edebi eserlere, kısaca değineceğiz.

   Bilindiği gibi Merkezi devletler yanında savaşa giren Osmanlı Devleti’ni saf dışı bırakmak amacıyla, İtilaf Devletleri tarafından düzenlenmiş olan Çanakkale Harekâtı, I. Dünya Savaş’ının en önemli askeri faaliyetlerinden birini oluşturmaktaydı.

   18 Mart 1915 sabahı Boğaz’a giren ve tabyaları topa tutan İngiliz ve Fransız Filoları Çanakkale Boğazı’nın iki yakasındaki mevzilerden açılan yoğun ateş ve Karanlık Liman’a dökülen mayınların etkisiyle, mevcutlarının 5 ini kaybedip geri çekilmek zorunda kaldılar.

   18 Mart bozgunu, İtilaf Devletleri’ne karadan destek olmaksızın yalnız deniz kuvvetleriyle Boğaz’ın geçilemeyeceğini gösterdiğinden, General Hamilton’un emriyle bir çıkarma ordusu hazırlandı. Çıkarma harekâtı, 25 Nisan 1915 günü sabaha karşı başladı. Sarp bir kıyı olan Arıburnu bölgesine çıkan düşman kuvvetlerini, 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal karşıladı. Kıyıya çıkan İngiliz ve Fransız kuvvetleri geri püskürtüldü. Bunun ardından İtilaf kuvvetleri kesin bir sonuç almak amacıyla, 6-7 Ağustos gecesi başlattıkları harekat, dört gün sürdü. Bu kuvvetler, Yarbay Mustafa Kemal tarafından Conkbayırı’nda durduruldu. Böylece Birinci Anafartalar Zaferi’nden sonra İtilaf kuvvetlerinin yaptığı bütün taarruzlar sonuçsuz kaldı. Ancak 21 Ağustos’ta yeni bir saldırı başlattılar. İkinci Anafartalar Muharebesi denilen bu harekât da başarılı olamayınca, muharebeler günlerce süren siper savaşlarına dönüştü. Bu çarpışmalarda Türk askeri Çanakkale’nin geçilmez olduğunu ıspatladı. İtilaf kuvvetleri 19-20 Aralık gecesi Anafartalar ve Arıburnu Cephesi’nden, daha sonra da 8-9 Ocak 1916’da Seddülbahir’den çekildiler.

   Çanakkale Savaşlarının sonuçları dünyaya Türk’ün yenilmezliğini, Mehmetçiğin azim ve iradesini ve de centilmenliğini göstermiştir.

   Ama bunun da ötesinde Çanakkale Savaşları sırasında tüm dünya, cesareti, sarsılmaz iradesi ve askeri dehasıyla büyük bir komutanı, Gazi Mustafa Kemal’i tanımıştır.

   Çanakkale’de Türk askerinin ve Mustafa Kemal’in gösterdiği kahramanlıklar, kuşkusuz Türk Edebiyatı’nda birçok edebi esere de konu olmuştur. Çünkü Çanakkale Savaşları, Türk Ulusu’nun ruhunda ve zihninde silinmeyecek etkiler bırakmıştır. Örneğin Çanakkale Savaşları sırasında birçok menkıbe (olağanüstü olaylarla ilgili hikâye ve anlatılar) yazılmıştır. Bunların arasında Gazi Mustafa Kemal Paşa, Seyit Ali Onbaşı, Yahya Çavuş ve Conkbayırı üzerindeki bulutlarla ilgili çeşitli menkıbeler anlatılmaktadır. Çanakkalede en çok anlatılan menkıbe şudur:

   Conkbayırı’nda kara savaşları sırasında 57. Tümen, her gün çamaşır değiştirir. Kirlilerini yıkar, çalılara asar ve ertesi gün bu çamaşırlar kururmuş. Sebebi ise eğer şehit olurlarsa, Allah’a temiz kıyafetlerle varmakmış. Savaşa çıkmadan önce namazlarını kılar ve ibadet ettikten sonra savaşa başlarlarmış; maneviyatı kuvvetli bu yiğitler Conkbayırı’nda düşman tarafından kıstırıldıkları anda gökten beyaz-gri bir bulut kümesi, 57. Tümen’in üzerine inmiş ve bulut yok olduğunda düşman askerleri ne olup bittiğini anlayamamışlar. Zira ortada tek bir Türk askeri bile yokmuş. Gemiden bu olayı seyreden İngiliz Amirali Hamilton, daha sonraki savaş anılarında da bu olayı anlatmaktadır.

   Çanakkale Zaferi ile ilgili, menkıbe, destan yanında birçok şiirler de yazılmıştır. Mehmetçik, harbe giderken sâkin ve sevinçli olarak anasından, babasından, yavuklusundan, sılasından ayrılmıştır. Hatta anasını, yavuklusunu bir daha göremeyeceğini bilerek yola çıkmıştır. Bu duyguyu şu anonim Türkü’nün mısralarında görebiliriz. Türkünün ait olduğu yöre Kastamonu’dur.

 

Çanakkale Türküsü

 

Çanakkale içinde vurdular beni

Ölmeden mezara koydular beni

Of gençliğim eyvah.

 

Çanakkale içinde Aynalı Çarşı

Ana ben gidiyom düşmana karşı

Of gençliğim eyvah.

 

Çanakkale içinde bir uzun selvi

Kimimiz nişanlı kimimiz evli

Of gençliğim eyvah.

 

Çanakkale üstünü duman bürüdü

13. fırka harbe yürüdü

Of gençliğim eyvah.

 

Çanakkale içinde toplar kuruldu

Vay bizim uşaklar orda vuruldu

Of gençliğim eyvah.

 

Çanakkale içinde bir dolu testi

Analar, babalar umudu kesti

Of gençliğim eyvah.

 

   Türkler, edebiyat tarihlerinde destan yaratan bir ulus olarak da tarihte hak ettiği yeri almıştır.

Tarih boyunca yaratılan destanlar zincirinin altın halkalarından biri de hiç şüphesiz , "Çanakkale Destanı" dır.

Çanakkale Zaferi öyle büyük bir zaferdir ki, halkın vicdanında öyle derin izler bırakmıştır ki, pek çok şair tarafından - halkın da hislerine tercüman olunarak- destanlar vücuda getirilmiştir. Türk' ün bu zaferini en mükemmel şekilde Mehmet Akif Ersoy destanlaştırmıştır. Edebiyat tarihinin, Akif' in Çanakkale şehitleri için yazdığı destansı şiir için hükmü şudur:

   "Bu şiiri Mehmet Akif yazmadı; kağıda dökenle, toprağa kanını dökenler birleşerek yazdılar.”

 

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilâl uğruna, yârab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdad inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor “Tevhîd’i...”

Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?

“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o “kitâb”

Seni ancak ebediyetler eder istiab.

“Bu, taşındır” diyerek Kâbe’yi diksem başına;

Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle;

Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;

Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsan oradan;

Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına;

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile âvîzeni lebrîz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırına.

Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!

Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihât...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek