Cyprus Today sol
  • 11 Nisan 2018, Çarşamba 8:57
KyriacosDJAMBAZIS

Kyriacos DJAMBAZIS

Kavazoğlu’nun anısına yapılan etkinliklere dair

En başta kafamı zorlayan konuyu ortaya koyayım: Tek bir sebepten ötürü AKEL’in Derviş Kavazoğlu’nun anısına ilişkin yaptığı etkinliklere katılıyorum: AKEL üyesi değilim ve etkinliklerin yapılış şekline katılmıyorum. Bu etkinliklere katılmak yerine her yıl bir yazımı Kavazoğlu için kaleme alıyorum. Politikası, felsefesi ve kişiliğine ilişkin çeşitli boyutları ele alıyorum.
AKEL her yıl bir anma etkinliği düzenliyor ve AKEL liderinin bildik siyasi konuşması da bu etkinlikte yapılmaktadır. Daha sonra da Dali Halk Örgütlerinin geçidi yapılır. Bu geçitte trampetler çalınır, şarkılarla marşlarla Kavazoğlu’nun gömüldüğü yere gidilir. Mezarına varıldığında da çelenk bırakılır ve oradan ayrılırlar. Bunun adı Derviş Kavazoğlu’nu anma etkinliğidir. Yapılan siyasi konuşmada gündemdeki konulara değinilir ve AKEL’in bu olayları değerlendirdiği ve yorumladığı şekliyle bir konuşma gerçekleştirilir. Bu noktada, AKEL Genel Sekreteri’nin yaptığı değerlendirmelerin doğru veya yanlış olmasından bahsetmiyorum. Vurgulamak istediğim nokta farklıdır: Kavazoğlu’nun anısına düzenlenen etkinliğin “panayır” gibi bir kutlama havasında geçmesidir. 
Bu etkinliği tanımlama şeklime karşı çıkanlar olabilir. Haklı da olabilirler. Fakat benim bu konuya farklı bir yaklaşımım vardır. Bu yaklaşımım şu şekildedir:  a) Kavazoğlu’nun katledilmesinin anılmasının parti çerçevesini aştığı ve tüm Kıbrıs halkına mal olduğu ilkesinden hareket ediyorum. Kavazoğlu yalnızca AKEL’in değildir. Üstelik Kavazoğlu’nun Dali’de yaptığı konuşmada ortaya koyduğu görüşleri, AKEL’in tezlerini fersah fersah geride bırakıyordu. AKEL’in görüşleri “self determinasyon – ENOSİS” yönündeydi. Kavazoğlu ise Kıbrıs devletinin devamına ve Kıbrıslı Türklerin bu devlette oynaması gereken rollere değinmekteydi. B) AKEL liderliği Kavazoğlu’nun katledilmesini, AKEL olarak istismar etmekten kaçınmalı ve Kavazoğlu’nu Kıbrıs toplumunun ve toplumun yeniden birleşmesinin bir sembolü olarak ortaya koymalıydı. O dönemin AKEL liderliği TMT’nin kurbanlarının tabutlarını Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı ile değil, başka devletlerin bayrakları ile örtmüş olabilir. Bunun sebebi, o dönem Kıbrıs Cumhuriyeti’nin lağvedilmesi ve Yunanistan ile ENOSİS yönünde mücadele vermeleri de olabilir. Fakat bu durum, geçmişin hatalarının veya geçmişteki liderliğin hatalarının dokunulmaz kanunlar olduğu anlamına gelmez. C) Trampetlerle ve bayraklarla yapılan etkinlik katledilme ile ilgili düşündürme hususunu ortadan kaldırır ve sadece yüzeyde bir anma töreni olarak kalır. İşte bu sebeplerle bu öneriyi ortaya koyuyorum: Kavazoğlu’nu anma etkinliğine katılmak isteyen birçok kişinin etkinliğe katılmasının engellendiği bu etkinlik biçimi yerine, AKEL liderliği farklı yaklaşımlarda bulunabilir, farklı kişilerle temas kurabilir ve Derviş Kavazoğlu’nu anma Vakfı gibi vakıf kurabilir. Böyle bir vakıf Kavazoğlu’nun yaptıklarına ilişkin sempozyumlar düzenleyebilir, öğrencilerin Kavazoğlu’nun yaptıkları ile ilgilenmelerini, düşüncelerini araştırmalarını sağlayabilir, geride bıraktığı her şeyi toparlayıp bir araya getirebilir. 1965 yılında Türkçe yazıp Bulgaristan’da yayınladığı kitabı da düzenleyebilir. Bu kitap birçok boyutuyla incelenebilir ve bilimsel bağlamda analiz edilebilir. Kavazoğlu ile ilgili olarak yazılmış olan yalnızca iki kitap vardır. Bu iki kitabı Hristakis Venezos ve İbrahim Aziz kaleme almışlardır. Her ikisi de kitaplarını yayınladıklarında AKEL üyesi değillerdi. AKEL’in arşivinde de pek çok unsur bulunduğu kanısındayım. Bunlar kamuoyuna sunulmalıdır. Bu şekilde, toplum ve okuyan vatandaşlar Derviş Kavazoğlu’nun kim olduğunu bilecek ve tanıyacaktır. Havada duran birçok soru vardır ve 53 yıl sonra inandırıcı yanıtların verilmesinin vakti gelmiştir.
Yaptığım öneri karşısında, bazı kişiler, Kavazoğlu’na değinmeyi AKEL’in elinden almayı önerdiğimi iddia edebilirler. Ama böyle bir şey önerdiğimi düşünmüyorum. Kavazoğu solun çocuğuydu. Ama sol davası için değil Kıbrıs davası için katledildi. İşte bu yüzden Kıbrıs toplumuna mal edilmelidir. Kendisini Kıbrıs toplumuna adamıştı, Kıbrıs’ta barış içerisinde bir gelecek hayali kurmuştu.
Önerdiğim doğrultudaki etkinlikler kahraman kişiliğini ve yetiştiği solun değerlerini ileriye taşıyacaktır. Elbette, bu yolla onun adının parti için “özel olarak” kullanılmasının da önüne geçilmiş olunacaktır. Bu şekilde, tüm toplumun, tüm Kıbrıs toplumunun üzerine inşa edilebileceği bir temel teşkil etmesi fırsatı doğacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık