HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

07.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bir taşla “ 3 İncirlik”: İncirlik Ağrotur’a taşınırsa!...

Fileleftheros gazetesinin haberine göre Ağrotur İncirlik’e alternatif oluyor… Ağrotur, bilindiği gibi Kıbrıs’taki İngiliz “egemen askeri üsleri”nden birisi… Öteden beri Doğu Akdeniz ve Orta Doğu bölgesindeki operasyonlarda, askerlerin ve sivillerin nakillerinde zaten kullanılıyor… Bugünlerde İncirlik’teki Amerikalılar ve NATO’ya ait üsler için en iyi alternatifin güya Ağrotur olduğuna dair haberler çıktı…

Bir an için bu haberin doğru olduğunu ve asparagas olmadığını düşünelim… Ağrotur bilindiği gibi 1959-60 Antlaşmalarıyla Birleşik Krallık için üs bölgesi olarak verilen bölgelerden birisi… Bu çerçevede ABD ve Birleşik Krallık arasında buna ilişkin bir uzlaşma sağlandığı ve hatta Ağrotur’un iyileştirmesine dönük çalışmalara da başlandığı iddia ediliyor… Elbette bunun ABD açısından son derece kritik bir karar olacağını ve Kıbrıs’a yansımalarının domino etkisiyle ortaya çıkacağını öngörmek kehanet gerektirmez…

ABD-Türkiye stratejik ortaklığı değişiyor mu?

ABD’nin İncirlik’ten üslerini boşaltma kararı alması, başlı başına bölgesel gelişmeler ve NATO ortaklık ilişkileri bakımından son derece önemli… Bir an ABD’nin İncirlik’teki varlığını tasfiye edeceğini ve Ağrotur’a konuşlanacağını düşünelim… Bunun Türk-Amerikan ilişkilerine yansımalarına bakmak gerekiyor… ABD’nin Türkiye ile stratejik ortaklıktan farklı bir ilişkiyi tercihe hazırlandığının ilk ipuçlarından birisi bu üssünü taşıması olabilir… Ayrıcabu üssü NATO üyesi olmayan ve ülkedeki uyuşmazlığı bir dönem NATO içinde bölünmeye yol açabilecek bir toprağa taşıması paradoksal bir durum… Elbette Kıbrıs NATO dışında ama Ağrotur NATO üyesi Birleşik Krallığın egemen askeri üs toprağı… Hatta Kıbrıs AB üyesi olurken bu egemen toprakların 13 yıl kadar önce birlik dışında bırakılması da kararlaştırılmıştı…Sonrasında Birleşik Krallık kendisini de AB’nin dışına almış!?…

Kıbrıs, Orta Doğu maceralarının içine mi çekiliyor?

Bu veçheleriyle üslerin İncirlik’ten Ağrotur’a taşınmasıyla Kıbrıs özelde Suriye ve genelde tüm Orta Doğu coğrafyası açısından yepyeni maceralara da çekilmiş olacaktır… Bu konuda Washington merkezli “Demokrasileri Koruma Vakfı” adındaki düşünce kuruluşu yakın zamanda Ağrotur üssünün daha büyük kapasiteli uçaklar tarafından kullanılması için ödenek ayrılması çağrısı da yapmış… Adının da Ağrotur’un İncirlik’teki üsse benzer bir üs niteliğine dönüştürülmesi projesi olduğu da yapılan yorumlar arasında… Bu mevzunun Türkiye’nin NATO-ABD ilişkilerine ve Kıbrıs’a nasıl yansıyacağı üzerinde düşünmeye değer yanlar taşıyor…

İlk olasılık, Türkiye belki de İncirlik’in taşınması konusu kendi iradi kararı ve önerisiyle bu noktaya gelmiş olabilir… İkincisi, ABD’nin özellikle 15 Temmuz kalkışmasıyla İncirlik üssünde elinin zayıfladığı ve orada kalmasının önünü almak üzere bir kamu diplomasisi olarak Ağrotur öne sürülebilir… Üçüncüsü, gerçekten ABD bölgesel yaklaşımları ve gelecek stratejisi (çıkarları) bakımından Türkiye ile kısa-orta vadede rakip pozisyonlar alma konusunda bir algılama içinde olabilir… Eğer böyleyse Türkiye’nin Batı içindeki göreceli olarak bir süreden beri özerkleşen konumunu biraz daha belirginleştirebilir… Özellikle Türkiye’nin Rusya ile kurduğu ekonomik ve siyasi yakınlaşma bir süre sonra Batı ile mesafeli bir ilişkiyi daha kalın çizgilerle ortaya çıkarabilir… Zaten 15 Temmuz 2016’daki kalkışma girişimi de Türkiye-Batı ilişkilerine belli bir mesafe koyma zemini yaratmış olduğu açıktır… Dördüncüsü ABD İncirlik’teki üslerini taşıyor gibi yapıp Ağrotur’u da İkinci bir İncirlik haline getirmek isteyebilir. Hatta bir taşla “üç İncirlik” (üçüncüsü bende kalsın) almak istemiş olabilir. Normal şartlarda Ağrotur Üssü’ne ABD yatırım yapsa Güney’de yoğun tepki olacakken İncirlik’ten çıkıp gelecekleri iddiasıyla neredeyse bandoyla karşılamaya hazırlanıyorlar.

Ağrotur’a İncirlik’i taşınma kararı gerçekleştiği takdirde Kıbrıs müzakerelerinin ciddi olarak farklı bir iklime evrilme olasılığı güç kazanabilir. Dahası, ülkenin yarısının AB üyeliğiyle ekonomik ve siyasiolarak bölünmesindeki kalıcılığa,“Birleşik Krallık-ABD askeri boyutu” ile bir “dengeleme” gelebilir. Bunu da geleneksel olarak ABD’nin G. Kıbrıs’a olan güvensizliğini Kuzey’le dengelemeyi ekleyebiliriz. Bunun da somut anlamdaki karşılığı Kıbrıs çözümü yani federasyonu gerekli kılabilir. Doğal olarak uzun yıllar sonra ilk defa dış aktörlerin “stratejik- askeri” ihtiyaçları (1958-1959’daki çözüm gibi) gereği bir çözümün ipuçları yakalanmış olabilir. Elbette bu seçenek içinde sonradan olumsuz senaryoları da bağrında taşıyabilir…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.