KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Oğuz  METİNER

Oğuz METİNER

12.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ramazan-ı Şerifi karşılarken

Yaklaşmakta olan Ramazan-ı Şerif, inanmış kalplerde sevinç ve manevî pırıltılar meydana getirmekte ve bu ay ile başlayacak oruç mükellefiyetine ruhen hazırlanmayı amaç edinmektedir.

Hepimiz, günahlara tövbe edip, İslâm yoluna dönüş yapmak, uyanık bir şuur ve Allah aşkı ile Ramazan ayına kavuşmaya gayret göstererek, manevî bir hazırlığa başlamalıyız.

Ramazan’da eda edilecek, yerine getirilecek ibadetlerden kalben bir haz duyabilmek için, bu mübarek ay gelmeden önce kendimizi öylesine hazırlamalıyız ki, yapılacak ibadetler, ruhumuzun gıdası ve hareketlerimizin ayrılmaz bir parçası haline gelebilsin.

Değerli Mümin kardeşlerim! Ramazan orucu, misli olmayan bir ibadettir. Feyiz kanalları toklukla tıkanır, oruç sayesinde açılır. Bir mümin, Allah’ın rızasını kazanmak ve emrini yerine getirebilmek maksadıyla, tan yerinin ağardığı zamandan başlayarak, güneşin battığı vakte kadar, yemek ve içmekten, nefsinin arzularına tabi olmaktan kendini korursa, Allah ile kendi arasında meydana gelen buz dağlarını eritmiş ve ibadetin tam zevkine erişmiş olur.

Nefsin isyana cüret göstermesi her isteğinin yerine getirilmesi, kendisine verilmesi ile başlar. Onun, dinî bir disiplin altına alınması, Allah’ın emri olan orucu tutması ile mümkün olur. Nefsi, kötülüklerden menetmede oruca muadil olacak, yani orucun yerini tutacak herhangi başka bir ibadet yoktur.

Muhterem Mü’minler! Bu mübarek ayı lâyık olduğu şekilde karşılayabilmek için, uzuvlarımızı oruca ortak olacak şekilde, bir edebe alıştırmalıdır. Bunu temin edebilmek için, dile yalan söyletmemeli ve gıybet suçu işletmemeli. Kulağa haram olan konuşmaları ve nağmeleri dinletmemeli; eli dinimizin yasakladığı şeylere uzanmaktan ve can yakmaktan uzak tutmalı, korumalı; ayakları şeytanî yollarda tozlanmaktan muhafaza etmeli, vücut ikliminin sultanı olan kalbi, bozuk inanç ve sapık düşüncelerden ve şehvanî hayallerden temiz tutmalıdır.

Değerli kardeşlerim! Orucun ehemmiyet ve faydalarını belirten bir hadis-i şerife kulak verelim; “Mübarek bir ay olan Ramazan sizin üzerinize nur saçmak üzere geliyor. Aziz ve Celil olan Allah, onun orucunu tutmayı size farz kıldı…

Ramazan-ı Şerif, hakla batılın, hidayetle sapıklığın, iyilikle kötülüğün birbirinden ayırt edildiği aydır.

Ramazan-ı şerif bir yıllık maddî ve manevî kirlerden, hastalıklardan kurtulup temizlenebileceğimiz mübarek bir aydır.

Ramazan ayı insanî duygularımızın kuvvetleneceği, bilinçleşeceği manevî terbiye ayıdır.

Ramazan sabır ayıdır; sabrın mükâfatı ise cennettir.

Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu davranışı onun günahlarının affedilmesine ve cehennemden kurtulmasına vesile olabilir. Kalbinin İslâm’a ısınması, yumuşatılması ve oruç tutmaya teşvik için oruçlu olmayanları da iftara davet etmek, çağırmak muhakkak ki çok faydalı olur.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: Ramazan ayı, evveli rahmet, ortası mağfiret sonu ise ateşten kurtulma ayıdır.

Dileriz Allah’tan, bizleri 27 Mayıs Cumartesi gün başlayacak Ramazan ayına en iyi şekilde hazırlanabilen salih kullarından eylesin.

 

 

 

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.