• 27 Mayıs 2017, Cumartesi 12:42
Oğuz METİNER

Oğuz METİNER

Hoş geldin Mübarek Ramazan

* Ramazan ayı Kuran’ı yaşamak ve yaşatmak ayıdır

* Ondan başka ilâh olmayan Allah’a hamd eder, peygamberimiz Muhammed’in (SAV) ailesine, ashabı kiramına ve kıyamet gününe kadar ihsanla onların yolunu takip edenlere salât ve selâm olsun deriz.

Ramazan’a girerken

Günler, aylar, yıllar ne çabuk geçiyor. Geçen Ramazan, daha dün gibi hatıralarda, bütün tazeliğiyle dururken bir kutsal Ramazan daha gelip bizleri bulmuş. O bir ay hep bizlerle beraber olacak, bizleri denetleyecek. Bizleri dış dünyamızdan alıp iç dünyamıza götürecek. Orada, o gönül bahçelerinde, bizleri gerçek benliğimizle tanıştırıp baş başa bırakacak!

Ramazan’ın şerefi, Kuran’ın indiği ay olmasındandır. Böyle şerefli bir aya yetişmek; ruhumuzu, bedenimizi, düşüncelerimizi, onunla temizlemek, onunla yücelmek, ne güzel şey! Bu kutsal ayda, bu fırsatlar, hep bizler için. Bu ayda bir hayır (iyilik) yapan, başka aylarda bin farz eda etmiş gibi sevaba erecek.

Bu bir peygamber müjdesi. Bire bin, hangi rahmetin, hangi toprağın hangi bereketin cömertlik elinde var?

Ramazan bir seferdir, bir savaştır! Bu yolculukta aç susuz kalmak değildir murat. Nefsimizle, irademizle, fizikî isteklerimizle savaşmaktır gaye. Bu savaşı kazanmak da var, kaybetmek de. Nefsine mağlup olan savaşı kaybeder. İradesini kullanmayan fiziki isteklerine mahkûm olur. Akıllılık sadece dünya fırsatlarını değerlendirmek değil, asıl akıllılık ebediyete ait fırsatları değerlendirmektir. İşte, bu kutsal Ramazan bunun için ne güzel fırsattır?

Unutmayalım ki dünya dünyada kalacak. Dünyada, ahret için biriktirilenler ise bize azık olacak. Kabrin, sualin, sıratın, mizanın, mahşerin uzun ve korkulu yolculuğuna azıksız çıkılmaz ki!...

 

İftar: 20.02

İmsak: 03.45

Teravih: 21.31

------------------

İftar duası

 

Allah’ım, ancak Senin rızan için oruç tuttum ve yalnız Sana iman ettim.

Orucumu Senin rızkın ile açtım. Şükürler olsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete.

Allah’ım, inananları bağışla, ülkemize birlik, dirlik ve bolluk ver. Vatanımızı ve bizi her türlü felâket ve musibetlerden koru.

----------------------------------------------------------------

AYET KÖŞESİ

“Ey müminler, sizden evvelki ümmetlere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı. Tâ ki korunasınız.”

(Bakara Suresi, 183)

 

HADİS KÖŞESİ

“Kim farziyetine inanarak ve (sevabını) Yüce Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları yargılanır, bağışlanır.

(Buharı-Muslim)

Oruç ve İnsan

Kur’an-ı Kerim’in asıl gayelerinden biri de İnsanları kötü duygulardan arındırmak ve onların kalplerini birbirine kaynaştırmaktır. Her türlü kin, intikam, düşmanlık gibi başta bizzat insanın kendine zarar veren düşünceleri ortadan kaldırmak, onları kar gibi eritmek; bunların yerine adalet, sevgi, saygı, hoşgörüyü yerleştirmek ve neticede onları kardeş yapmak İslam’ın nihai hedefidir. (Enfal,63)

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayında emredilen oruç ve bu ayda yapacağımız diğer tüm güzel davranışlar, temelde bireyin arınmasını ve genel olarak toplumsal dayanışmayı ve kardeşliği sağlayan en önemli ibadetlerden biridir.

Oruç, insanın beden ve ruh dengesini sağlayan en kolay ve en pratik yoldur. İradenin güçlenmesinde oruç önemli bir yer işgal eder. Zira oruçlu iken başka zamanlarda terk edilmesi imkânsız gibi görünen birçok kötü ve zararlı alışkanlıklardan uzaklaşabilmektedir.

Oruç, insanı iç dünyasına, öz benliğine döndürmektedir. Oruç sayesinde insan, kendi düşünce ve davranışlarının genel bir değerlendirmesini yapar. Hata ve eksiklerini tespit etme imkânı yakalar. Allah’a ve insanlara karşı sorumluluklarını gözden geçirir. Rabbi katında iyi bir kul, insanlar nazarında ise saygın bir şahsiyet olmanın yollarını arar.

Oruçlu insan; yalan, gıybet, iftira, hile, aldatma, her türlü kötü söz ve davranışlardan uzak, bütün sosyal ilişkilerinde, söz ve sözleşmelerinde, iş ve işlemlerinde dürüst ve dosdoğru olmalıdır.

Ey Allah’ı seviyorum diyen…

Ey Allah’ı seviyorum diyen Müslüman; borçlu olduğun kulluk vazifeni yapabiliyor musun?

Peygamberimi seviyorum diyen Müslüman, onun sünnetini, ahlâkını yaşıyor musun?

Allah’ın nimetlerini yediğin halde şükrünü yerine getiriyor musun?

Şeytanın senin düşmanın olduğunu Kuran söylüyor, sen de biliyorsun, iman gücün ile karşı koyabiliyor musun?

Cennet haktır dediğin, inandığın ve onu arzuladığın halde ona lâyık olmaya çalışıyor musun?

Cehennem fe haktır diyorsun – haklı olarak _ korkuyorsun, ama seni cehenneme sokacak kötülüklerden uzak durabiliyor musun?

Ölümün hak olduğunda da şüphe yok. Şu anda ölüme hazır mısınız?

Kendi suçlarını düzeltip tövbe etmek varken, onun bunun ayıbıyla neden uğraşıyorsun?

Geçen yılın bu mübarek günlerinde beraber olduğun halde, ahrete göçmüş olup şu anda göremediğin bazı eşin dostun, akraba ve arkadaşlarını düşünüp kendine çeki düzen verebiliyor musun?

Hep kendin için çalıştın durdun. Bugüne kadar, kaç yetimin başını okşadın, karnını doyurdun, üstünü giydirdin? Senden sonra insanlığa hizmet edecek, malından, ilminden, neslinden ve örnek ahlâkından bir evlât kazanıp yetiştirebildin mi?

Evet, bütün bunları kendimize sorup bir durum değerlendirmesi yapmak, bu mübarek gün ve gecelerin şuuruna varmak demektir.

Yalvaran elleri boş çevirmeyen Allah’ın kuluyuz. Gidişimize doğru yön verelim. Yaratılış gayemiz olan ibadetlerimizi ihmal etmeyelim. Toplum ilişkilerimize de önem verelim. Ahretteki büyük mahkemeye kul hakkı ile düşmeyelim. Herkesi sevelim. Başkalarının doğru fikirlerine hürmet edelim. Kimseden korkmamak için, kimseyi korkutmayalım. İncinmemek için kimseyi incitmeyelim. Gönüllere taht kuralım. Hakkın rızasına giden yola varalım.

**

İftar Sofrası

Fırında Patlıcan Kebabı

Malzemeler: 2 adet büyük boy patlıcan, 200 gr kıyma, 1 adet soğan, Bir tutam maydanoz

Tuz, nane, kekik, kimyon, karabiber, 3 adet küçük boy domates, 2 adet yeşilbiber

Kızartmak için: sıvıyağ

Hazırlanışı: 2 adet patlıcanı yıkayıp, alacalı olarak soyun. Patlıcanları 1’er cm kalınlıklar da

halkalar halinde kesin. Daha sonra patlıcanları tuzlu su içinde 15 dk bekletip, patlıcanların acı suyunun çıkmasını bekleyin. Ardından çıkan acı suyunu süzüp, kurulayın.

Diğer taraftan bir kaba 200 gr kıyma koyun. Üzerine 1 adet rendelenmiş soğan, tuz, nane, kekik, karabiber, kimyon ve 1 tutam ince ince doğranmış maydanoz ekleyin. Hazırladığınız kıyma harcını iyice yoğurun.

Hazırladığınız kıyma harcından ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, elinizde yuvarlayın. Patlıcanları ve köfteleri kızgın yağ içinde hafifçe kızartın. Ardından orta boy bir fırın kabına yan yana olacak şekilde birer patlıcan birer köfte ve tekrar patlıcan dilimi yerleştirin. En son patlıcan diliminin sonuna domates dilimi yerleştirin. Kalan boşluklara da biber dilimleri ilave edin.    Hazırladığınız patlıcan kebabını önceden ısıtılmış 180 dereceli fırına verin. Fırında patlıcan kebabını 20­25 dakika kadar pişirin. Pişen fırında patlıcan kebabını sıcak olarak servis edebilirsiniz. İsteğe göre fırında patlıcan kebabı üzerine domates sosu hazırlayabilirsiniz.

Afiyet olsun

Zeytinyağlı yaprak sarması

Malzemeler: 300 gr salamura asma yaprağı, 2 adet orta boy soğan, 2 su bardağı pirinç (yıkanmış), 2,5 yemek kaşığı kuş üzümü, 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık, 2 tutam dereotu

2 tutam maydanoz, 1 yemek kaşığı toz şeker, 2 tutam dereotu, 1 çay bardağı zeytinyağı

1 adet limon, Tuz, Karabiber

Hazırlanışı: 2 adet ince ince doğranmış soğanı geniş bir tavaya koyun. Üzerine 1 çay bardağı zeytinyağ döküp, 1­2 dakika kadar soteleyin. Ardından 2 su bardağı pirinç ekleyin. 1 yemek kaşığı toz şeker, tuz ve karabiberi koyup, 1 dakika daha kavurun. Daha sonra 2 tutam ince ince doğranmış dereotu, maydanoz, 2 yemek kaşığı fıstık ve 2,5 yemek kaşığı kuş üzümü koyun. Kaşık yardımı ile iyice karıştırın. Son olarak 1 su bardağı kadar sıcak su ekleyin. Kısık ateşte pirinçler suyunu çekene kadar pişirip, soğumaya bırakın.

Diğer yandan 300 gr salamura yaprakları 5 dakika sıcak su içerisinde bekletin.

Daha sonra 2­3 su yıkayın. Yaprakları tek tek tezgâhın üzerine koyun. Hazırladığınız

iç harçtan koyup, fotoğraflardaki gibi sarın. Sardığınız yaprak sarmalarını geniş bir tencere içine boşluk kalmayacak şekilde dizin. Üzerlerine limon dilimlerini yerleştirin ve porselen bir tabak kapatın. 1,5 su bardağı sıcak su ve 1/2 çay bardağı zeytinyağı ekleyin. Tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte 40 dakika kadar pişirin.

**

Kıbrıs Tatlısı

Kek İçin: 2 adet yumurta, 1/2 su bardağı toz şeker, 1/2 su bardağından 1 parmak eksik sıvıyağ, 1/2 su bardağı galeta unu, 1/2 su bardağı hindistancevizi, 1/2 su bardağı kadar dövülmüş ceviz, 1/2 paket vanilya, 1/2 paket kabartma tozu

Şerbet İçin: 1/2 su bardağı toz şeker, 1 su bardağı su

Muhallebisi İçin: 500 ml süt, 1/2 su bardağı nişasta, 3,5 yemek kaşığı toz şeker

1/2 paket krem şanti, 1/2 paket vanilya

Üzeri İçin: Hindistan cevizi, İsteğe göre dövülmüş ceviz ya da file fıstık

Hazırlanışı: İlk olarak tatlınızın şerbetini hazırlayın. Şerbeti için, küçük bir tencere içine yarım su bardağı toz şeker ve 1 su bardağı su koyup, şeker eriyene kadar karıştırın. Şerbetiniz kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp, 5 dakika daha kaynatın. Daha sonra ocaktan alıp, ılımaya bırakın.

Diğer taraftan derin bir kaba 2 adet yumurta kırın. Üzerine yarım su bardağı toz şeker ekleyip, köpürene kadar 3­4 dakika çırpın. Daha sonra yarım su bardağından 1 parmak eksik sıvıyağ döküp, tekrar çırpın. Yarım su bardağı galeta unu, yarım paket vanilya ve yarım paket kabartma tozunu eleyerek, koyun. Ardından yarım su bardağı hindistancevizi ve yarım su bardağı kadar dövülmüş ceviz ekleyip, spatula yardımı ile hepsini karıştırın.

Hazırladığınız kek karışımını yağlanmış en küçük kare borcam içine dökün. Önceden

ısıtılmış 170 derece fırına verin. Yaklaşık 20­25 dakika kadar pişirin.

Muhallebi için, derin bir tencere içine yarım litre süt, yarım su bardağı nişasta ve 3,5 yemek kaşığı toz şeker ekleyip, iyice çırpın. Ocak üzerine alıp, sürekli karıştırarak, koyu bir kıvam alana kadar pişirin. Pişen muhallebiyi ocaktan alıp, ılımaya bırakın. Muhallebi ılıdıktan sonra içine yarım paket krem şanti tozu ve yarım paket vanilya ekleyip, mikser ile iyice çırpın.

Kekiniz piştikten sonra fırından çıkartıp, 2 dakika kadar bekletin. Ardından hazırladığınız soğuk şerbeti kekin her tarafına gezdirin. Daha sonra şerbetli keki tamamen soğumaya bırakın. Kek soğuduktan sonra üzerine hazırladığınız muhallebiyi döküp, güzelce yayın. Buzdolabında 1 gece dinlenmeye bırakın. Hazırladığınız tatlının üzerini hindistan cevizi ya da dövülmüş ceviz ile süsleyip, soğuk olarak servis edebilirsiniz.

**

Bugünün duası

Kim nefsini tanırsa Rabbini de tanır.

Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın elçisi, bir gün mü’minlerin annesi

Hz. Aişe’ye (Radıyallahu anha) şöyle dedi;

Ya Allah Ya Allah

Allah’ım

Bugün ve gelecekte, bildiğim ve bilmediğim bütün iyilikleri Senden ister,

Bildiğim ve bilmediğim bugün ve gelecekteki bütün kötülüklerden Sana sığınırım

Allah’ım

Cenneti ve cennete götürecek söz ve işleri Senden ister,

Cehennemden ve cehenneme sürükleyecek söz ve davranışlardan Sana sığınırım.

Allah’ım

Kulun ve Elçin Hz. Muhammed’in (Sallallahu aleyhi ve selem)

Senden istediği hayır ve iyilikleri Senden ister,

Sana sığındığı her türlü kötülükten rahmetine sığınırım.

Allah’ım

Benim için belirlediğin her işin sonunun

Hayır olmasını Senin rahmetinden isterim.

“Ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Bizi affet”.

Derleyen: Nesrin Bedry

 

Ramazan Ayı ve Önemi

Ramazan ayı, ay takvimine (aya göre hesaplanan) göre, dokuzuncu ayın adıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Çünkü kutsal kitabımız Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur’an’da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen “kadir gecesi” yine bu ay içinde kutlanır. Ayrıca İslam’ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona "ON BİR AYIN SULTANI" denilmiştir.

Ramazan, Kur'an ayıdır

Ramazan ayını değerli kılan nedenlerden birisi, Kutsal kitabımız olan Kur’an’ın bu ayda indirilmiş olmasıdır. Yüce Allah Kur’an’da “Ramazan ayı insanları kurtuluş yolan götüren, doğruyu yanlıştan ayıran Kur’an’ın indiği aydır.” (Bakara suresi, ayet 185) buyurmuştur.

Kur’an’, Allah tarafından insanlara öğüt vermek ve yol göstermek için gönderilmiştir. Bu nedenle Kur'an insan için hayati değer taşır. Kur’an okumak bir ibadettir. Peygamberimiz Allah'ın bildirdiği görev ve sorumluluklarımızı sıkça hatırlamamız için Kur’an’ı çok okumayı teşvik etmiştir.

Müslümanlar, ramazan ayında Kur’an okumaya her zamankinden daha çok özen gösterirler. Bunun için evlerde veya camilerde bir araya gelerek, her gün Kur’an’dan yirmi sayfa okurlar. Ramazan ayının sonuna gelindiğin de ise Kur’an’ı baştan sona bir kez okumuş olurlar. Buna hatim denir. Daha sonra hatim duası yapılır. Müslümanlar yüzyıllar boyu bu geleneği devam ettirmişlerdir.

Kur'an, Ramazan ayında inmeye başlamıştır

Kur’an-ı Kerim, ramazan ayının Kadir Gecesi’nde indirilmeye başlanmıştır. Kadir gecesi ramazan ayının 27. gecesi olarak bilinir. Yüce Allah Kadir Gecesi’nin “Bin aydan daha hayırlı” olduğunu haber vermiştir. Peygamberimiz de “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır” (Buhari) buyurarak, bu gecenin önemini belirtmiştir.

Ramazan, oruç ve sabır ayıdır

Ramazan ayını önemli kılan etkenlerden biri de, dinimizin temel ibadetlerinden olan orucun bu ay içinde tutulmasıdır. Yüce Allah Kur’an’da “…Kim Ramazan ayına ulaşırsa oruç tutsun” (Bakara suresi, 185. ayet) buyurarak, ramazan ayında oruç tutulmasını emretmektedir. Bu nedenle Müslümanlar ramazan ayı boyunca oruç tutarlar.

Ramazan ayı oruç, ibadet ve sabır ayıdır. Allah’ın rahmet ve bağış kapılarının açıldığı aydır. Sevgili Peygamberimiz, ramazan ayında içtenlikle yapılan dua, ibadet ve iyiliklerin Allah katında daha değerli olacağını bildirmiştir.

**

Salâvat-ı şerife getirmenin fazileti

Efendimiz Aleyhisselam buyurdu:

- Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salâvat getirenler olacaktır.

- Üzerime salâvat getirirseniz Allah da (c.c) sizin üzerinize salâvat getirir.

- Bana salâvat getirin. Nerede olursanız olun salâvatınız bana ulaşır.

- Allah Teala (C.C) buyurdu: “Bir defa salavat getirene Ben ve meleklerim on defa salavat getiririz”.

- Cuma günü ve geceleri üzerime (100) defa salâvat getirenin Allah Teala (c.c) otuzu dünyaya, yetmişi ahrete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.

- Dua ile sema arasında bir engel vardır. Üzerime salavat getirilince engel açılır, dua yerine ulaşır.

- Sünnetimi ihya eden, üzerime salavat getiren, darda kalanlara yardımda bulunanlar kıyamet gününde arşın gölgesinde olacaklardır.

- Sırat üzerinde kalmış, hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm. O anda üzerime getirdiği salavat-i şerife gelip o durumdan onu kurtardı.

- Dün gece acayip bir şey gördüm. Adamın biri Sırat üzerinde düşüp kalkıyordu. O anda üzerime getirdiği salâvat geldi. Elinden tuttuğu gibi Sırat'tan geçirdi.

- Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz,

- Kıyamet günü büyük ecir almak isteyen, üzerime salâvat getirsin.

- Cuma günü üzerime (80) kere salâvat getirenin seksen senelik günahı affolunur.

- Üzerime salavat getirilmeden yapılan hiçbir dua kabul olunmaz.

- Karşılaşan iki mü 'min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır.

- Üzerime (100) defa salavat getirene, Allâh (c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar. İştiyakla daha fazla getiren için kıyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim.

- Üzerime bir günde (1000) defa salâvat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.

- Cuma günü üzerime (100) defa salavat-i şerife getiren kimse kıyamette öyle bir nur ile gelecek ki, eğer o nur bütün mahşer ehline taksim edilse hepsine yeterdi.

- Ömrünü boş yere heba eden kişinin kaybettiği zamanı telafi etmesi için salavat-i şerife ile meşgul olmalıdır. Eğer bütün Ömrünü ibadetle geçirmiş olsan sonra bir defa salavat-ı şerife getirsen, getirdiğin salavat bütün ibadetlerinden daha ağır gelirdi. Çünkü sen kendi gücün nispetinde salavat getirmektesin.

Allah Teala da (C.C) Rububiyyeti hesabıyla senin bir salavatına karşılık sana on salavat getirmektedir.Yani Allah Teala(C.C) sana on defa rahmet nazarıyla bakmaktadır.

Allah Teala'nin (C.C) kuluna nazar-i rahmeti; insin, cinnin ibadetinden daha hayırlıdır. Çünkü Allah (C.C) bir kuluna rahmeti ile nazar edince o kul azaba dûçar olmaz.

- Allah Teala(C.C), perşembe günü ikindi vakti, melekleri salavat-i şerife getirenlerin ismini yazmak için yeryüzüne gönderir. Cuma günü ve gecesi salâvat getirmeyi ihmal etmemelidir.

* Salavat-i Şerife dünya ve ahrette insanin derecesini yüceltir. Onu büyük bir nur sahibi kılar. Kazancı en bol bir ticaret kaynağıdır.

 

**

Meleklerin özellikleri

- Devamlı olarak Allah’a ibadet ve itaatle meşgul olurlar,

- İyilik yaparlar, kötülük yapma kabiliyetleri yoktur,

- Allah’a asla isyan etmezler, karşı gelmezler,

- Erkek ve dişileri yoktur,

- Yemezler ve içmezler,

- Uyumazlar, bizim gibi istirahata muhtaç değildirler,

- Gözle görülmezler,

- Evlenmek ihtiyacı onlarda yoktur.

- Nurdan yaratılmışlardır.

- Yorulmak, usanmak nedir bilmezler.

- Gençlik, yaşlılık gibi durumlara onlarda rastlanmaz.

- Bir anda en uzak mesafelere gidebilirler,

- Kanatları vardır; fakat bu özelliklerini, bizim bildiğimiz kanatlarla karşılaştırmamız doğru olmaz.

- Yerlerde, göklerde, her yerde vardırlar ve her birinin kendisine ait vazifeleri vardır. Bu vazifeleri hakkıyla yaparlar.

Biz melekleri göremeyiz; çünkü her şeyin varlığı kendine göredir. Bizim göremediğimiz daha nice varlıklar var! Ruhumuzu, aklımızı görebiliyor muyuz? Ama ruhumuz vardır, ayni zamanda akıllıyız. Aklımızı göremiyoruz diye kendimizi akilsiz sanabilir miyiz? Işte melekler de ruh gibi, akıl gibi nûrânî bir varlıktır. Sağlam bir akıl bize nasıl doğru yolu gösterirse melekler de bizi hep iyiliğe yönelten kuvvetlerdir. Meleklerin varlığını bütün peygamberler ve ilâhî kitaplar haber vermişlerdir. İlâhî kitaplar peygamberlere melekler vasıtası ile gelmişlerdir. Bunun için, melekleri inkâr etmek aynı zamanda peygamberlerin peygamberliklerini ve ilâhî kitapları da inkâr demektir. Bu ise küfürdür. Böyle bir duruma düşmekten şiddetle kaçınmak lâzımdır.

**

İyilik ve hizmette sıra

Önce kendimizden sorumluyuz. Nefsin, yeme içme gibi maddi ihtiyaçlarını görmek vazifemiz olduğu gibi, onu terbiye edip manevi kirlerden temizlemek de ihmal edilmeyecek bir görevdir. Sonra, sırasıyla ailemiz, çocuklarımız, yakın akraba ve kapı komşularımız gelmektedir.

Ailemizden sonra ilgi, iyilik ve hizmet sırası akrabalık bağımız bulunan fakirlerdedir. Yardım ve iyilik yapılacak fakir akraba olunca iki yönlü sevap vardır: Birisi sadaka sevabı, diğeri de akrabayı gözetme sevabıdır.

Akrabadan sonra kapı komşularımız hak sahibidir. Maalesef günümüzde bu konu çok ihmal edilmektedir. Kendisiyle aynı binada oturduğu fakire ilgisiz kalıp, mahalle veya şehir dışındaki fakirlerin derdine düşen zengin hata etmektedir. Yine elinin altında çalıştırdığı işçileri zekâta muhtaç iken, onların ücretlerini düşük tutup haklarından kesen, bu parayla her sene nafile hacca veya umreye giden, dışarıdaki hayır kurumlarına bağışlarda bulunan, adını duyurmak için bir sürü israf ve masraf yapan işveren de hata içinde olup, sorumludur.

Hz. Aişe validemiz Rasulullah s.a.v. Efedimiz’e iyilik ve ikrama hangi komşudan başlayacağını sorunca, Efendimiz s.a.v. ona şu cevabı verdi:

– Kapısı sana en yakın olan komşudan başla.” (Buharî)

Kapı komşu demek, yüz yüze geldiğin ve sürekli halini gördüğün kimse demektir. Bunun içine her gün beraber olunan iş, yol, ders ve sohbet arkadaşları da girer.

Hz. Rasulullah s.a.v.’in şu uyarıları çok dikkat çekicidir:

“Komşusu aç iken kendisi tok olan kimse, kâmil (olgun) mümin değildir.” (Buharî, Hâkim)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup