Cyprus Today sol
  • 28 Şubat 2018, Çarşamba 9:00
KyriacosDJAMBAZIS

Kyriacos DJAMBAZIS

Krizin uzaması kimseye fayda sağlamaz

Herkes Tusk’ın açıklamaları ile ilgili olarak kutlamalar yaptı. Sayın Anastasiadis, kendi görüşüne göre sorunu Avrupa Birliği’ne taşımamızdan ötürü kendisini galip sayıyor. Biz de rahat bir nefes aldık!!! ‘Artık Türkiye’den korkmuyoruz, karşısında Avrupa’yı bulacak.’ Belki de Varna’daki toplantıda bile olmayacak. Böylelikle, Kıbrıslı Rumların Sayın Anastasiadis’i havaalanında karşılayıp kendisine ‘taç takmaktan’ başka yapacak bir şeyleri kalmıyor. Makarios da 1964-65’te BM Güvenlik Konseyi’ne gidip elinde hiçbir işe yaramayan bir kararla geri geldiğinde ve bunu zafer saydıklarında havaalanında coşkuyla karşılanmıştı. Makarios tekrar tekrar “muzafferiz” diye haykırmıştı.
   Sayın Kasulidis de “muzafferiz” şiarının başarısını sezmiş olacak ki Guterres’i objektif olmamakla suçlamış, Britanya Dışişleri Bakanı’nı ise Crans- Montana’da Sayın Anastasidis’i komploya getirmekle eleştirmişti. Gerçekten de tıpkı İskenderiye Patriği’nin kendisini nitelendirdiği gibi parlak ve uluslararası nüfuza sahip bir diplomattır. İskenderiye Patriği daha sonra onu bir de kutsamıştı. Fakat Türk gemileri deniz bölgemizde bekliyorlar ve Tusk’un yaptığı gibi güçlü demeçlerden sonra kendi başlarına kaçıp gidecek gibi de gözükmüyorlar. Sadece bu da değil: Neredeyse Kıbrıs’ın tüm güney MEB’ini kapsayan ve pratikte tüm adayı dolaşan yeni bir NAVTEX vardır. İşte Anastasiadis politikasının bir başka ‘zaferi’.
   Ülkemizin yeniden birleşmesinin sıkı bir destekçisi olan Sayın Rolandis, Türk savaş gemilerinin üçüncü parseldeki mevcudiyetini ikinci “istila” olarak nitelendirdi. Rolandis, bu nitelendirmeyi, Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulmasının ivediliğinin altını çizmek amacıyla yaptı. Sayın Rolandis’in yapmaya çalıştığını anlıyorum, fakat bu nitelendirmenin uygun olmadığı kanısındayım. “İstila” terimi Sayın Rolandis’in verdiği anlamdan tamamen farklı bir hukuki tanım içeriyor. Aynı şekilde BM ve BM üye devletleri arasında da farklı bir algılayış vardır.
   Bu noktada bir parantez açıp şunları ortaya koyacağım: MEB, Kıbrıs’ın güneyine ait değildir. 1982 Uluslararası Deniz Hukuk Sözleşmesi’ne göre, hiçbir sahildar devlet MEB üzerinde egemenlik hakkı uygulayamaz. İşte bu yüzden, herhangi bir üçüncü ülke, hatta Yunanistan bile Türkiye’ye ‘istila’ niteliğinde bir suçlamada bulunmadı. Elbette, sade vatandaşlar uzman değildirler ve sahildar devletlerin Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre deniz bölgesinin dört bölgeye ayrıldığını bilmiyorlar. Bu bölgeler, adanın karasuları, bitişik bölgesi, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesidir. Sahildar devlet sadece adanın karasularında mutlak egemenliğe sahiptir. Sadece belli başlı durumlarda bitişik bölgede de mutlak egemenlik hakkı olur. Bu durumlar Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde katı bir şekilde belirtilmiştir. Öte yandan, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesinde herhangi bir egemenlik hakkı uygulayamaz. Bunlara karşın, birçok çeşit din adamı, politikacı ve milliyetçi MEB’in bizim olduğunu ilan ediyor ve Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ihlal ettiğini söylüyor. Sahildar devletlerin sadece tek bir hakkı –egemenlik değil- vardır, o da MEB’inde bulunan deniz yataklarında ve bunların toprak altında bulunan kaynaklardan ekonomik olarak istifade etme hakkıdır. Daha fazla bir şey değildir. Parantez bu noktada kapanıyor.
   Tusk’ın açıklamalarının ardından Anastasiadis Hükümeti düşmanı alt ettiğini ve bu sebeple enerji programına devam edeceğini düşünüyor. Bu noktada, Anastasiadis Hükümeti’nin ya popülizm yaptığı ya da bilerek ateşle oynadığı açıktır. Durumları tansiyonu artıracak düzeye çıkarıyor ve bunun beraberinde getireceklerini hesaplamıyor. Gerginlik Kıbrıs’ın herhangi bir toplumuna fayda etmez. Ne ekonomik, ne de siyasi faydası olur. Ekonomik olarak bir fayda getirmez, çünkü bu şekildeki gerilim koşullarında herhangi bir yatırımcı firma riske girmez. Sermaye daima normal siyasi durumun olduğu ülkelere yatırım yapar. Tansiyonun artması bu ülkeye gelen turistlerin sayısını da azaltır. Turizm, Kıbrıs’ın her iki bölgesinin de ekonomisinin esas unsurlarından biridir. Özellikle Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolünde olan bölgede turistler çok önemli bir gelir kaynağıdır. Siyasi görüş bağlamında her iki toplum da sorunun çözümünden daha da uzaklaşacak. Öte yandan, milliyetçi şehvetlerin, ırkçılığın ve milliyetçi güçlerin hâkimiyetinin hüküm süreceği koşullar oluşacak.
   Kanımca Anastasiadis Hükümeti diğer liderlik ile iletişim yolları ve kanalları bulmalı, mevcut durumu normalleştirmek doğrultusunda somut tedbirler önermeli ve önerileri ile sorunun nihai çözüme kavuşturulması için karşılıklı bir uzlaşma arayışı içerisinde bulunmalıdır. Karşılıklı suçlamalar, daha fazla kırmızı çizgi sunmalar, havadan sıkılan siyasi söylevler ve faaliyetler mantıklı bir hal çaresi bulunması doğrultusunda bir işe yaramazlar. Herhangi bir topluma faydası olmaz bunların. Gerilim ve karşılıklı suçlamalar hiçbir sorunu çözmez.
   Kıbrıslı politikacılar iki kez düşünsünler. Çünkü hamleleri ülkelerinin geleceği ile ilgilidir. Daha önceki makalelerimde de belirtmiştim: Bir toplumun mutluluğu veya mutsuzluğu tamamen öteki toplumun mutluluğu veya mutsuzluğuna bağlıdır.

 

Çeviri: Çağdaş Polili
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek