KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Oğuz  METİNER

Oğuz METİNER

03.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Evlilik problemlerinde boşanma bir çözüm mü?

“İnsanların birbirlerinden sıkılmalarının sebebi, fiziksel olarak birlikte olmalarından değil; zihinsel ve ruhsal olarak birbirlerinden uzak olmalarından kaynaklanır.” (Richard Bach)

“Emek verilmeyen bir evlilik, tıpkı bakımı yapılmamış bir bahçenin yabani otların istilasına uğraması gibi her geçen gün güzelliğini kaybeder ve sonunda kurur.” (Nevzat Tarhan)

Temelde hukuksal bir içeriği olan boşanma; ölüm nedeni dışında kanunda yazılı şartların gerçekleşmesi veya tarafların bizzat şarta bağlı veya şartsız anlaşarak evliliği sona erdirmesidir. Sosyal bir problem olarak boşanma, bazı toplumlarda çok zor iken bazı toplumlarda veya ülkelerde de çok kolaydır.

Evlilik problemlerinin bir sonucu olarak, eşler arasındaki sorunların boşanmayla sonuçlanmasının çok çeşitli nedenleri vardır. Ancak boşanmaya, genellikle evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan ‘şiddetli geçimsizlik’ gerekçe gösterilir. Şiddetli geçimsizlik, eskiden çok sık görülen bir boşanma nedeni değildi.

Modern yaşamın sonucu olarak bugün, şiddetli geçimsizliğin en başta gelen boşanma nedeni olması, eşlerdeki aile bilincinin zayıflamasından ve eşlerin karşı karşıya kaldıkları problemlerle başa çıkmalarında, yakın çevrelerinden gereken sosyal desteği bulamamalarından kaynaklanmaktadır.

Geleneksel aile yapılarında, aile içindeki tecrübeli olan büyükler, yeni evlenen çiftlere bir anlamda aile danışmanlığı yaparak onları yönlendirebiliyorlardı. Dolayısıyla daha tecrübesiz olan eşler arasındaki problemlere, büyümeden dinamik bir şekilde çözüm üretilebiliyordu. Zamanla modern yaşamın getirdiği rekabetçi ortam ve ekonomik kaygılar gibi nedenler, aileleri bağımsız yaşamaya zorladı. Dolayısıyla çekirdek ailelerdeki bugün ortaya çıkan problemlerin çözümünde, aile büyüklerinin ve/veya akrabaların sosyal desteği ve yardımı artık görülemez oldu.

Evlilikler, bir yönüyle genel olarak hayatı birlikte geçirmek ve paylaşmak üzere oluşturulan kesintisiz dinamik sosyal organizasyonlardır. Her ne kadar hayat boyu bir birliktelik plânlansa da, çeşitli nedenlerle kesintisiz birliktelik sağlanamayıp bazı evlilikler ayrılmayla sonuçlanabilmektedir. Nitekim ABD’de her iki evlilikten biri ne yazık ki boşanmayla sonuçlanmaktadır. Türkiye’de ve Kıbrıs’ta da boşanma oranları her geçen gün hızla artmaktadır.

Özetle, ailede yaşanan sorunların boşanmayla bitmemesi için bireylere ‘aile olma bilincinin kazandırılması’, sorunların neden kaynaklandığı, nasıl çözüleceği ve ailede kriz yönetimi gibi konularda eğitim verilmesi çok önemlidir. Çünkü eşleri boşanma aşamasına getiren tek bir nedenden söz etmek çoğu zaman mümkün değildir. Boşanma, aile içinde bir sürecin sonunda gelinen noktadır. Bu süreçte ilişkiyi olumsuz yönde etkileyen faktörler birikir ve bardağı taşıran son damla boşanmanın nedeni olarak ortaya çıkar. Eşler arası iletişimde ‘son’ damlanın ne olacağını önceden kestirmek oldukça zordur. Bu nedenle çiftlerin boşanma aşamasına gelmeden sorunlarını çözmeyi öğrenmesi ve boşanmaya neden olacak iletişim hatalarının farkına varması hayati önem arz eder.

Eşler, boşanmanın çocukları için olduğu kadar kendileri için de zor olduğunu unutmamalı ve boşanmayı bir son değil, farklı bir başlangıç olarak kabul etmelidirler. Öfke, yalnızlık duygusu, depresyon ve kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir, bunlar doğaldır.

Bu süreçte gerekirse profesyonel yardımı almaktan çekinmemeleri gerekir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.