Cyprus Today sol
  • 12 Ocak 2018, Cuma 10:22
Oğuz METİNER

Oğuz METİNER

Telaşlı hayatımız

Bir telaştır gidiyor hayatımızda.

Çok kez yetiştiremediklerimize koşuyoruz. Yetiştiğimizi sanarak. Bazen plânlarımızı, ilkelerimizi uyguladığımızı savunarak… Ama muhakkak bir savunma, bir açıklama ihtiyacı hissederek. Yakalama peşindeyiz dur durak bilmeden bir şeyleri… O güne ve bütün zamanlara yakalandığımız sanısında aldanarak. İşi, toplantıyı, buluşmayı kovalıyoruz durmadan. Kovalandığımızı fark etmeden… Günlerin bizi kovalandığını… Koşuşlarımıza hep kaçışların eklendiğini bir türlü anlamadan kapıldığımız telaşlar.

Üzülüyoruz kaçırdıklarımıza, yetiştiremediklerimize… Kaçtığımızı fark etmiyor, fark etsek bile kırk dereden su getiriyoruz kaçışlarımıza. Belki verdiğimiz söze bir halel gelmesinden dolayı bir öfkeyi, bir burukluğu, bir sıkıntıyı içimize atıyoruz. Günlere bir türlü sahip olamayışımızı biriktiriyoruz. İçimizi ne sanıyorsak?

Koşumuz gün içinde bir türlü bitmiyor. Dur durağı, soluklanması yok bu koşuların. Ama sonu bir gün olacak.

Dağda çoban, köylerde kentlerde hemen herkes bir koşu tutturmuş gidiyor. Kiminin dudağında ıslık, kiminin elinde cüzdan… Bunun adına ister “ekmek parası” ister “çoluk çocuk nafakası” isterse kendi ayaklarının üstünde durmak deyiniz. Adını koyduklarımızdan, bahaneler ürettiklerimizden ziyade daha gerçek bir husus var ki bu da hep koştuğumuz gerçeğidir.

Koşuyoruz…

Otururken de koşuyoruz, yürürken de, takside, otobüste, dolmuşta, tramvayda, vapurda ve hatta uçakta bile. Koşularımıza ne sınır tanıyoruz ne de mekân. Öyle hareketlerdeyiz ki yaşadığımız günler sahibimiz oluyor, biz yaşadığımız günlere sahip olmadan.

Evet, otururken bile koşuyoruz. İş yerinde veya bir araçta fark etmiyor. Hiçbir fiziki engel fark etmiyor. Düşüncelerimiz, duygularımız, hesaplarımız, kitaplarımız, o kadar bizi meşgul ediyor ki… Acaba bizi esir mi alıyorlar, diye bir soru sormaktan geri duramıyorum.

Hayatımız bu meşguliyetlerin çağrılarıyla çevrili hep. Bu meşguliyetlerin kaybolmuşluklarıyla… Bazen elde etmeye, sahip olmaya çağırıyor bizi. Bazen elde ettiklerimizle başkalarına üstünlük taslamaya, açıkçası egomuzu beslemeye… Bazen iyi, bazen kötü duygularımızı tatmine de çağırdığı oluyor bu meşguliyetlerin. Bu çağırışların karmakarışık olduğu da söz konusu olabiliyor. Koşuyoruz ama hep koşuyoruz… Birilerinin, bir nesnenin, bir eşyanın, bir makamın, bir takdirin, bir tekdirin… Ara sıra sevda sandığımızın, bazen de sevdalarımızın…

Sevda sandığımız sevdalar kavuştuğumuzda tükeniyor. Sükût-i hayale uğratıyor bizi, yıkıyor, yıkılıyoruz. Boşuna koşuşumuza, nefes nefese kalışımıza hayret ettiğimiz de oluyor.

Ne yazık ki kinlerimize ve kibirlerimize de koşuyoruz. Boşuna koşuşumuza, nefes nefese kalışımıza hayret ettiğimiz de oluyor.

Ne yazık ki kinlerimize ve kibirlerimize de koşuyoruz zaman zaman… Peşinden yetişemedikçe yenilerini üretiyoruz. Adlarını başka koyuyoruz ya da maskeler takıyoruz yüzlerine kendimizi kandırmak için.

Başkalarının bizi kandırmalarına öfkeleniyor, kızıyor, üzülüyoruz ama yaşadığımız günlerde hep kendimizi kandırmaya koşuyoruz. Kendimizi kandıran kendimizi sorguya çekmek aklımızın köşesinden bile geçmiyor…

Oysa bilinir ama hatırlanmaz ki giden gün ömürdendir. Fark edilirse her koşu bir varış ama aynı zamanda bir eksilmedir.

Varışta, yorulduklarını fark edenlerle yorulmadıklarını fark edenler sonunda koşularını iki türlü değerlendireceklerdir. “Bu ömür sonbahar yaprakları gibi savrulup gitti” diyenler, yaşamış oldukları günlere hiç sahip olmadıklarını anlayacaklar. “Çok şükür, dolu dolu yaşadım” diyebilenler, yaşadıkları günlere hep sahip olarak yaşadıklarının mesajlarını verenler olacaktır.

Fakat önemli olan menzile varmadan yaşadığımız günlerin farkına varmayı, o her günün sahibi olmayı başarabilmek değil midir?

O zaman soralım: Yaşadığımız günlere sahip miyiz


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek