Cyprus Today sol
  • 17 Ocak 2018, Çarşamba 9:15
KyriacosDJAMBAZIS

Kyriacos DJAMBAZIS

Hidrokarbon: Kıbrıslılar için nimet mi lanet mi? 

BM Genel Sekreteri Guterres, sunduğu raporda ortak doğal kaynakların varlığının her iki cemaate de fayda sağlaması gerektiğini belirtti. Öte yandan, paralel olarak iki tarafın uzlaşmadığı takdirde doğal kaynakların gerginlik kaynağı olabileceğini ima etti. Orada durdu. Doğal kaynakların çıkarılıp bir cemaat tarafından istifade edilmesi durumunda bekleyen tehlikeleri vurgulamak istemedi. Onun yerine her iki cemaate yapabileceği faydanın altını çizdi. Sayın Guterres, Güvenlik Konseyi üyelerine sunduğu raporda, şunları belirtti: “Daha önce de tekrarladığım gibi Kıbrıs’ın çevresinde bulunabilecek doğal kaynakları her iki toplumun yararına teminat altına almak önemlidir.Ortak doğal kaynakların varlığının tüm taraflar için Kıbrıs sorununa yaşayabilir bir çözüm bulunması için güçlü bir teşvik olacağı, tüm Kıbrıslıların ve bölgedeki tüm menfaat sahiplerinin yararı için daha derin işbirliği yaratacağı görüşümü korumaktayım. Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum liderlerin daha önce doğal kaynakların, yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ta gelecekteki federal hükümetin yetkisi içerisinde olacağına uzlaştıklarını hatırlıyorum. Tüm tarafların gerginliğe mahal vermemek için her türlü çabayı sarf etmeleri halen oldukça gereklidir.”

Peki, pratikte ne yapılmaktadır? Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıs MEB’inde bulunan servetin Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait olduğunu beyan ediyorlar. Ancak, Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıslı Rumların elindedir. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin temsil edildiği iki cemaatli devlet sadece üç yıl yaşamını sürdürebildi. O dönemden beridir Kıbrıs Rum malı gibi addedildi ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait olan MEB ve serveti Kıbrıslı Rumlar yönetiyorlar gibi düşünüldü. Onların görüşüne göre, Kıbrıslı Türkler sadece Kıbrıs sorununun çözümü ile söz sahibi olabilecekler. O döneme değin servet sadece Kıbrıs Rum toplumuna ait olacak. Kıbrıs Rum siyasi ve devlet liderliğinin görüşü bu doğrultudadır. Kıbrıs Rum solu da bu görüşe bir karşıtlık geliştirmedi. Bunu belirtmemin sebebi, bugüne kadar ortaya farklı bir görüş koymamış olmasıdır.

Peki, Kıbrıs Türk liderliğinin pozisyonu nedir? Okuyucularıma dürüst olmam gerekirse, bugüne kadar resmi Kıbrıslı Türk liderliğinden bu konuda beyan edilmiş herhangi bir görüş görmedim, duymadım. Fakat Kıbrıs Türk cemaatinin çıkarlarını temsil ettiğini beyan eden Türkiye’nin tezlerinin ne olduğunu biliyorum. Bu bağlamda, Kıbrıslı Türklerin bu hakkını kendi adına temsil etmek üzere Türkiye’ye devrettiklerini anlıyorum. İşte bu yüzden, Türkiye devamlı surette askeri tatbikat amaçlı NAVTEX yayınlıyor. Ben bir Kıbrıslı Rum olarak resmi Kıbrıslı Türk liderliğinin tezlerini öğrenmek istiyorum. Kıbrıslı Türkler benim hemşerilerimdir ve bu kişilerle ortak bir devlette birlikte yaşamak üzere mücadele veriyoruz. Bu meseleye nasıl bir hal çaresi düşünüyorlar? Sayın Guterres’in belirttiği gibi (ben de geçtiğimiz ay kaleme aldığım makalede bu noktayı ortaya koymuştum) bu mesele oldukça önemlidir, zira sadece gerginliğe yol açmakla kalmayabilir, alevlenebilir de. Bu bağlamda halledilmesi ivedidir.

Kişisel önerim bildiğiniz bir şeydir: MEB’de yapılan sondaj çalışmalarının durdurulmasını savunmuyorum. Savunduğum nokta, iki cemaatli bir komisyon kurulması ve bu komisyonun var olan serveti ortak bir şekilde yönetmesidir. Komisyonun kontrol edeceği MEB’den bahsederken, sadece güneyde bulunan parsellerden değil, tüm Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni kastediyorum. Bu şekilde bir hal çaresi Türkiye’nin müdahalesini de gereksiz kılacak, zira ortada Kıbrıs Türk cemaatinin çıkarlarını savunmak gibi bir mesele kalmayacak. Paralel olarak, bu komisyon iki ülke arasındaki MEB’in belirlenmesi yönünde müzakereleri de yürütebilecektir. Hidrokarbonların yönetilmesinden ve faydalanılmasından oluşacak gelirler ise ortak bir yere yatırılacak ve Kıbrıs sorununun halline değin hiçbir cemaat bu gelire dokunmayacak.

Böyle bir şey Kıbrıs sorununda çözüme varılması için bir teşvik unsuru da olur. Aynı zamanda çözüm gecikirse hatta hiç gerçekleşmezse bile iki cemaat o zamana kadar servetin nasıl paylaşılabileceğine ortak karar verebilir. Hidrokarbonlar yalnızca bu yolla vatandaşlara ekonomik ve sosyal faydalar konusunda kısıtlamalar olmaksızın adayı özerk bir şekilde geliştirmeye yardımcı olacaktır. Aksi takdirde gerginlikler artacak ve aksi takdirde gerginlikler artacak, sürekli olarak çatışma riski altında olacağız ve hidrokarbonlar nimetten lanete dönüşecek. Böyle bir şeyin olmamasını dilerim.

Çeviri: Çağdaş Polili


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek