• 24 Haziran 2017, Cumartesi 13:24
Oğuz METİNER

Oğuz METİNER

Ramazan’ı uğurlarken

Daha dün denecek kadar kısa bir zamanda, büyük bir sevinçle; “Merhaba ya Şehri Ramazan Merhaba” diyerek karşıladığımız, Şehr-i Mübarek’i bugün büyük bir hüzünle, “Elveda ya Şehri Kuran elveda” diyerek uğurluyoruz.

Şu anda mahzunuz. Çünkü Ramazan gibi rahmet, hidayet, mağfiret ve bereket ayı bizlere son gününü yaşatmaktadır. Diğer taraftan sevinçliyiz çünkü neşe, huzur, sevinç günü olan BAYRAM gününün ARİFESİNDEYİZ.

Ramazan-ı Şerif öyle bir aydır ki, onu hakkıyla ihya edebilen için bundan daha kârlı bir ay olamaz.

Aziz Müminler: Gerçi Ramazan-ı Şerif bizden ayrılmakla, hepimizi meyus ve mahzun bırakıyor.

Fakat ondan hakkıyla hissesini alabilen, onu güzelce ihya edebilen, o ayda birbirleriyle muhabbetleşen, fakir ve düşkünleri, muhtaçları gözeten, onu memnun ederek uğurlayan ve böylece bayrama hazırlanmış olan müminlere Ramazan ayının hayır ve bereketi aylarca, hatta yıllarca yeter.

Nasıl ki onda indirilen Kuran-ı Kerim kıyamete kadar yetecek, devam edecek, bu Kuran’ın nuruna Ramazan ayında kavuşan Müslümanlara da Ramazan’ın feyzi ilelebet yetecektir.

Değerli müminler: Hiç kimse, Ramazan geçiyor diye Müslümanlık bitti zannetmesin. İslâm ahlâkı, Kuran ahkâmı da geçti diye aklına gelmesin. Ramazan on iki aydan biridir, o geçer.

Fakat o ayda insanlığa gönderilen Kuran-ı Kerim ve Kadir Gecesi’nde doğmaya başlayan İslâm Güneşi hiçbir zaman asla geçip gitmez.

Bizlere veda eden çok bereketli misafirimizi, kendimizden şikâyetçi olarak değil, Allah’ın huzurunda bizlere şefaatçi olarak uğurlayalım.

Muhterem kardeşlerim: Şunu da unutmayın ki, sizler deruni haz ve neşe içinde bayrama hazırlanırken, kaderinden, yoksulluğundan, herhangi bir derdinden dolayı bu neşeden mahrum kalan mümin kardeşlerinin acılarını hafifletmeyi unutma. Onları da sevindirmekten geri kalma.

Belki hiçbir amelin değil de, bunların derdini hafifletmen, bayrama onları hazırlamış olman seni Ramazan’ın ve Kuran’ın şefaatine mazhar eder.

Cenab-ı Hak bütün Müslüman kardeşlerimizin oruçlarını, teravihlerini kabul ederek, daha nice Ramazanlara ve Bayramlara erişmelerini nasip etsin.

Cennetiyle müjdelenen kullarından eylesin.

---------------

İftar       : 20.14

İmsak    : …

Teravih : ...

------------------

İftar duası

Allah’ım, ancak Senin rızan için oruç tuttum ve yalnız Sana iman ettim.

Orucumu Senin rızkın ile açtım. Şükürler olsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete.

Allah’ım, inananları bağışla, ülkemize birlik, dirlik ve bolluk ver. Vatanımızı ve bizi her türlü felâket ve musibetlerden koru.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Aldanma dünyanın sahte yüzüne

Dünya, insanoğlunun geçici hanesi… Âlem-i ervahtan (ruhlar âleminden) âlem-i dünyaya, oradan da ahret yurduna doğru seyreden bir yolculukta dünyaya geçici ve insanı aldatıcı heveslerle dolu bir mekândır.

Yunus ne güzel ifade ediyor:

Bilirim seni, yalan dünyasın,

Evliyaları olan dünyasın,

Kaçan kurtulmaz, senin elinden,

Demir kafesler ören dünyasın.

Annesinden günahsız, tertemiz, saf ve pâk olarak dünyaya gelen insan, dünyanın içine daldıkça kendinden uzaklaşır ve dünyanın ihtiras yüklü hamuruna karışır.

Bu dünya var olduğu tarihten itibaren kimseye yâr olmadığı gibi, bize de yâr olmayacaktır. Dünya bir mevsimdir. Hatta mevsimlerden sonbahardır. Hep bir hazan, hep bir hicret ve hep bir ötelere göç vardır buradan… Mütemadiyen bir gidiş ve bir bitiş olan bu dünyanın sahte gösterişine aldanmamak gerek…

***

Evlerimizde önce iyi niyet

Niyet, yapılan işin rengidir. Bir işe hangi niyet ile başlarsak, o kapılar bize açılır.

Evlilik, haramdan uzaklaşmak için bizlere verilen bir öğüttür. Peygamber Efendimiz –sallâllâhu aleyhi ve sellem- evliliğin bu yönünü şöyle ifade buyurur:

“Gençler, evlenin! Çünkü evlenmek, sizi harama göz dikmekten alıkoyar.”

Evlilik bağı, insanı öncelikle yalnızlıktan kurtaran ve insanı güçlü kılan bir bağdır. İnsan, sosyal yönü olan bir varlıktır. Uzun süreli “yalnızlık ve tek başına kalma isteği” depresyon gibi rûhî hastalıkların habercisidir. Eskiler, “İnsan, insanın zehrini alır.” Diyerek bu hakikate işaret etmişlerdir.

İnsan paylaştıkça, başka dünyalara dokundukça zenginleşir. Evlilik de insanlara paylaşmayı öğretir. Sadece kendisine ayırdığı kalbini paylaşmaya başlar insan önce… Sonra duygularını, düşüncelerini, hayallerini paylaşır. Ardından aynı mekânı, içindeki her şeyle beraber bir evi ve koskoca bir hayatı paylaşırlar. Evler, evliliğin ilmek ilmek dokunduğu; paylaşmanın zirve yaptığı mekânlardır.

Evlilik ile “ben” olan insanın, “biz” olma macerası başlar. İnsan, toplumla kaynaşır; fert olmaktan çıkarak cemiyette rol üstlenmeye başlar. Hazret-i Hatice –radıyallâhu anhâ-‘nın Peygamber Efendimizin en zor zamanlarında sıkıntısını paylaşması, O’nun yüklerini hafifletmesi, sabır, destek, teşvik ve tesellîleri ne kadar anlamlıdır. Bu mânâda eşler, birbirlerinin koltuk değneği gibidir. Kim yorulursa, diğerine yaslanarak dinlenir. Kim yere düşmüşse, o diğerini tutup kaldırır. Bu çetin ve bâdirelerle dolu hayat yolculuğunda, ikisi de birbirinin eksiğini dolduran, başı sıkıştığında derdine ortak olan hayat yoldaşıdır.

Eşler varlıklı zamanlarda refahı paylaştıkları gibi, yokluk ve dert zamanında da sabrı paylaşabilmelidirler. Ancak o zaman hayat müşterek olur, gönüller birleşir, kalpler kaynaşır. Eşler birbirinin en samimi arkadaşı, en vefâkâr yoldaşı, en mahrem sırdaşıdır. Bu seviyede birbirine bağlanan eşleri hiçbir zorluk yıldıramaz, hiçbir deprem sarsamaz. Hayat böyle paylaşılınca, günün getirdiği yorgunluk ve dertler, kapı eşiğinden içeri giremez.

Kadın ve erkek, Allâh’ın farklı yarattığı iki cinstir. Birbirinin aynı değildirler. Aynı olmamaları güzeldir, birbirini tamamlar. Her birinin algıları, yaşayışları, duruş ve oluşları farklıdır. Özde insan olma yanlarını cinsiyet farklılaştırır. Erkek-kadın farkı, rekabet edilecek bir yan değildir. Bu fark, yok edilmesi gereken bir özellik değil; aksine kabullenilip devam ettirilmesi gereken bir güzelliktir. Erkek-kadın farkı, hayatın rengi ve bereketidir. Erkek; güç ve koruma yanıyla, kadın nezâket, letâfet yanıyla birbirini tamamlar.

Sadâkat evin harcıdır. Sadâkat, sadece yatak odası ile sınırlandırılmamalıdır. Eşlerin duygusal bağını engelleyen her türlü hayat biçimi, birbirine bağlılığa tesir ediyorsa, sadâkatsizlik söz konusu olabilir. Tv, internet, sosyal görüşmeler eşlerin birbirine olan zamanına, ilgisine zarar veriyorsa âcilen müdâhale edilmeli ve durum iyileştirilmelidir.

Eşinin yüzünden çok, bilgisayar ve televizyon ekranına bakan eşler arttıkça, âile içi görüşme ve paylaşmalar azalmakta ve insanlar, sanal âlemde gördükleri ile eşlerini ve âile hayatlarını kıyaslamaya başlamaktadırlar. Bu şekilde gerçek hayatla bağı kopan âilelerin ise, can damarı kesilmiş demektir.

Unutulmamalıdır ki, her evlilik, biricik ve özeldir. Başkasıyla kıyaslanmaya başlanan evlilikler, eşleri birbirinden uzaklaştırmakta ve âileyi yıkıma doğru sürüklemektedir. Bu yüzden eşimizin yüzüne bakalım, evlilik ve yuvamıza emek verelim. Zamanında bakımı yapılmayan tarlalarda ayrık otlarının bitmesi normaldir.

Şebnem Dergisi

Esin TÜCCAR

***

Elveda ya şehru Ramazan

Geldin geru gider misin?

Elveda ya Şehru Ramazan

Bizi garip ider misin

Elveda ya Şehru Siyam

Ne tez giddin doyamadık

Günlerini sayamadık

Sana izzet kılamadık

Elveda ya Şehru Kuran

Çoktur bizim isyanımız

Mazur olsun noksanımız

Onbir aylık sultanımız

Elveda ya Sehru Gufran

Varub dergâha ağlama

Dertli yüreğim dağlama

Bizden şikâyet eyleme

Elveda ya Şehru Ramazan

Yarab bize hidayet kıl

Medet eyle inayet kıl

Suçumuz çok mağfiret kıl

Elveda ya Şehru Siyam

Kulun söyler bu sözleri

Sen kabul et niyazları

Bitti teravih namazları

Elveda ya Şehru Ramazan.

ALLAHIM

Rızan için orucumu

Tamam ettim kabul eyle,

Sana olan farz borcumu

Eda ettim kabul eyle

Şükür bana sağlık verdin

Bu günlere eriştirdin

Bayramına yetiştirdin,

Şükranımı, kabul eyle.

Ben halimden yakınırım

Umut, umut bakınırım,

Günahlardan sakınırım

Tövbe ettim, kabul eyle

Doğru yolda yürüt beni

Görmek ister canım seni,

İhsan eyle cennetini

Dergâhına, kabul eyle.

------------------------------------------------------------------------------------

İFTAR SOFRASI

Tavuklu bayram ziyafet

Malzemeler:  1 bütün tavuk,  tarhun otu,  defneyaprağı,  tane karabiber,  tuz, 1 kuru soğan

Üzeri için:  1 çorba k. Mayonez,  1 çorba k. limon suyu

Pilavı için:  3 su b. Pirinç,  1 haşlanmış havuç,  1 çay b. Bezelye,  1 çay b. Mısır, 3 kırmızıbiber, 1 çorba k. Tereyağı,  sıvıyağ,  1 su b. tavuk suyu,  su, tuz

Hazırlanışı: Tavuğun üzerine sürmek için ilk önce mayonez ile limon suyunu karıştırın. Fırın tepsisine bütün tavuğu alın. Tavuğun içine tarhun otunu, defneyaprağı, tane karabiber, 1 adet kuru soğanı ilave edin. Tavuğun içine en son tuz ilave edin. Tavuğun üzerine mayonez sosu sürün. Önceden ısıtılmış olan 180 derecelik fırında pişirin.

Pilavı için ise tencereye tereyağını ve sıvıyağı alın. Üzerine 3 su bardağı pirinci ilave edin ve kavurun. 3 adet kırmızıbiberi ince olarak kesin. 1 adet haşlanmış havucu küp olarak kesin. Pirincin üzerine kırmızıbiberi ve havucu ilave edip sotelemeye devam edin. Üzerine bezelye ve tane mısır ilave edin. Üzerine 1 su bardağı et suyu ilave edin. Üzerine sıcak su ilave edin ve pilavı pişirin. Pilav piştikten sonra servis tabağına pilavı alın. Pilavın üzerine fırından çıkardığınız tavuğu ilave edip servis edin.

***

Mantarlı kıymalı börek

Malzemeler: 400 gr kıyma, 250 gr mantar, 2 adet yumurta, 6 adet milföy hamuru, 4 yemek kaşığı galeta unu, 1/2 su bardağı un, 3 yemek kaşığı Sana, 2 diş sarımsak, 1 çay kaşığı kırmızıbiber, Tuz, karabiber

Hazırlanışı: Mantarları yıkadıktan sonra ince ince dilimleyin. Bir tavada 2 kaşık Sana yağını eritin. Kıymayı katıp iyice kavurun. Kıyma kavrulunca ezilmiş sarımsak ve mantarları ilave edin. Suyunu tamamen çekinceye kadar pişirin. Tuz, karabiber ve kırmızıbiberi katıp karıştırın. Ateşten alarak ılımaya bırakın. Ilıdıktan sonra çırpılmış yumurtaları katıp karıştırın. Tezgâha alüminyum folyo serin. Hamurun yapışmaması için un serpin. Milföy hamuru yapraklarını uçları üst üste gelecek şekilde dizin. Merdane ile iki misli büyüklüğüne gelene kadar genişletin. Açtığınız hamurun üstüne 2 yemek kaşığı galeta unu serpin. Mantarlı kıymayı üzerine yayın. Alta yaydığınız folyo yardımıyla hamuru rulo yapın. Kalan 1 kaşık Sana ile hamuru yağlayın. Kalan 2 kaşık galeta ununu serpin. Rulonun birleşim yeri alta gelecek şekilde fırın tepsisine yerleştirin. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişirin. Dilimledikten sonra sıcak olarak servis edin.

***

Fındıklı çikolata soslu kek

Malzemeler: 3 Yumurta, 1,5 Su bardağı tozşeker, Yarım su bardağı süt, Yarım su bardağı yağ, 2,5 Su bardağı un, 1 Su bardağı damla çikolata, 2 Yemek kaşığı kakao, 1 Küçük kase çikolata sos (hazırda kullanılabilir), Tarife uygun süt, 1 çay bardağı pirinç fındık, Kabartma tozu, Vanilya

Yapılışı: 3 yumurta ve toz şekeri 7 dk. boyunca mikser ile çırpın. Süt ve yağı ilave edin çırpmaya devam edin. Unu eleyip karışıma aktarın. Vanilya ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırın. Kek hamurunu 2’ye bölüp 2 yemek kaşığı kakao ile kek hamurunun birini karıştırın. 1 su bardağı damla çikolatayı ilave edin. Ayırmış olduğumuz diğer hamura pirinç fındığı ilave edip karıştırın. Kek kalıbını yağlayıp unlayın. İlk olarak pirinç fındıklı hamurun yarısını dökün. Kakaolu hamurun hepsini ilave edip geriye kalan pirinç fındıklı hamuru da ilave edin. Düşük ısıda 50 dk pişirin. Pişen kekimizi kalıptan çıkartıp önceden hazırladığımız çikolata sosu ile güzelce kaplayalım ve toz fındık ile süsleyelim.

***

Paylaşma mevsimi ramazan

Derleyen: Nesrin BEDRY

İradeleri merhametle eğiten ve özgürleştiren oruç ibadetinin yerine getirildiği evrensel mesajını anlamak ve

içselleştirmek üzere Kur`an-ı Kerim’in daha çok okunduğu, insani ve ahlaki erdemlerin daha güçlü bir şekilde hayata yansıdığı, sosyal yardımlaşmanın ve paylaşmanın arttığı, birlik ve beraberlik ruhunun canlandığı müstesna bir zaman dilimi olan ramazan ayına erişmenin hazzını yaşadık.

Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı ramazan ayı; eskimez öğüt ve çağrısıyla her dönem insanlığı aydınlatan, rehberliğiyle insanlığı mutluluğa ve huzura götüren, taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlak ve erdem ilkeleriyle daima taze ve yeni kalan Kur’an’ın indirildiği bir aydır.

Ramazan, İslam’ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını bütün insanlığa gösteren Allah Rasulü’nün, “İnanarak ve karşılığını yalnız Allah’tan umarak ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır" müjdesinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma ayıdır.

Ramazan, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah’ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, nimete ulaşamayan insanların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği oruç ayıdır.

Baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bu günlerde iradeleri güçlendiren oruç, cömertliği, ikramı

ve paylaşmayı öğreten iftar, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih, hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur, bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi, akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dinî duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler, toplumun sosyal yaralarını saran zekât ve fitreler, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile ramazan ayı, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına ve Müslümanlar olarak arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olur.

Asırlardır din ile bağını koparmadan sürdüren ve onu hayatına rehber edinen milletimiz, ramazan ayının esenliğini, insanlığı mutluluğa erdiren manevi atmosferini nefislerinde, ailelerinde ve toplumlarında yaşamış ve

yaşatmış, sevinçleri ve üzüntülerini birlikte paylaşmış, sofralarını ve gönüllerini muhtaçlara açmış, ramazan ayını sadece dinî değil, sosyal ve kültürel hayatları için de canlı bir dönem haline getirmişlerdir.

Fert ve toplum olarak merhamete, sevgi ve saygıya ve birbirimizi anlamaya muhtaç olduğumuz günümüzde, ramazan ayının insanların yalnız kendi dünyalarında, kendi hanelerinde, kendi sofralarında yaşadıkları bir neşe olarak kalmaması, güzelliklerin yoksullarla, yetimlerle, kimsesizlerle ve yüreği yaralı insanlarla her zaman paylaşılması dileğiyle…

***

Ramazanı Şerif geldi gidiyor

Otuz gün boyunca misafir ettik,

Ramazan-ı Şerif geldi gidiyor.

Huşu içinde oruçları tuttuk,

Ramazan-ı Şerif geldi gidiyor.

Oruçla Ramazana önem verdik,

Sonunda Kadir Gecesini gördük.

Arefe ile bizler sona erdik,

Ramazan-ı Şerif geldi gidiyor.

Gündüz vakti otuz gün oruç tuttuk,

Akşam oldu Teravihlere gittik.

Zekâtla Fitremizi teslim ettik,

Ramazan-ı Şerif geldi gidiyor.

Günde beş vakit namazları kıldık,

Ramazan-ı Şerifle huzur bulduk.

Zikirle ibadetle meşgul olduk,

Ramazan-ı Şerif geldi gidiyor.

Yusuf Ramazan bitti napacağız?

Şimdi biz artık bayram yapacağız.

Büyüklerin elini öpeceğiz,

Ramazan-ı Şerif geldi gidiyor.

Yusuf Tuna

***

Sonu bayram olan ay

Ramazan ayı bayramla son bulmaktadır. Başlangıcından sonuna kadar güzelliklerin yaşandığı ve her türlü ibadet ve taatın hayata geçirildiği, hayır ve yardımların yapıldığı ayın sonunda insanları huzur, mutluluk ve sevinç hâli beklemektedir. Ay boyunca sahurlara kalkılmış, oruçlar tutulmuş, iftarlar yapılmış, teravihler kılınmış, hatimler ve duaları yapılmış, zekat, sadaka ve fitreler verilmiş, evler, bahçeler temizlenmiş, her şeyden önce ruhlar ve gönüller arındırılmış, kötü alışkanlıklar terk edilmiş, iyi ve güzel davranışlar hayat tarzı haline getirilmiş ve fıtrata uygun yaşama bir ideal olarak zihin ve gönüllere kodlanmış bir ruh haliyle yarın bayram namazlarına gidilecek.

Bayram namazı kılındıktan sonra, başta imam ve müezzin olmak üzere herkesle bayramlaşılmış, dargınlar barışmış, toplumsal kardeşlik atmosferi oluşmuş bir ortamda bayram havası yaşanmaktadır. Ramazan Bayramı’nda, camiden çıkıldıktan sonra insanlar ailelerinin yanlarına giderek onlarla bayramlaşırlar ve birlikte yemekler yenilir. Daha sonra komşular, akrabalar ve tanıdık -tanımadık hemen herkesle bayramlaşma süreci başlar. Bu süreç birey ve toplum açısından coşkunun ve mutluluğun zirve yaptığı zaman dilimleridir. Aynı zamanda toplumsal barış ve huzurun en yoğun yaşandığı anlardır.

Cenab-ı Hak bütün Müslüman kardeşlerimizin oruçlarını, teravihlerini kabul ederek, daha nice Ramazanlara ve Bayramlara erişmelerini nasip etsin.

 

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
2 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
4 YENİCAMİ AK 12 6 3 3 9 21
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 4 2 6 -9 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup