• 22 Haziran 2017, Perşembe 11:08
Oğuz METİNER

Oğuz METİNER

Rüşvetin toplum hayatına zararları

Toplumda güven ve itimat bağlarını koparan, fertleri haksız kazanç sahibi yapan, dinimizin kesinlikle yasaklamış olduğu toplumsal hastalıklardan biri de rüşvettir. Rüşvet, iş yapma durumunda bulunan bir kimsenin yasalar ve mevzuat ölçüleri içinde işi yapmayıp, ondan herhangi bir menfaat sağlamasıdır.

Kısacası kişinin görevi gereği yapması gereken işten dolayı, hakkı olmadığı halde iş sahibinden çıkar sağlamasıdır.

İslâm dini, hangi isim altında olursa olsun, rüşveti haram kılmıştır. Alan da, veren de günah işlemiş olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) “Rüşveti veren de alan da ateştedir.” “Ebu Davud, Akdiye, 4; Mecmeu’z-Zeva’id, c.4, s.199 buyurmuşlardır.

Rüşvet, toplumu felâkete götüren tehlikeli bir hastalıktır. Böyle toplumlarda haklı hakkını alamaz. İnsanlar arasında kin, nefret, dedikodu, güvensizlik ve haset yaygınlaşır. Makam ve mevki sahibi olanlarla maddi gücü olanlar, hakkı olmayan şeyleri kolayca elde ederler. Rüşvet yüzünden kaçakçılık ve vurguncular çoğalır, toplumda huzursuzluklar daha da fazlalaşır. Bürokraside haksızlıklar artar, devlet idaresi zaafa uğrar. Adaletin yerini adaletsizlik ve zulüm alır.

İşte bunun için İslâmiyet, rüşveti haram kılmıştır.

 

--------------

İftar    : 20.14

İmsak : 03.38

Teravih: 21.47

------------------

 

İftar duası

 

Allahım, ancak Senin rızan için oruç tuttum ve yalnız Sana iman ettim.

Orucumu Senin rızkın ile açtım. Şükürler olsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete.

Allahım, inananları bağışla, ülkemize birlik, dirlik ve bolluk ver. Vatanımızı ve bizi her türlü felâket ve musibetlerden koru.

 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

AYET KÖŞESİ

 

“Allah, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.” (Sura, 25)

 

 

HADİS KÖŞESİ

 

Peygamberimiz (s.a.s.) buyuruyor ki; “Ara bozmak için lâf götürüp getiren kimse cennete giremez” (Buhari)

“Şüphesiz insanların en kötü olanları da ikiyüzlü olan kimselerdir ki, birine bir yüzle, diğerine başka bir yüzle gelirler (Buhari)

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Bir dosttan nasihat

 

Şu dünyada dost istersen Allah yeter.

Delil istersen Hazreti Muhammed yeter.

Nasihat istersen Hazreti Kuran yeter.

İbret almak istersen ölüm yeter

Bunlar da yetmez dersen narı cehennem yeter.

Kader ne ise, olur etme merak.

Uyma kendi nefsine hakkın emrine bak.

Altından ağacın olsa, zümrütten yaprak.

Akıbet gözünü doyurur bir avuç toprak

Bul, erbabına danış, akıl deme ki ferasettir.

Sakın havai nefsine uyma sabrın sonu selâmettir.

Zaman ahir zamandır, Zuhur eden alâmettir.

Ne aldandın behey şaşkın bu can sana emanettir.

Çok diyarı gurbet gezdim

Ne zengini gördüm tok ne fakiri aç.

Mevlâm ver ki bana öyle bir taç,

Namerde değil merde dahi etme muhtaç.

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

NE OL, NE OLMA

 

Paranı ver, selâm ver, canını ver ama SIRRINI VERME!

Günlerini say, servetini say, büyüklerini say ama YERİNDE SAYMA!

Emek ver, kulak ver, bilgi ver ama hiç bir zaman BOŞ VERME!

Satıcı ol, alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol ama BÖLÜCÜ OLMA!

Eşini beğen, işini beğen, aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!

Fidan büyüt, gariban doyur, çocuk besle ama KİN BESLEME!

Davet et, hayret et, affet, tövbe et ama İHANET ETME!

Hedefe koş, yardıma koş, ama ORTAK KOŞMA!

Elini aç, gözünü aç, kapını aç ama AĞZINI AÇMA!

Okumaktan zarar gelmez oku, ama LANET OKUMA!

Rakibini geç, sınıfını geç, ama GÜLÜP GEÇME!

Eval, araba al, abdest al, ama BEDDUA ALMA!

Zulmü devir, nefsi devir ama ÇAM DEVİRME!

Yaklaş, konuş, tanış ama UŞAKLAŞMA!

Doğrul, devril ama EĞRİLME!

Seslen, uslan ama YASLANMA!

İtil, atıl ama SATILMA!

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bahar Çiçeklerim

 

O kadar çok çiçek yetiştirdim ki

Değişik yörelerden, değişik renklerden

Değişik kokulardan…

Onları çorak topraklardan aldım.

Bulut gibi yağdım üzerlerine, kurumasınlar diye!

Yüreklerindeki çakıl taşlarını temizledim.

Çabuk büyüyüp yeşersinler diye

Gözlerimle dokundum gözlerine,

Kiminin nemliydi, kiminin ıslak

Kimininse tomurcuklanmaya yüz tutmuştu hayalleri

Güneş oldum, bulut oldum,

Dört mevsim oldum,

Zorluklarla karşı karşıya geldikleri zaman,

Mücadele etsinler diye, fırtına oldum

Hepsini ayrı ayrı sevdim

Onların hiçbirisi şimdi yok yanımda.

Kim bilir nerde ne yapıyorlar?

Her derse başlamadan önce,

Onlara şöyle derdim:

Sizler benim kanatlarımsınız,

Olur ya bir gün uçamaz hâle gelirsem,

Siz her kanat çırptığınızda,

Ben hayat adına göklerde uçtuğumu hissedeceğim!

Her konduğunuz daldan bir şeyler alın!

Ve bir şeyler bırakın geriye,

Benim sevgili öğrencilerim!

Mevsimleri değiştiren “bahar çiçeklerim”

Dünyada öyle güzel işler yapın ki,

Cennet’teki gül bahçeleri size imrensin.

 

Mihrican SAĞLAM

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Oruç ile ilgili hadisler

 

“Nice oruç tutanlar vardır ki, oruçlarından onlara, açlık ve susuzluktan başka bir şey kalmaz.”

“Oruç yalnız yemeyi, içmeyi terk etmekten ibaret değildir. Oruç, faydasız lâftan, boş vakit geçirmekten ve kötü söz söylemekten de vazgeçmektir.

Şayet biri sana sataşır veya cahilce davranırsa “ben oruçluyum, ben oruçluyum” de. (Karşılık verme).”

 

***

 

İFTAR SOFRASI

 

Fırında köfteli yaz türlüsü

 

Malzemeler: 5 adet patlıcan, 2 adet kabak, 2 adet orta boy patates, 3-4 adet domates, 2-3 adet yeşil biber

1 orta boy soğan, 3-4 diş sarmısak

Köftesi için: 500 gr. Kıyma, 1 adet kuru soğan, kırmızıbiber, karabiber, kimyon, yenibahar, tuz, 2 yemek kaşığı galeta unu

Yapılışı: Patlıcanları oldukça iri doğrayın. Üzerlerine bir yemek kaşığı kadar tuz atıp 1 saat kadar bekletin.

Bu süre sonunda yıkayıp, bir bezin içinde suyunu alın. Tencereye koyduğunuz bol zeytinyağında patlıcanları kızartın. Kabak ve patatesleri de aynı büyüklükte doğrayıp kızartın. Pişireceğiniz tepsiye alın. Üzerine soğanı, sarımsakları, biber ve domatesleri doğrayın ve hepsini harmanlayın. Köfte malzemelerinin hepsini bir kaba alıp 5 dakika kadar yoğurun. Oval köfteler yapıp, sebzelerin üzerine dizin. Üzerine 1 çay bardağı kadar su gezdirip, alüminyum folyoyla kapatın. 200 derecelik fırında 40 dakika kadar pişirin.

 

***

 

Makarnalı Su Böreği Tarifi

 

Malzemeler: 2 adet yufka, Yarım paketten biraz daha fazla kelebek makarna, 450 gr. beyaz peynir, 1 tutam maydanoz, 3 çorba kaşığı tereyağı,

Sosu İçin: 3 adet yumurta, 2 su bardağı süt, 1 tatlı kaşığı tuz, Yarım çay bardağı sıvı yağ

Üzerine: 1 çorba kaşığı tereyağı

Hazırlanışı: Geniş bir tencereye yeteri kadar sıcak su koyup, kaynatın. İçerisine 1 tatlı kaşığı tuz ve sıvı yağ ekleyip kelebek makarnayı ilave edip pişmeye bırakın. Makarna pişince suyunu süzün ve geniş bir kap içine alıp, sıcağıyla tereyağı ekleyip eriyene kadar karıştırın.

Peyniri çatalla ezin ve makarnaya ilave edin. İnce doğranmış maydanozu ve tuzunu ekleyip güzelce karıştırın. Sos malzemelerini çukur bir kap içine alıp iyice karıştırın. Böreği pişireceğiniz fırına dayanıklı kabı yağlayın,1 adet yufkayı kenarları dışta kalacak şekilde serip, makarnalı karışımın yarısını buraya boşaltıp, sostan gezdirin.

Dışta kalan yufkaları makarnanın üzerine kapatıp, tekrar sos gezdirin. Diğer yufkayı da aynı şekilde makarnanın üzerine açıp aynı şekilde hazırlayın.

Kalan sosu yufkanın üzerine gezdirin ve tereyağı parçalarını koyup, üzerini streç filmle kaplayıp 1 gece

buzdolabında beklettikten sonra önceden ısıtılmış 180 derecede üzeri kızarana kadar pişirin.

 

***

Muhallebili Kurabiye Tarifi

 

Hamur malzemesi: 1 paket margarin (250g), 3 su bardağı un, 3 yemek kaşığı yoğurt

Muhallebisi için: 1 su bardağı süt, 2 yemek kaşığı un, 1 su bardağı toz şeker, 1 adet yumurta, 1 paket vanilya

Üzeri için: Pudra şekeri

Hamur yoğurma kabına margarin, un ve yoğurdu alarak kıvamı ele yapışmayacak şekilde hamur elde ediyoruz. Hamurun üzerine nemli bir bez örterek oda sıcaklığında 1 saat dinlendirin.

Muhallebiyi hazırlamak için küçük bir tencereye süt, un, yumurta, şeker ilave edilerek iyice çırpılır. Karışım koyulaştıktan sonra 5 dakika kadar daha çırpılır ve ocaktan almadan vanilya ilave edilir.

Muhallebiyi soğuttuktan sonra dinlenmiş olan hamuru merdane yardımı ile 0,4cm kalınlığında açın ve su bardağı ile daireler kesin. Her bir hamur parçasının üzerine hazırladığınız muhallebiden 1 tatlı kaşığı kadar koyun ve yarım ay şeklinde kapatın. Yağlanmış tepsiye dizerek önceden 170 derecede ısıttığınız fırında hafif pembeleşinceye kadar pişirin. Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serperek servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.

 

///////////////////

 

Allah Yolunda Hizmetin Fazileti

 

Derleyen: Nesrin BEDRY

 

Sevgili Peygamberimiz (SallAllahu Aleyhi Vesellem) Efendimiz'in mihmendârı, İstanbul’umuzun mânevî sultânı Ebû Eyyûbi’l-Ensârî (r.a.) hazretleri anlatıyor:

“Resûlüllah (SallAllahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu: ‘Allah yolunda bir sabah ya da bir akşam yürüyüşü, Güneş’in, üzerine doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır.”

Buhârî, Sahîh, Cihad, 7, 73.

 

Ka‘b bin Ucre radıyallâhü anh anlatıyor:

“Bir adam Nebiyy-i Muhterem sallallâhü aleyhi vesellem’e uğramıştı. Resûlüllah’ın (SallAllahu Aleyhi Vesellem) ashâbı, bu adamın kuvvet ve kabiliyetini görünce,

− Yâ Resûlellah, bu adam Allah yolunda cihad etseydi ne güzel olurdu, dediler.

Resûlüllah (SallAllahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu:

− “Bu adam, küçük çocuklarının geçimini temin etmek için çıktı ise, Allah yolundadır.

“Yaşlı anne ve babasına hizmet için evinden çıkmışsa, Allah yolundadır.

“Çalışıp nefsini dilencilikten korumak için çıkmışsa, Allah yolundadır.

“Âilesinin geçimini temin etmek için çıkmışsa, Allah yolundadır.

(Çalışıp kazandığının) çokluğuyla övünmek, (zenginliğiyle gururlanmak) için çıkmışsa, tâğutun (şeytanın ve nefs-i emmârenin) yolundadır.”

Taberânî, Mu‘cemü’s-Sağîr, (Terc.) 2, H. no: 650.

Allah-ü Zül-Celal, insanoğlunu eşref-i mahlûkat olarak yaratmış, ona akıl nimetini bahşetmiş ve Peygamberleri vasıtası ile hak yolu göstermiştir. Bütün peygamberler insanoğluna hakkı öğretmek ve onu dünya ve ahirette saadet ve selamete kavuşturmak vazifesi ile gönderilmişler ve bu uğurda pek çetin meşakkatlere sabır göstererek bu vazifelerini yerine getirmişlerdir. Hatemü’l-Enbiyâ olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah yolunda hiç kimsenin karşılaşmadığı sıkıntılarla karşılaşmış, pek çok eziyetler çekmiştir. Sahabe-i Kiram Hazeratı, gerek Hz. Peygamber zamanında gerek Hulefâ-i Râşidîn döneminde Allah yolunda pek büyük hizmetler yapmışlardır.

Daha sonra gelen İslam büyükleri ve müslümanlar da insanlığın İslamiyet’le şereflenmesi ve kurtuluşu için çok büyük gayretler göstermişler; bu uğurda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak milyonlarca insanın hidayetine vesile olmuşlardır.

Allah yolunda yapılan bu hizmetlerin Allah ve Resulü indindeki kıymeti çok büyüktür. Cenab-ı Hak birçok ayet-i kerimede Allah yolunda gayret edilmesini ve bu uğurda sebat gösterilmesini tavsiye buyurmuş; bunun karşılığında da hem dünyada hem de ahirette bir çok nimetler va’detmiştir. Nisa Suresi’nin 95. ve 96. ayet-i kerimelerinde mealen şöyle buyruluyor: “Mü’minlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturanlarla, Allah yolunda malları ve canlarıyla hizmet edenler bir olmaz. Allah, malları ve canlarıyla hizmet edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de güzellik vaat etmiştir; ama hizmet edenleri çok büyük bir ecirle oturanlardan üstün kılmıştır. O’nun tarafından dereceler, bağışlama ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayıcı ve merhamet edicidir.”

Yine Saf Sûresi’nin 10 ila 13. ayeti kerimelerinde “Ey iman edenler! Sizi elim bir azaptan kurtaracak olan ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve Rasülüne iman eder, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda hizmet edersiniz. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. İşte bu takdirde Allah, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere yerleştirir. İşte en büyük kurtuluş budur. Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah’tan büyük bir yardım ve yakın bir fetih. Mü’minleri bunlarla müjdele” buyrulmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), birçok hadis-i şerifleriyle Allah yolunda hizmetin faziletlerini ve bu hizmeti yapanların kazanacakları dereceleri ifade buyurmuşlardır. Bu hadis-i şeriflerinden birinde şöyle buyuruyorlar:

“Sizden birinizin Allah yolunda çalışıp gayret sarf etmesi, evinde oturup yetmiş sene namaz kılmasından daha faziletlidir. Allah’ın sizi bağışlamasını ve cennete koymasını istemez misiniz?

O halde Allah yolunda hizmet ediniz. Kim devenin sağılacağı bir vakit kadar Allah yolunda hizmet ederse, cennet ona vacip olur.”

Ebû Hureyre (r.a.) Hazretlerinin rivayet ettiği başka bir hadis-i şerifte ise: “Allah yolunda isabet eden toz ve cehennem ateşi, bir mü’minin üzerinde, bir araya gelmez.” buyrulmaktadır.

Yine “Allah katında hiçbir şey, şu iki damla ve iki izden daha sevimli değildir. O iki damla, Allah korkusuyla akıtılan gözyaşı damlası ve Allah yolunda akıtılan kandamlasıdır. İki iz ise, Allah yolunda alınan yara izi ile Allah’ın (emrettiği farzlardan birini yerine getirmekten kalan) kulluk izidir.” mealindeki hadis-i şerif de bu hususu ifade etmektedir.

Allah yolunda çok büyük hizmetler ederek, yüz binlerin irşad ve hidayetine; milyonlarca insanın da dinini-kitabını öğrenmesine vesile olan Hz. Üstadımız, din-i celil-i İslam’a hizmet hususunda muazzam gayretler göstermiştir. Evlatlarına da hep bu yönde nasihat ederek onları daima teşvik etmişlerdir. Bu hususla alakalı olarak şöyle buyuruyorlar: “Evlatlarım, benim yüküm ağırdır. Sabahtan akşama kadar burada sizinleyim. Geceleri de yalnız iki saat uyuyabiliyorum. Bu işin nasıl yürüdüğünü bilin de ona göre çalışın. Dualarımda “Yâ Râb, bu dinin ihyası için beklenen hizmeti işte bunlar yapacak.” diye sizleri rabbime arz ediyorum; beni mahcup etmeyin.”

--

Allah yolunda hizmet için birbirimizle yarışalım:

 

Kuranda müminlerin özellikleri sayılırken Müminlerin Allah yolunda hizmet etmek için birbirleriyle yarıştıkları A’li İmran suresi 114. ayette Şöyle buyruluyor:

“Onlar Allah’a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte Salihler onlardır.”

Adîy ibni Hâtim (Allah Ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Rabbiniz arada bir tercüman bulunmaksızın mutlaka hepinizle konuşacaktır. O gün kişi sağına bakar önceden gönderdiği hayırlı işleri ve sevabını görür, soluna bakar yine önceden işlediği kötülükleri ve günahları görür. Önüne bakar önünde de sadece cehennemi görür. Öyleyse yarım hurmayla da olsa cehennemden korunmaya çalışınız, hayırlı amellerinizi artırınız.” (Buhari, Zekat 9, Müslim, Zekat 67)

“Namazı kılın, zekatı verin, kendiniz için önceden ne yollarsanız, onu Allah katında bulursunuz. Şüphesiz ki Allah, yaptığınızı hakkıyla görendir.” Bakara 2/110

Yasin suresi 12. ayette şöyle buyruluyor: “Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.”

Allah’ın rızasını ve cenneti kazanmak için sahabenin bir birleriyle yarıştıkları gibi bizimde hayırda yarışmamız gerekmektedir.

Bir seferinde ordu gazve için hareket hazırlığı yapıyordu. Ebi Vakkas’ın oğlu Umeyr (r.a.) küçük yaşta olduğu için kendisini kimse görmesin diye Peygamberimiz (s.a.v.) görürde savaşa götürmez diye oraya buraya gizlice sokulmaya çalışıyordu. Şehit olma arzusuyla yanıp tutuşuyordu. Ordu görüşe hazır olunca korktuğu başına geldi ve peygamberimiz onun yaşı küçük olduğundan savaşa katılmasını uygun görmedi. Ama o arzusunun çok şiddetli oluşundan üzüntüsünü yenemeyip, ağlamaya başladı. Bunun üzerine Peygamberimiz onun bu arzusunu görünce müsaade buyurdu.

Bir keresinde Uhud savaşına giderken bir konak yerinde efendimiz orduyu teftiş etti ve küçük yaştakileri geri gönderdi. Geri gönderilen çocuklar aşağı yukarı 14 yaşlarında idi. Geri gönderilirlerken Hz. Hadic (r.a.): “Ya Resulullah oğlum Rafi çok güzel ok atar” dedi. Bir taraftan da oğlu Rafi izin koparmak için ayaklarının ucuna basarak yürümeye çalışıyor ve kendisini uzun boylu göstermeye çalışıyordu. Peygamberimiz ona müsaade etti. Bunun üzerine Cündüp oğlu Semure üvey babası Sinan oğlu Mürre’ye dedi ki: “Resulullah Rafi’e izin verdi, bana izin vermedi. Hal bu ki ben ondan kuvvetliyim. Benimle güreşirse onu yıkarım.” Bu sözleri peygamberimize ulaşınca güreşmelerine izin verdi. Bunun üzerine hakikaten Semure Rafi’yi yendi. Peygamberimiz ona da izin verdi. Bunun üzerine diğer çocuklarda izin alabilmek için büyük gayretler gösterdiler.

Bu gün Allah yolunda yapılabilecek hizmetin en başında tebliğ gelmektedir. Çünkü tevhidin tebliğcileri yok denecek kadar azalmıştır. Şirk’in din diye tebliğ edildiği bu gün tevhidin tebliğinden daha büyük cihad olur mu?  Kokuşmuşluk dönemlerinde her zaman tebliğcilerin ve Allah yolunun hizmetçilerinin olması gerektiği hakkında A’li İmran suresi 104. ayette şöyle buyruluyor: “İyiliği emreden, kötülükten sakındıran ve hayra, doğruya güzele çağıran içinizden bir topluluk bulunsun. İşte kurtulanlar bu kimselerdir.”

Asr suresinde ise şöyle buyruluyor: “Asra yemin olsun ki bütün insanlar hüsrandadır. İman edenler, salih amel işleyenler ve birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.”

Bu sure İslâmın emrini bir cümleyle özetleyen bir suredir. Dolayısıyla bir müslüman iman edecek, Allah’ın rızası için çalışacak, salih ameller işleyecek ve islâmı tebliğ edecek ve bu yolda karşılaşılacak sıkıntılara karşı da sabrı tavsiye edecek.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
2 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
4 YENİCAMİ AK 12 6 3 3 9 21
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 4 2 6 -9 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup