HUNKAR SAG GIYDIRME
Oğuz  METİNER

Oğuz METİNER

21.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kapat gözlerini kimse görmesin!

Allah seni kem gözlerden, nazardan esirgesin!

Kapat gözlerini cânım! Kapat kimse görmesin!

Sevdiğinsem, arkadaş ol bana. Çoğunun uyuyup kaldığı şu sırada, kapatma da gözlerini, seyret… Âşığın şifâsı, mâşukunun yüzüdür. Mâşukun safâsı, âşığının bakışıdır, neylesin. Diğer yandan, kıskanırım, “Kapat gözlerini, kimse görmesin!”

**

Sandılar ki, yüz; bir çift gözden, dudaktan, yanaktan ibâret. Hâlbuki onların hepsi, sadece kabuktan ibâret… Yüzü güzel kılan, özdü. Bilen bildi, bilmeyen yoluna gitti.

Gün batıyor, gün doğuyor. De ki, kime bu güneşin cilvesi? Dünya, Ay ve Güneş arasındaki bu muhabbet neyin nesi? Sanki diyorum, biz dünyayız, “candan ötemiz” mehtap, Habîbullah-aleyhissalatu vesselâm – güneşlerin güneşi! O hâlde pervâneler gibi o Hak dostunun etrafında dönmek lâzım! O, ayın on dördü gibi nûr saçan güzel, çok şükür ki, bize pervane olmuştur. O hâlde bize de, onun aydınlığında yollar aşmak lâzım! Dünyanın fıtratıdır: Kendi etrafında dönüp durur. Ve Allâh’ın lûtfudur; Dünya o kadar döner de, yine de başı dönüp yıkılmaz. İçinde ateşler yanar, göğünde fırtınalar kopar, yerinde nice fitne cirit atar da, vazifesini bırakmaz dünya!

Daha çok işimiz var kapatma gözlerini! Bak dolunay bize gülümsüyor.

“- Üzülmeyin, uzakta da olsanız, beraberce bana bakıyorsunuz ya, bu ne güzel” diyor.

Sabretmemizi öğütlüyor. Mavi karanlıklar bir gün, elbette sıcacık ve apaydınlık günlerle yer değiştirecek.

Aşk bitmez. Gezer, tozar, yön değiştirir, ama bitmez! Döner dolaşır, yine gönle gelir. Aşksa gelir! Dilerim aşkın Hakk’a, şefkatin de “mâşukun hürmetine bana ve bütün mahlûkâta” olsun. Beni, âşığı olduğum Allah için sev!

İstemem! Kör olma! Yanlışa düşersem, kapatma gözlerini!.. Gör ve ellerimden tutup beni doğruya götür. Gör ve yüreğimden tutup beni güvene taşı!

Gör ve göre göre sev! Rabbimin beni sevdiği gibi sev… Yani? Yani kusur ve günâhlarımı affetmeye, hayırlarımı kabûle ve her hâlükârda yanımda olmaya azmede ede sev. Zayıflığımı kuvvetinle telâfi ede ede sev!

Dualarında yakar ki, bu can, sana daha fazla hasret çekmesin. Bilirim, şimdi sen duâ ederken gözlerin dolar, temelli güzelleşirsin. Allah kem gözden korusun, nazardan esirgesin, “Kapat gözlerini kapat! Kapat kimse görmesin!”

Neslihan Nur Türk

**

Halil İbrahim Bereketi

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış…

Büyüğü Halil… Küçüğü ise İbrâhim…

Halil, evli ve çocuklu… İbrahim ise bekârmış…

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin… Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş… Bununla geçinip giderlermiş…

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar… İş kalmış taşımaya…

Halil, bir teklif yapmış

İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle. Peki abi, demiş İbrahim… Ve Halil gitmiş çuval getirmeye… O gidince, düşünmüş İbrahim: Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine.

Böyle demiş ve, kendi payından bir miktar atmış onunkine… Az sonra Halil çıkagelmiş. Haydi İbrahim…! Demiş, önce sen doldur da taşı ambara. Peki abi…!

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola… O gidince, Halil düşünür bu defa:

Derki: Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek. Böyle düşünerek, kendi payından atar onunkine birkaç kürek…

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider… Ama birbirlerinden habersizdirler. Nihayet akşam olur. Karanlık basar. Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile… Hak Teala bu hali çok beğenir. Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki… Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler. Şaşarlar bu işe…

Aksine çoğalır buğdayları. Dolar taşar ambarları.

Bugün “Bereket” denilince, bu kardeşler akla gelir. Bu bereketin adı Halil İbrahim bereketidir…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.