HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

30.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

 “2016 Aynası” konuşuyor:“Bize felsefe lazım!”

Geçtiğimiz yılı herkes değerlendirecek ve gelecek yıl için güzel dileklerde bulunacak… Bugün biz öyle yapmayalım… Doğrudan 2016’yı ayna olarak görelim ve ona soralım: Konuş konuş 2016 aynası bize! İçinden geçerek tükettiğimiz koca yılın kötülerini ve iyilerini anlat bize… Neden insanlık ailesi geçen her yılda daha da kötüye gidiyor? Sebeplerini anlat bize…

Doğrusu önce ayna konuşmak istemedi… Sonra aniden dili açıldı ve başladı sıralamaya… Konuya çok geriden başladı… Afrodit’in güzellik kraliçesi olduğunun bir yalan ve uydurma olduğunu ileri sürdü… Doğrusu neden o kadar geriden başladığını sordum… “Konuyu dağıtma!” dedi ve konuşmasını adeta bir başka yansıtıcıdan okuyormuş gibi sıralamayı sürdürdü… Dünyanın kötüye gitmesinin insanların felsefe sahibi olmamasından kaynaklandığını pat diye söyledi… Hakikaten şaşırdığımı söylemeliyim…
Adada felsefe sahibi insanlar söz sahibi mi?

Bu durumun Kıbrıs için biraz fazla olduğunu da ekliyor ve bunun düzelmesi konusunda görüşlerini söylüyor ayna… Felsefe sahibi olmanın hayatın içerisindeki karşılığını anlatıyor ve diyor ki: Ülkemiz her geçen gün daha az felsefe sahibi insan kalabalığıyla hayatını sürdürüyor… 2016’da da bir felsefesi olmayan ve hayatı felsefeyle ele almayan insan kalabalıklarının adanın üzerinde etki sahibi olmasından söz ediyor… Öğretmenlerden sağlık alanına, tüccarlardan kamu personeline, belediye emekçilerinden otel sahiplerine, üniversite hocalarından öğrencilerine, anne-babalardan trafikte araç kullananlara, küçük bir bar işletmecisinden köşedeki bakkala, basın emekçilerinden gazete sahiplerine, siyaset insanlarından oy veren yurttaşlara, gençlerimizden onların anne babalarına kadar herkes ama herkes felsefeden uzaklaşıyor…

Toplum kaybediyor, farkında mısınız?

Ayna anlatmaya devam ediyor: Bu topraklarda antik zamanlarda filozoflar çoktu… Buna rağmen Güney’dekilerin de durumu bize benziyor… Felsefe sahibi olmamak matah bir şey oluyor… Bakınız son 40 yılınız çözüm ve federasyon yalanıyla geçiyor… Ne kuzeyde ne güneyde buna dur diyecek cesur bir siyaset insanınız bile yok… Yani felsefe toplumdan ve insanlardan uzaklaştıkça toplum daha bir suyunu kaybediyor… Toplumsal başarı ortak bir felsefe üzerinden yakalanabilir ancak… Bakınız Doğu ve Batı, nereye bakarsanız bakınız… İslam olsun Hıristiyanlık olsun… İnsanlar felsefeye büründüklerinde, insanlık çok şeyler kazanıyor… Hala biz Doğu’dan ve Batı’dan bilim insanlarının düşünceleriyle geçiniyoruz… Onların düşünceleri Batı’da uygulama alanı bulduğu için onlar biraz daha iyi durumda… Bizler ise onların uyguladıklarını sadece beğeniyoruz… Yani “fav” yapıyoruz… Bu durumdan çıkmak için sorunlarımıza ayna tutmuyoruz…

Aynasını kaybetmiş toplumlar felsefesini kaybediyor kısacası… Felsefe dediğimiz, hayattan imbikle süzüp tekrardan yaşama kattıklarımız oluyor… Yaşamın aynasından geçmeyen tutumlar felsefe sahibi olmamamızdan kaynaklanıyor… Savaş yıllarını düşünelim… EOKA için mücadele edenler felsefe sahibiyken TMT için de yola düşüp can verenler de felsefe sahibidir… Kısacası yaşamın içerisinde direnmek mücadele etmek felsefeden yani prensipten besleniyor… Felsefenin, prensibin olmadığı yerlerde insanlar sürükleniyorlar…  Bizler de sürükleniyoruz… Halbuki eskiden memlekette prensip sahibi olmak yani felsefe sahibi olmak önemseniyordu… Konuşmalarda prensip sahibi insanların hakkında ne güzel ithamlar yapılıyordu…

2016’nın zenginliği: Su

Bugün elbette iyi şeyler de olmuyor değil… Olanlara katkımız olmasa da bize gelen iyi şeyler oluyor, hayatımıza zenginlik katıyor… Bugün iş dünyasından geçmişte başarılara imza atmış insanlarla konuşuyorum… Onlar köşelerine çekilmişler… Bir taraftan da kafa yoruyorlar… Yine de hayata bir şeyler katmak istiyorlar… Kanaatimce 2016 aynasından okuduğumuz en önemli zenginlik Anadolu’dan ülkemize gelen Su dur… Bu suyun değerini bile tam anlamıyla idrak edemiyoruz… Neden? Felsefe sürekli azaldığı için… 2016’nın en büyük olayı ülkemize Anadolu’dan gelen su olduğunu anlamalıyız… Bunun ülkemize katacaklarını bir felsefe üzerinden görmeye başlarsak, o zaman 2017’yi kazanırız…

Öyle ki, suyumuz 2016’da geldi… Belki 2017’de gazımız çıkacak! Bunların değerine yeni değerler katmak yaşama müdahil olmaktan geçer… Bunun yolu da felsefe sahibi olmamızdan… Yaşama temel meselenin felsefe sahibi insanların sayısını artırmaktan geçtiğini unutmadan bakalım… Öbür türlü 2017’yi de kaybederiz… Bugünden tezi yok… Felsefe sahibi olmanın yollarını bulalım…

Bu düşüncelerle, 2017’de felsefe sahibi insanların artması dileklerimle… Herkese iyi yıllar dilerim…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.