Cyprus Today sol
  • 21 Temmuz 2017, Cuma 8:59
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

“Bladanisyo”dan Strasbourg’a(AİHM’e) Mehmet Zeka Bey!

Bladanisyo (Balalan) köyünde 1903’te dünyaya geliyor. Annesi Ayşe Hüseyin Guselli ve babası Hüseyin Mehmet Guselli ile Bladanisyo köyünde ikamet ediyor, ilkokulu doğduğu köyde, ortaokul tahsilini ise Galatya’da tamamladıktan sonra Lefkoşa’da İdadi’den (lise) ve sonra da İngiliz okulundan mezun oluyor… İstanbul Hukuk Fakültesi'ni 1927’de tamamladıktan sonra 1928’de Kıbrıs’ta avukatlığa başlıyor. İstanbul Hukuk’ta Ebulula Mardin’in başta gelen öğrencilerinden birisi oluyor.

Bir asır öncesi Kıbrıs, Türkiye, İngiltere arasında...

Kendi sesinden yapılan çözümlemede 1921-1922’de Kıbrıs’tan İstanbul’a gidiş bazen Mağusa limanından bazen İskele (Larnaka) limanından İtalyan vapuruyla Antalya’ya oradan da İzmir, oradan da İstanbul’a gittiğini anlatıyor. Tabii İzmir’de Kordon’da Yunan askerlerinin dolaştığını da sözlerine ekliyor Zeka Bey… İstanbul’a gittiğinde İngiliz pasaportunu gösteriyor ve o pasaportun geçerli olmadığını ifade ediyorlar yetkililer kendisine… Ne yapacağını sorunca Dördüncü Şube’ye gidip bir Türk pasaportu alacaksın diyorlar… Çünkü Kıbrıs’ın hala Türkiye’nin bir parçası olduğuna inanıyoruz, biliyoruz diyorlar… Öylece Türk pasaportunu alıyor ve giriş çıkışlarda Türk pasaportunu kullanıyor… Elbette Kıbrıs’a girerken de İngiliz pasaportu kullanıyor… Bir asır geçti hala Kıbrıslı Türklerin durumunun pek değişmediğini söylemek mümkün… Elbette Lozan Antlaşması imzalanınca bu sefer de "Senin Türk pasaportu taşımaya hakkın yok" denilerek o pasaport elinden alınıyor…
Lozan Antlaşması kabul edildiğinde Zeka Bey’in İngiliz pasaportu artık kabul ediliyor… Kavanin Meclisi üyelik seçimine 1930’da adaylığını koyuyor… Londra’da “MiddleTempleInn of Court” kurumundan “Barrister-at-Law” unvanını almak ve önceden tamamlayamadığı sınavlarını vermek için 1930 sonunda İngiltere’ye gidiyor… Ardından da Mağusa ve Larnaka’da yazıhane açıyor… On yıllık avukatlık görevinden sonra 1940’ta Lefkoşa kaza hakimi oluyor… 1964’de Başhakim oluyor… Bu görevi, öncesinde başlayan toplumlararası olayların ve siyasi baskıların neticesinde 18 Haziran 1966’da istifa ederek bu görevi bırakıyor. 1949’da İngiliz Valisine hazırladığı raporda Yüksek Mahkeme Savcılığına Türk tarafından bir yardımcı olarak Rauf Raif Denktaş’ı tavsiye ettiğini de hatırlatmak lazım…

AİHM Hakimliği ve önü kesilen adaylık süreci

Zeka Bey’in 1949’da Türk İşleri Komisyonu Başkanlığı yaptığını da eklemeliyiz… Kısa bir süre sonra bu tavsiyesi gerçekleşiyor ve Denktaş “İngiliz Yüksek Mahkeme Savcı Yardımcısı” oluyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 1961’de üç hakim adaydan birisi Zeka Bey oluyor ve bu göreve uygun bulunarak AİHM’de hakimlik görevini de ifa etmeye başlıyor… Bu görevin normal süresi 9 yıldır… Lakin Kıbrıs’ta yeni bir isim önerilmediğinden kendisi ayrılma başvurusu yapmasına rağmen Hakim Zeka Bey bu görevi ölünceye kadar yürütmek durumunda kalıyor… Yani Strasbourg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçlığını ölüm tarihi 28 Mayıs 1984’e kadar sürdürüyor.
Zeka Bey’i hem Türkler hem de Rumlar seviyor ve sayıyordu… Bu yüzden de Bladanisyo için “Horgondu Zeka Bey” yani “Zeka Bey’in Köyü” diye adlandırmışlardı… Zeka Bey’in 1968’de Cumhurbaşkanlığı Muavinliğine adaylığı söz konusu oluyor… Aslında konu o günlerde Kıbrıs Türk Alayı Komutanı Fazıl Polat Paşa başta olmak üzere çok sayıda mücahit komutanı Zeka Bey’i Strasbourg’dan dönüşünde evine ziyarete gidiyorlar ve kendisine adaylık teklifinde bulunuyorlar… Zeka Bey'in adaylığı ahali arasında konuşulmaya başlanıyor… Dönemin Lefkoşa Büyükelçisi Ercüment Yavuzalp, Zeka Bey'i makamına davet ediyor ve yanında teşkilat başkanı olduğu halde derhal konuya giriyorlar… Kendilerinden yaşça büyük ve saygın birisine hiç de yakıştırılamayacak üslup, ton ve öfke ile Zeka Bey’den adaylığını derhal geri çekmesini istiyorlar… Yavuzalp’in bu “nobran” ve “karışmacı” tutumu Kıbrıslı Türklerin siyasi hayatına ilk müdahale ve saygısızlık olarak da kayıtlara geçiyor. Zeka bey onlara anlatmaya çalışıyor ama dönem “hat hut” devri olduğundan derdini anlatamıyor… Bir süre sonra içinde bulunulan şartlardan dolayı Türkiye’nin seçim yapılmasından yana olmadığını Türkiye’deki yetkililerden öğrenmesi üzerine daha demokratik şartlar oluşuncaya kadar adaylığını geri çektiğini açıklıyor ve ikinci kez tek adaylı olduğundan seçimsiz Cumhurbaşkanı Muavini Dr. Fazıl Küçük ilan ediliyor…
Zeka Bey’in karşılaştığı son derece “pederşahi” tutumlar karşısında yaktığı hukuk, onur ve adalet güneşi hâlâ Karpaz’dan Baf’a adanın üzerini aydınlatıyor… 
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık