• 28 Ekim 2016, Cuma 11:40
Oğuz METİNER

Oğuz METİNER

Annelik “Hissedebilmek” tir

İnsan, hayatın ağrısını ruhunda hissetmeye başladıkça, bu acılardan kurtulmak için “zamanı daraltmaya” çalışır.

Çünkü zaman daraldıkça, ruhtaki acılar hissedilemez olur.

Zamanı daraltmanın yolu ise; hızlı yaşamaktır.

Kişi eğer, boşluklar bırakmadan, her an kendini bir şey ile meşgul ederek ve meşgul olunan şey bitince yeni meşguliyetler bularak yaşarsa, kendisine ait zamanı daraltmış olur ve böylece yoğun geçen günlerin ve saatlerin arasında kendini dinlemeye, kendi acılarını duymaya zamanı kalmaz.

Çoğu defa bilinçsizce, fakat ta çocukluk yıllarında öğrenilen “acıları duymamak” için kendini her an bir şeylerle meşgul etmeye çalışma usulü, yetişkinlik yıllarında da kişinin duyarsızlaşmasına ve en yakınındakileri hissetmemesine sebep olur. En yakınındakilerden kasıt, çoğu defa, eş ve çocuklardır.

Birçok evliliğin yıkılma gerekçesi olan; “Eşim beni anlamıyor” sözünün altında yatan gerçek de budur. Aslında, eş, eşi anlamıyor değil, çoğu defa anlamak istemiyordur.

Zira duygularını hissetmemeyi, daha çocukluk yıllarında öğrenmiş bir kişinin, eşinin duygularını hissetmeye çalışması, aynı zamanda kendi acılarını da hissetmesine sebep olacağı için, bu acılarını da hissetmesine sebep olacağı için, bu acıları duymamak uğruna yapacağı şey, duyarsızlaşmaktan başka bir şey olmayacaktır.

Maalesef günümüz insanı, sokaklarda, caddelerde, eğlence mekânlarında ve hatta tatil yerlerinde dahi sakin bir ruh hâli içinde duygularını hissederek yaşamak yerine, hayatı ve etrafındakileri hissetmemek için âdeta ciddî bir çaba sarf ediyor olması, günümüz insanının ruhunda yaşadığı acıların ne denli yoğun olduğunu da gözler önüne sermektedir. Bu, acılar içinde kıvranırken ruhundaki sıkıntıları hissettirmemek ve bunu da bir sanat hâline getirmiş olmak, ne kadar da dramatiktir.

Bütün bunlardan daha acı olanı ise, hissetme yeteneğini kaybetmiş bir ebeveynin yanında yetişen çocuğun da bir süre sonra kendi duyarlılıklarını kaybediyor olmasıdır.

Meselâ, hızlı yaşamayı bir marifet zannedip çocuğunu hissetmeden annelik yapmaya çalışan bir annenin, çocuğunun ruhunda meydana getirdiği tepkiler genellikle şu şekildedir:

Hangi yaşta olursa olsun çocuk, önce annesinin kendisini hissedemediğini, ince bir seziş gücü ile derince sezer. Bu seziş, çocuğa acı verir. Çocuk, bu acıyı yok etmek için önce var gücü ile anneye yönelir.

Bu yönelişlerle aslında çocuk, annenin katılaşmış ve acıları hissetmemek üzere oluşturmuş bulunduğu kapıları yıkma gayreti sergiler.

Zira çocuk, kendi seziş gücü ile bilir ki, anne, çocuğunun dışında birçok şey ile kendini meşgul ettiği için kendisini hissedemiyordur ve çocuk, anneyi meşgul eden her şeyden bilinçsizce anneyi koparmak için bir çaba sarf eder.

Çocuk, ta ki annesinin kendisini hissettiğini hissedinceye kadar, inatla, annenin bütün hayat alanlarını daraltarak kendine yönelmesini sağlamaya çalışır. Meselâ, anne telefonla konuşsa, çocuk, telefonu annenin elinden almak için bir yıkıcılık sergiler; ya telefona uzanmak ister, ya başka odada bir şeyleri döker kırar ya da anne, küçük kardeşi kucağına alıp sevecek olsa, çocuk kardeşine karşı yıkıcılık sergiler, kardeşini yok etme gayretine girer. Veya anne kitap okumak için eline bir kitap alsa, çocuk, annenin elinde tuttuğu kitaba saldırır.

Bütün bu saldırışlar ve annenin hayat alanını daraltışların bir tek manası vardır ki; o da anneye yeniden hissedebilme yeteneğini kazandırmaktır.

Tecrübelerimize baktığımızda bu yıpratıcı süreç, genellikle iki şekilde sonuçlanır:

Bunlardan ilki; çocuğun bu son çırpınışları, anneyi çözüm aramaya yöneltir. Anne problemin kaynağını bulduğunda, aslında kendisi ile yüzleşmiş olur. Yani aslında anne, bir dönemden beri kullanmadığı “hissetme yeteneği” nin, çocuğuna da yansıdığını fark eder. Bir zamanlar kendi yaşadığı acılardan kaçarken öğrendiği “hissetmeden yaşama alışkanlığı” nın, annelik yapma yeteneğinin de önüne geçtiğini algılar. Bu farkında olma hâli, annenin kendi terapi sürecini de başlaması manasına gelmektedir.

Eğer anne, kendi terapi sürecini başlatır ve hissedebilme yeteneğini yeniden kazanırsa hayat, artık bu anne için çok daha farklı olarak kendini hissettirmeye başlar. Bir zamandan beri katı bir tutumla duygularını kullanmamayı öğrenmiş olan bir insanın, bir süre sonra hissetme yeteneğini yeniden kazanması kadar huzur verici bir şey olamaz. Böylesi bir anne, sanki yeniden doğmuş bir insan gibi, tabiatı bir başka gözle izlemeye, eşini bir başka hissetmeye, çocuğuna karşı anneliğini bir başka şekilde doya doya yaşamaya başlayacaktır. Ve bir süre önce kendisine yük olan anneliğin, hissedilerek yapıldığında nasıl bir haz kaynağı olduğunu yaşayarak görecektir.

Ve bu süreci, hırçınlıkları ile başlatan çocuğuna karşı böylesi bir anne, öfke ile değil, büyük bir minnet duygusu ve bir rahmet sebebi olarak bakacaktır.

İşte Anadolu pedagojisinde çocuğa bakış açısı budur. Çocuk, aziz bir misafirdir ve bir evin yeniden şekillenmesi için o eve gönderilmiş bir rahmettir.

Adem Güneş

(ŞEBNEM)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup