Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

06.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ağızdaki mayhoş tat!

Bazen insan kendisini haberlerin verdiği sıkıntıdan uzak tutmaya çalışıyor… Kıbrıs küçük bir ada ülkesi… Doğası, coğrafyası, iklimi, kültürel ve tarihi varlıklarını konuşturan bir kamu diplomasisine bir türlü sahip olamıyor… Kıbrıs dışarıya salt müzakereler üzerinden yani uzayan ve bir türlü çözülemeyen uyuşmazlıkla haber oluyor… İlk algıyı söyleyeyim… Bu küçük adada bunların paylaşamadıkları ne? Halbuki hayat dolu bu Adalılar neden anlaşamıyorlar?

Kıbrıs dışarıdan nasıl görünüyor?

Bir an düşünelim ve ülkemizin dışarıdan nasıl görüldüğünü anlamaya çalışalım… İçeride hiçbir çatışma olmamasına rağmen ortada bir uyuşmazlık var! Bunun gündelik hayat içerisindeki yeri aslında sıfır… Müzakere edilen şeyin gündelik hayatta kimseyi ilgilendirmediği halde dışarıya haber olmanın getirdiği mecburiyetle ha bire müzakerelerde müzakereler diye dövünen bir medya… Bu arada “Biz dışarıda nasıl algılanıyoruz acaba?” diye sormayı akıl etmeyen bir zihniyet! Bunun içeride kimseyi rahatsız etmiyor olması da oldukça tuhaf değil mi? Bu tuhaflığın farkında mıyız peki?

Doğrusu yurttaşların bir bölümü belki de kahir ekseriyeti bu haberlerden sıkılmış durumda… Buna rağmen müzakereler gazetelerin ilk sayfalarını 1968’den beri süslüyor… Nasıl bir uyuşmazlık ki aslında çözülmeyeceğini bile bile her seferinde “lades” oluyoruz… Bu aslında inşa edilmiş bir sorunsal… Kuzey’de de Güney’de de devam eden bir hayat ve ekonomik düzenler bulunuyor…

Vatandaş hayatında “uyuşmazlık” var mı?

Son yapılan bir araştırmaya göre Kuzey’de yurttaş hayatından çok memnun… Memnun olmayanlar daha az… Peki çoğunluk hayatında memnun ise bu müzakerelere bu kadar önem atfediyoruz?! Doğrusu bunun nedeni müzakerelerin ve uyuşmazlığın yarattığı atalet ve kısırlık…

Bundan kurtulmanın ilk yolu dışarıdan nasıl algılandığımızı sorgulamaktan geçiyor… Bildiğiniz gibi 2015 yazından beri 2016 sonunda çözüm mottosu yükseliyor ve herkesi teslim alıyor… Şimdilerde bu durum değişse bile bir türlü gerçek gündeme geçemiyoruz… Ağızdaki tat “mayhoş”! 1968’den beri ülkemizde müzakerelerle ilgili çıkan haberleri incelemeye alsak ne tablolar çıkar ortaya bakalım…

KKTC’de müzakerelerin konuşulduğu kadar hiçbir konu tartışma malzemesi yapılmış değildir… Artık ülkemizde siyasetçilerin (ve karar vericilerin) gerçek ihtiyaçlar üzerinden bir kamu diplomasisi yapması ve elimizdeki değerlerimizin ciddi biçimde dışarıya yansıtılması gerekiyor…

Üniversiteler ve turizm!

Elimizde hiç de yabana atılmayacak iki değerimiz var: Üniversiteler ve turizm… Üniversitelerin küresel anlamda tanıtımı konusunda daha köklü hedefler ortaya konmalı… Üniversiteler de bu açıdan küresel rekabete bilimsel çalışmalarıyla hazır hale gelmelidir… Bu anlamda ülkenin karar vericileri gerçek gündeme ilişkin planlı ve sürekli bir politikayı ortaya koymalı… Bu anlamda dışarıdan algı bakımından ülkemizin gerçekten bir üniversiteler adası olması konusunda ciddi çabalar ortaya konmalıdır…

Ülkemizin ikinci ve önemli konsepti de turizm oluyor… Bu alanla da ilgili belli bir kamu diplomasisi sürekli biçimde kurgulanmalıdır… Bunun için insanımızın değerlerini, kültürünü, el emeğini, doğasını, iklimini ve sair özelliklerini daha atak biçimde anlatmalıyız…

Bu iş yılın belli zamanlarında turizm fuarlarında görünüp kaybolmakla maalesef olmuyor… Bu çabalara üniversiteler, turizmciler ve kamu ortak hareket planları ortaya koymalıdır… Yoksa öyle müzakerelerden ve dolayısıyla uyuşmazlık üzerinden bu ülkeye daha fazla zarar vermeye gerek yoktur…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.