KTV
  • 31 Mart 2017, Cuma 9:23
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

2032’de Kıbrıs’ı nasıl görüyorsunuz?

Geçtiğimiz perşembe günü Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde DAÜ-SEN’in davetlisi olarak Ada Kronikleri ve Kriz Üçgeninde Türkiye (Birinci cilt) kitabımız üzerine konuşmak için gençlerle buluştuk… Doğrusu gençlerle konuşmayı, tartışmayı her daim önemli buluyorum… Özellikle güncel tartışmaların en önemli faydası sorular kısmındaki geri bildirimler oluyor… DAÜ-SEN Başkanı A. Tarık Timur ve yönetim kurulu üyesi Hamit Caner’e öncelikle teşekkür ediyorum… Bu tür buluşmalarda insanın kendisinden bekleneni verip vermemesi de önemli olurken, soruların ortaya çıkaracağı fikri eğilimler de temel yeni soruları beraberinde getiriyor… Yeni şeyler söylerken insanın karşıdakiler tarafından nasıl algıladığı kadar sorunun inşasındaki olguların sonuçlarını gözlemleme fırsatı yakalamak önemli oluyor…

Elbette Kıbrıs mevzusuna yaklaşıma ilişkin öne çıkan genel eğilimin dışında özel fikirler önem kazanıyor… Buraya kadar anlatmaya çalıştığım aslında konferans türü buluşmaların faydasına ilişkindir… Bu tür buluşmalar konusunda katılımcıların soru kısmındaki beklentileri doğrudan konferansın ötesine geçiyor… Bu etkinlikte de sorulardan birisi dikkat çekiciydi:

15 yıl sonra Kıbrıs’ı nasıl görüyorsunuz? Yani 2032’de neler görüyorsunuz?

Geleceğe hazırlanıyor muyuz?

Soru kolay yanıtlanacak türden değil… Her bakımdan risklerle dolu! Aklıma birden nedense iki olay geliyor… İlki Kasım 1998’de İstanbul Özgür Üniversitede Hrant Dink’le başlattığımız “Ermeni Dili ve Kültürü” başlıklı dersimiz… Bu dersin duyurusu yapıldıktan sonra üniversiteye “malum” ziyaretler oluyor… Mutlak suretle ilgi merkezi oluyoruz… Aklımıza meraklı görevlilere 2015’te Ermeni meselesinin 100. yılı dolayısıyla çok konuşulacağı ve böylesi bir hazırlığın aslında devlet tarafından yapılması gerektiği fikri geliyor… Gelen meraklı görevlilere bunun gençler ve ülke açısından önemini anlatıyoruz… Mevzu başta Fransa emperyalistleri olmak üzere Batılı ülkelerde istismar konusu edileceğinden, genç sosyal bilimcilerin bu dile ilişkin beceri kazanmasının vatana millete faydalarını anlatmak üzerine kurguluyoruz… 17 yıl sonra başlayacak olası uluslararası tartışmalara ve kampanyalara değin devletin bu alanda araştırmalara ağırlık vermesi ve genç bilim insanlarının bu alanda nesnel çalışmalar yaparak ülkeyi bu gelişmelere karşı güçlü ve diri tutması anlatılıyor… Yani ülkenin belli sorunlar karşısında yeni tezler üretmesinin o konudaki kaynakların okunmasını ve araştırılmasını olabiliyorsa yeni bulgular elde etmesinin yolunu açmak gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz…

Gelen ziyaretçileri bu konuda ikna ediyoruz ve programı önemli bir katılımcı grubuyla tamamlıyoruz… Görevlileri ikna etmenin doğru yolunun da düzgün iletişim kurmak olduğunu burada deneyimliyoruz… Bu konuların aslında formel olarak, tüm üniversitelerde yapılması gerektiğini de anlatıyoruz…

Verilerle kehanet

Diğer bir konu da 2007'de yaptığım bir açıklama... Geçenlerde BRT’de bir program için gittiğimde kameraman bir arkadaşımızın 2007’deki bir açıklamamı hatırlatarak haklı çıktığımı söylüyor… 2018’e kadar çözüm olmayacağını 2007’de iddia etmiştim. Doğrusu Kıbrıs sorunu konusunda haklı çıkmak hiç istemezdim... Lakin ülkedeki, bölgedeki ve uluslararası gelişmelerdeki eğilimi doğru okuduğunuzda, aslında kehanette bulunmak zor değildir… Uluslararası ilişkilerin bir boyutu da kehanet yapmaktır… Elbette mevcut verilerin izin verdiği ölçüler içerisinde…

Soruya tekrar döndüğümüzde… Yani 2032’de Kıbrıs’ı nasıl görüyorsunuz? Sorusuna… Hemen yanıtlanacak bir soru olmadığını baştan söylemek lazım… Lakin 1968’den beri süren müzakere dinamiklerine ve müktesebatına bakıldığında çözüm konusunda ciddi bir emare olmadığını söylemek zor değildir… Bunun aksini söylemek için Kıbrıs çözümünde rol oynayan uluslararası güçlerin açık tutum alması ve BM’nin (hatta AB’nin) bu konudaki metodolojik yaklaşımının hatalı olduğunu görmesiyle mümkündür… Başka bir yazıda 2032’de Kıbrıs’ı nasıl gördüğümüzü ayrıntılı olarak ele almaya çalışacağız…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup