HUNKAR SAG GIYDIRME
Oğuz  METİNER

Oğuz METİNER

27.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İyilik

Giderek karanlığa gömülen dünyamızda iyiliğe çok fazla ihtiyacımız var. Her şeye rağmen “iyiler” kurtaracak dünyayı

Hayat iyilerle kötüler arasında süregelen bir mücadele. Günümüzde maalesef bu mücadelenin galibi kötüler oluyor çoğu zaman. Onlar her yerde ve güçlüler. Ticarette, ekonomide, sosyal hayatta, sanatta, edebiyatta…

Kapitalizmin etkisiyle tüketim toplumuna dönüşmemiz bizi iyiliğin kara sularından süratle uzaklaştırmıştır. Eskiden ekmeğini, katığını komşusuyla paylaşan bir toplumken şimdi yediklerimizi sadece sosyal medyada paylaşmaktan övünç duyar hâle geldik. Komşusunun aç ya da tok olduğu kimin umurunda? Dahası büyük şehirlerde çoğu insan komşularını tanımıyor bile.

İnsan, özünde-nefesinde hem iyiliği hem de kötülüğü barındırıyor. İyilerle kötüler arasında dış dünyada süregelen savaş, insanın kendi iç benliğinde de devam ediyor gizlice. Önemli olan içimizdeki kötülük arzularını yavaş yavaş bastırıp yok ederek iyiliğin güzel yüzünü gün ışığına çıkarabilmektir.

Dünya bir tarla. Ne ekersek onu biçiyoruz. Rızkımızı temin etmek için uğramak zorunda olduğumuz o bahçeye öyle bir dalıyoruz ki çıkarabilene aşk olsun. Oysa bizler burada üç beş gün oyalanacak, ekip biçip gidecektik…

“Sorunumuz kötülükle, kötülerle. Bu yüzden günümüzde bilim, sanat, teknoloji, sağlık, sanayileşme gibi pek çok başlığın en üstünde kötülükle mücadele olması gerekiyor.

Oysa iyilik adına yapılabilecek o kadar çok şey var ki… Gidilecek yol oldukça uzun. Ve biz ona ruhen, bedenen, fikren tam olarak hazır değiliz. Yanılgının derin kuyularında hazır olduğumuzu zannediyoruz sadece.

Bugün iyilik adına ne yaptın? Kendin ve geleceğin için. Hiç mi?

Neden?

Günümüz insanı gerçekten iyiliği istiyor mu o da tartışılır. Sürekli iyilerin kaybedip kötülerin kazandığı bu dünyada ancak yeniliği yenilgi büyüyebilecek bir zaferin kaç taliplisi olacak ki?

Asrımızın insanı, birçok değerini yitirerek tüketim, gösteriş ve israf bataklığında boğulmuştur.

… Sosyal adaletsizlik insanların içinde var olan iyilik ateşinin sönmesine neden olmaktadır.

İyilik, güzelliğin kardeşi, dahası ruh ikizi. Bunlara sahip olan insana ne mutlu… İyilik öyle aklına estikçe yapılı verilecek bir şey değil. Birilerinin eline üç beş kuruş sıkıştırmakla, bir garibanın birkaç ihtiyacını karşılamakla sorumluluklarımızın tamamını yerine getirdiğimizi zannediyorsak yanılıyoruz. Küçük de olsa kararlı ve sistemli adımlarla çevremizi aydınlatabilir, dahası ısıtabiliriz. Maldan mülkten ziyade bir iyilik felsefesine, hareketine ihtiyacımız var bizim. Bir misyon geliştirerek bunu yaşantımızın her anına hâkim kılmamız gerekiyor. Ecdadımız iyilik hareketini hem fert hem de toplum nezdinde mükemmel olarak uygulamıştır. Vakıflar, aşevleri, imarethaneler kurmuştur. Esnaf siftahını yaptıktan sonra komşusuna yönlendirmiştir müşterisini o da siftahını etsin diye. Camilerin önlerindeki sadaka taşları meşhurdur. Sağ elin verdiğini de sol el görmemiştir çoğu kez.

Giderek karanlığa gömülen dünyamızda iyiliğe çok fazla ihtiyacımız var. Her şeye rağmen “iyiler” kurtaracak dünyayı. Haktan, adaletten ayrılmayanlar. Sırat-ı müstakim üzerine yürümeye devam edenler. Yusuf’un kendisini kuyuya atan kardeşlerini kurtardığı gibi. Hazreti Nuh’un, gemisine binenleri esenliğin ana karasına çıkarması misali. Varsın onların sayıları az olsun. Bir damladan umman olmasını murat etmişti sevgili. İyiliğin güzelliğin bereketinden çoğalır her şey. Yeter ki sen iyi ol. İyilerin safında yer al. Bir adım at, ardı büyüyerek gelir.

Ercan ATA

Diyanet Dergisi

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.