Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Oğuz  METİNER

Oğuz METİNER

09.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yabancılaşma, aynaya baktığında kendini tanımamaktır

Yabancılaşma, bir kayboluştur, yokluğa, hiçliğe sürükleniştir; bir kopuş, bir parçalanmadır; kimliksizleşmedir.

Yabancılaşma, Araf’ta gezinmektir; ne o ne bu olabilmektir; iki arada bir derede olmaktır; garipliktir; yolu şaşırmaktır; aykırı olmaktır; kendini başkalarının gözüyle görmektir; dengeyi, mizanı yitirmektir.

Yabancılaşma, bağı koparmak, uzaklaşmak, yalnızlığın girdabına düşmektir; uzlaşmaz, hırçın biri olup çıkmaktır. Varlığı ile mutlu olunan, rahat, huzur ve güven duyulan değil, bilakis yokluğu mutluluk veren olmaktır.

Yabancılaşma, iman gömleğini yırtıp atmaktır, kendi fıtri özelliklerini, inançlarını, örf ve âdetlerini ayak bağı olarak görme hâlidir. Kendi doğal / ekolojik ortamından nefret veya utanma hâlidir.

Yabancılaşma, kendi öz diyarında, kendi memleketinde, kendi ikliminde göçü yaşamaktır; kendi öz vatanında gurbetçi olmaktır; kendi kültürüne, diline, dinine, değerlerine, örf ve âdetlerine sırt dönmektir.

Yabancılaşma, kendi canından ve kanından olanlarla kardeş, dindaş, vatandaş olmaktan, aynı dili konuşmak, aynı kültürü, aynı duyguları paylaşmaktan, aynı safta durmaktan ar ve eziyet duymaktır.

Yabancılaşma, kendini “aydın” sınıfına koyup insanını küçümsemektir. Yabancılaşma, ‘şeytanın ayartmalarına kanıp dünyanın sahte cazibesine fetiş derecesinde kapıldıkça ahireti unutmaktır; nefsanî arzulara taptıkça köleleşmektir. İyi ile kötü, güzel ile çirkin, helal ile haram arasındaki ince çizgiyi fark edecek basireti kaybetmektir.

Yabancılaşma, kendi kimliğini yırtıp atarak eline tutuşturulan sahte kimliklerle dolaşmaktır, bir kopya kişilik olmaktır; rüzgâra göre yön değiştirmektir. Yabancılaşma, kendi insanı, kendi toplumu, kendi ülkesi için hayal kurmayı terk etmektir; ortak ütopyadan, hedeflerden vazgeçmektir. Kendi kabuğuna çekilmek, benliğine tapmak, esiri olmak ve akabinde bencilleşmektir.

Yabancılaşma, yaşamak için yemek yerine yemek için yaşamak; örtünmek için giyinmek yerine moda için giyinmek; hayatı idame için kazanmak yerine harcamak için kazanmaktır. Marka giyip marka tüketmektir. Yabancılaşma, tek tipleşmeye, monotonlaşmaya, kalıplaşmaya, hissizleşmeye, maneviyatsızlığa kapı aralamaktır.

Yabancılaşma, aynaya baktığında kendini tanımamaktır. Yabancılaşma, pusulayı şaşırmaktır. Yabancılaşma, namaz, ibadet, dua, tövbe ve istiğfarı terk etmek, yerine yoga, meditasyon ve tantrayı ikame etmektir; Cennete kavuşmak yerine nirvanaya varmayı hedeflemektir.

Velhasıl yabancılaşma, yitirilen tarihî, sosyal, kültürel, geleneksel ve ahlâkî değerlere üzülmemek, hayıflanmamak, bunların yeniden tesisi için kılını kıpırdatmamak, ilişkilerimizde unuttuğumuz güzel davranış ve hasletleri yeniden hayata aktarmak için çaba sarf etmemektir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.