Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Oğuz  METİNER

Oğuz METİNER

08.09.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

En büyük sorunumuz manadan uzak kalmak

Biz dünyada hep alışveriş yaparız, hep ticaret yapmakla meşgulüz. Hâlbuki ilâhi ticaret yapabilmek için ahret pazarına girmeliyiz. Ahret pazarına girdiğin zaman Allah c.c. karşılığında ebedi hayat, ebedi huzur, ebedi güvenlik, ölümsüzlük veriyor. Her yerde kamera var – otopark, şirketlerde, okulda vb. yalnız biz bir ilâhi kamera olduğunu unuttuk. Kadınlar ve de erkekler bugün güzelleşmek için estetik ameliyatlarında her türlü acıyı kararlı bir şekilde çekmeye hazır. Biz ilâhi güzelliklere erişmek için her türlü acıyı çekmeye ne zaman hazır olacağız? Ne zaman “ölmeden evvel öl” ilâhi reçetesini uygulayarak Allah için acı çekmeye başlayacağız? Estetik ameliyatı yerine kalp ameliyatına ne zaman gireceğiz? Hastalandığımızda hemen eczaneye koşuyoruz. Ne zaman ilâhi eczaneye başvurmaya ve ilâhi reçete uygulamaya başlayacağız?  Çünkü sadece bunlar uygulandığı takdirde şifa bulmanın imkânı vardır. Genç öğrencilerin tek amacı diploma, sertifika almak oldu. Halbuki diğer taraftan baktığımız zaman hikmet, irfan, ilim, idrak, şuur ve marifet meyveleri var. Şuur sahibi olduğumuz zaman, Allah c.c bize de bir diploma verecektir, bizi mükâfatlandıracaktır. Hepimiz yıldızlara hayranız; sinema, pop star, şarkıcı, oyuncular, futbolcular vb. ve onlara karşı kuvvetli bir cazibe hissediyoruz. Hâlbuki gökyüzünde de yıldızlar var. Bunlar Allah’ın evliyaları, aşıkları, dostları. Onlara aşık olduk mu? Onlara karşı ilâhi bir cazibe hissettik mi?

Efendimiz (s.a.v.), “Ashabım yıldızlar gibidir; hangisini takip ederseniz hidayeti bulursunuz,” buyurmuşlardır. O hidayet yıldızları için nübüvvet göğüne bakmalıyız. Onların hidayet nurunu algılamak gerekiyor. Modern toplumlarda insanlar kafalarını kaldırıp hidayet nuruna bakmak yerine, başlarını önüne eğip ellerinde taşıdıklarına, telefonlarına bakıyorlar, beyinleri yıkanıyor. Bilinçleri ve hisleri işgal altına alındı. Gerçek budur ki; dünya bizi narkotize etti, uyuşturdu. Kör, sağır ve duyarsız olduk. Bugün acil bir şekilde harekete geçmek lâzım. Şiddetli tedaviler lazım. Değerli şeylerden kaçmaktan ve değersiz şeyleri arzulamaktan ne zaman vazgeçeceğiz?

Gerçek insaniyetimizi, gizli kalmış ilâhi potansiyelimizi fark etmenin vakti geldi. Kendimize dönmemizin, birbirimizle yüz yüze gelmemizin, birbirimize yardım etmemizin, birbirimize hizmet etmemizin zamanı geldi. Birbirimizden öğrenmemizin, birbirimize ilham vermemizin zamanı geldi. Birbirimize ayna olmamızın vakti geldi. Uyanalım! Fıtrata dönelim! Gönlü açalım! Dinleyelim! Görelim! Düşünelim! Anlayalım! İşitelim! Fark edelim! Şuur sahibi olalım! İşaretleri okuyalım! Kendimiz okuyalım! Kendimizi bilelim! Evet Batılılar İslâm dinini anlamazlar. Kendimize soralım; biz İslâm dinini anlıyor muyuz? İslâm’ı yaşıyor muyuz? Biz Hristiyan dinini anlıyor muyuz? Batı’daki hayatı anlıyor muyuz? Cevap hayır ise tek sebebi var; kendimizi anlamıyoruz, bilmiyoruz!

Bugün en büyük sorunlarımızdan birisi; manadan uzağız! Manadan uzak olmak, çocuğundan uzakta kalan anne olarak sembolize edilir. O anneliğin manasını kaybetmiştir. Bu mana yoksunluğu bütün ilişkilere yansıyor; öğretmenin öğrenciye, zevc’in zevceye, doktorun hastaya vb… Hayatımızın anlamını bilmezsek Allah’a

varamayız.

**

Kişiliğini korumak için şunlara dikkat et:

 

Ey oğul!

1. Saçını sakalını tarayıp öyle sokağa çık.

2. Beyaz kılları koparmaya kalkma.

3. Lüzumundan fazla güzel kokulu şeyler sürünme.

4. Bir ihtiyacını dile getirirken üzerinde ısrarla durma.

5. Birtakım arzularının yerine gelmesi için küçülme.

6. Servetinin tam listesini, mevcut paranın tam rakamını çoluk çocuğuna verme. Çünkü bunlar onu az görecek olurlarsa kendilerini zayıf sanarlar. Çok görecek olurlarsa da, yaşayışlarında değişiklik yapmak isterler. Onları hırpalamadan belli ölçüde idare etmeye çalış.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.