Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Oğuz  METİNER

Oğuz METİNER

23.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Eğitim ve İnsan Haklarına saygı açısından

Hac ibadeti

Kâbe, Arafat, Müzdelife, Mina gibi ibadet mahalleri Mevlâyı hatırlamanın, ilâhi aşkı canlı tutmanın vasıtalarıdır. Gaye ise Yaratana ibadet, yaratılana şefkat ve merhamettir. Birer vasıta olan sembollere takılıp kalmamak ve asıl gayeyi göz önünde tutmak gerekir. Zira şekil ve semboller sadece gaye ve manayı hatırlatma aracıdırlar.

İbadetlerden maksat öncelikle Yaratana saygı ve teşekkür, yaratılmışlara sevgi ve şefkat duygularını yeşertip geliştirmektir.

İnsan Allah’ın en değerli eseridir. Zira yeryüzünde O’nun halifesi ve “emanetin” taşıyıcısıdır. Kendi hür iradesiyle Allah’a kulluk yapan yegâne varlık insandır. Diğer varlıklarda hürriyet yoktur. Kur’ân ifadesiyle, göklerde ve yerde olan her şey insan için yaratılmış ve onun emrine verilmiştir. İbadetlerin gayesi özellikle insanı gerçek anlamda Allah’ın halifesi kıvamına getirmektir. Gaye Kâbe, Mina, Müzdelife ve Arafat değil, buralarda yapılan toplu ibadetlerle insanı olgunlaştırmak, Rabbinin rızasına ve kulların sevgi ve duasına yaklaştırmaktır.

Zamanlar ve mekânlar insanla değer kazanır. Cenâb-ı Hakkın “Evim” diye takdim ettiği Kâbe bile O’nun kulları için bir misafirhane hükmündedir. Hacılara Rahman’ın misafirleri denmesi bundandır. Asıl olan ev değil misafirdir. Cennet bile insanla güzeldir. İnsansız dünya, mü’minsiz cennet neye yarar?

Hz. Ömer’in oğlu Abdullah anlatıyor: Allah Rasûlünü Kâbe’yi tavaf ederken gördüm. Şunları söylüyordu: “Ey Kâbe! Sen ne güzelsin, kokun ne hoştur. Sen ne yücesin, sen ne kadar da saygıya lâyıksın! Hz. Muhammed’in hayatı elinde olan Allah’a yemin ederim ki; Allah katında mü’minin itibarı senin itibarından daha büyüktür. Onun canına, malına saygı göstermek gerektiği gibi, onun hakkında sadece iyilik düşünmeniz gerekir.” (İbn Mâce, Hadis no: 3932)

Kâbe kul yapısı, insan ise Allah yapısıdır. İnsan gönlü nazargah-ı ilahidir. Gönül şairimiz Yunus ne güzel söylemiş:

Gönül çalabın tahtı

Çalab gönüle baktı

İki cihan bedbahtı

Kim gönül yıktı ise

“Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil,

Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil.”

Kâbe, Arafat, Müzdelife, Mina gibi ibadet mahalleri Mevlâyı hatırlamanın, ilâhi aşkı canlı tutmanın vasıtalarıdır. Gaye ise Yaratana ibadet, yaratılana şefkat ve merhamettir. Birer vasıta olan sembollere takılıp kalmamak ve asıl gayeyi göz önünde tutmak gerekir. Zira şekil ve semboller sadece gaye ve manayı hatırlatma aracıdırlar. Tekrar Yunus’umuza kulak verelim:

Dervişlik baştadır taçda değil

Hararet nardadır sacda değil

Ararsan Mevlâyı kalbinde ara

Kudüs’te Mekke’de hacda değil.

Sembollerin ötesini görmemek manevi körlüktür. Mevlâna bu körlükten şöyle şikâyet ediyor:

“Hacılar Kâbe’den bahsettiler fakat Kâbe’nin sahibinden bahsetmediler.”

Kâbe’yi ziyaret, sahibini hatırlatmıyorsa bu ziyaretin ne anlamı olabilir?

Gönül Kâbe’sini unutanlar taştan yapılan Kâbe’yi, Hacerü’l-Esved’i öpebilmek için birbirlerini ezme yarışına giriyorlar. Şeytan taşlamada yaşanan savaş manzarası en çok şeytanı sevindirmektedir. Zira olay adeta insan taşlamaya dönüşüyor. Kâbe’ye el sürebilmek, Hacerü’l-Esved’i öpebilmek için başkalarına verilen eziyetin günahı, elde edilecek sevaptan kat kat fazladır.

Ayrı dil, renk ve coğrafyadan insanların kardeşçe bir araya gelişinin en canlı ifadesi olan hac dünya çapında bir dostluk, birlik ve kardeşlik atmosferi oluşturmuyor, gönüller arasında köprü kurmuyorsa kuru bir emek ve ağır bir meşakkatten öteye geçmiyor demektir.

“Eğer senin gönlün varsa gönül Kâbesini tavaf et. Kâbe’nin manası gönüldür. Cenâb-ı Hak görünen ve bilinen suret Kâbe’sini tavaf et. Kâbe’nin manası gönüldür. Cenâb-ı Hak görünen ve bilinen suret Kâbe’sini tavaf etmeyi, kirlerden temizlenmiş gönül Kâbe’si elde edesin diye sana farz kılmıştır. Şunu iyi bil ki; Sen Allah’ın evi olan gönül Kâbe’sini incitip kırarsan yaya olarak bin defa Kâbe’ye gitsen de Allah bu ziyareti kabul etmez. Sen varını yoğunu, malını mülkünü ver de bir gönül al, al da o gönül mezarında o kapkara gecede sana ışık versin, nur versin…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.