Cyprus Today sol
  • 07 Haziran 2017, Çarşamba 8:10
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

“120 bin” gün gerideki Siyaset!

Bugünlerde siyaseti yeniden güven duyulan kimliğe kavuşmasını tartışanlarda göreceli bir artış görüyoruz… Nedeni, saha araştırmalarında “siyaset kurumunun” halkın en az güven duyduğu bir konumda olmasıdır… Nedenleri düşünmeye değer, bu kesin… Ancak doğru saptamalar yapmak kaydıyla… Siyasetin bugün bu halde olmasının tek sebebinin siyasetçiler ve partiler olduğunu savunmak eksik ve yanlış değerlendirme olur…  Çünkü birçok faktörün rol oynadığı bir alandan bahsediyoruz! Elbette bunlar üzerinde biraz “fikir jimnastiği” yapabiliriz…

“Fasulyenin yahnisi gitti geldi aynisi”

Siyasetin kurumsal anlamdaki şartlarına bütünsel olarak baktığımızda şunları görüyoruz… Örneğin KKTC Meclisi’nde isimlerin çok fazla değişmediği, değişiyorsa bile, bu değişimin “nöbet değişimi” şeklinde olduğu bir kimliği var… Burada isimlerin değişip değişmemesiyle ilgili nüansın gözden kaçırıldığını düşünüyorum… O da “yeni” olduğu düşünülenlerin de aslında benzer değerlere sahip olduğunun dikkatlerden kaçmasıdır… Yani değişimin aslında “görüntüden” ibaret olduğudur… Bu noktayı en güzel ifade eden şey de merhum Ciğerci Ahmet’in dediği “fasulyenin yahnisi gitti geldi aynisi” cümlesiyle özetlenebilir… Yani partiler, isimler farklı olabilir ama insanlar(partiler) fikirler ve ilkeler üzerinden yürümediğinden seçimlerin sonuçları da bu “fasit” daireyi tekrar etme dışında bir işleve hizmet etmiyor… İkinci nokta ise siyasal partilerin mücadele etme ve kendilerini anlatma araçlarındaki sabitliktir…

Siyasetin değişim ritmi hayatın çok gerisinde

Ülke değişiyor, dünya değişiyor ancak siyaset ağır ağır değişiyor… Ağır değişiyor olmasının türlü türlü sebepleri var… Bir kere siyaset hayatın içinden insana bakmıyor… İşin püf noktası bu… İnsanların siyasete bakışı aslında siyasetin onlara verdiği rolden bağımsız değil… Siyaset kendisine yön verirken insanların duymak istediklerini söylemektedir… Ancak iş eyleme geldiğinde söylemlerle pratiğin uyuşmazlığı ortaya çıkıyor… Üçüncü olarak adamızın “Kuzeyli Güneyli” meşhur davranış kalıbı olan “kendisi olma” durumunun her gün biraz daha aşınmasıdır… Buradan bakıldığında siyasetin insana dokunması gereken enerjisinin maalesef işlevini yerine getirmediği ve hatta tekerlemelerini sadece bazı sözcükleri kullanarak gözümüze soktuğu görülüyor… Aslında burada siyasetin işlevi buharlaşırken, siyasetçi de bir “hapishaneye” tıkalı hale geliyor… Bugün Meclis’te ister muhalefette olsun ister hükümette olsun partisinin performansından memnun olmayan birçok siyasetçi bulunuyor. Ancak buna rağmen açık ve dürüst bir şekilde bunu ifade etmek yerine suskun kalıyorlar… Bunun doğrudan toplamında demokrasi kültürüyle alakasının olduğunu da bilmeyen yoktur…

Aslında çözümü sokaktaki herkes biliyor

Aslında konuşulması gerekenlerin konuşulmadığı ama samimi ortamlarda bunların ifade edildiğine de şahit oluyoruz… Şimdi bu siyasi atmosferde politikanın hedef saptamasını bekleyip halkın da bunlara doğru yönelmesini öngörmek abesle iştigal olmaz mı? Halbuki siyasetin fikri ve politik önderleriyle halkın sorunlarına ilişkin açıklamalar yapması kadar bu tespit ettiği sorunları çözüm yollarını da göstermesi gerekiyor… Bugün ülkemizde her köşede halktan sorun ve dert dinlemek mümkün… Hatta halkın bazı sorunları sadece saymadığını çözümler de önerdiğini görüyoruz… Siyasi partiler de halkın bildiklerini onlara tekrar anlatıyor ama çözüm önerilerini ve olası araçlarını anlatamıyor… Bugün muhalefetin de hükümetin de sabit ve değişmez meselesinin başında sorunlara çözümün nasıl olacağını anlatamamasıdır… İşin püf noktası budur... Bundan ötürü de siyaset hâlâ ülkemizde 19. yüzyıl şartlarında yaşanıyor… Bu şartlardan çıkma ihtimali de zayıf görünüyor…
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık