KTV
  • 01 Eylül 2017, Cuma 10:34
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

 “Bodamyalı bir Roman Kahramanı”: İbrahim Aziz

İbrahim Aziz, Bodamya köyünde 27 Ocak 1938’de dünyaya geliyor. Babası Hasan Aziz, annesi Şerife de oralı. Aile boyu Bodamyalı İbrahim Aziz. Babasına Kara Hasan da derler, ama Hasanyo lakabıyla da bilinirdi köyde. Köylerde lakaplar meşhurdu eski zamanlarda. Lakapsız köylü olmazdı zaten. İbrahim Aziz ilkokulu köyde tamamladı. İki buçuk yaşında babadan öksüz kalan kalan “Hasanyo”, oğlu İbrahim’i ortaokula göndermek için kara kara düşünürken, Lûrucina muhtarı Ali Bey Bodamya’ya gitti.

1950 yılında Lûrucina’yı kalkındırmak amacıyla köye ortaokul açmak isteyen ve civar köyleri dolaşarak öğrenci toplamaya çalışan Ali Bey, bu vesileyle İbrahim’in babası ile de görüştü. Baba, okula kayıt için gereken iki lirayı (o dönemdeki Kıbrıs lirası) oğlundan ödünç alıyor ve gözyaşlarını da tutamıyor. Bu sahne İbrahim Aziz’in çocuk gözlerinden hiç gitmiyor. Böylece Lûrucina Ortaokulu’na kayıt oluyor. Çocuk olmasına rağmen 12 yaşında gündelikçi olarak Margo Çiftliği’nde pamuk tarlalarında çalışıyor. Okula duhuliye için sekiz lira daha gerekiyordu. Okul harcına o günlerde duhuliye denirdi. Ali Bey bu parayı KEO içki şirketinden sağladı. Okulu açmak amacıyla diğer sekiz öğrenci için duhuliyeyi de KEO’dan sağlamıştı.

1950 Kilise’nin ENOSİS Plebisiti’ni yaptırdığı yıldı. Bu ENOSİS furyası Ali Bey’in yakaladığı dayanışma ruhunu da söndürüyordu. İbrahim Ortaokulu Lûrucina’da 1953’te tamamladı. 1956’da Kıbrıs Türk Lisesi’nden mezun oldu.

Tarihin hareketli sayfalarından geçmiş bir hayat...

Liseyi tamamladığında 1955 Londra Konferansı, 1 Nisan 1955 EOKA’nın silahlı direnişe geçişi, 6-7 Eylül 1955 olayları gibi arka arkaya yaşanan olaylar gündemdeydi. Bir taraftan da sol düşüncenin yükseldiği ama sağın da toparlandığı ve şiddetin etkili olduğu zamanlardı.

EOKA’nın yükselişe geçtiği zamanlarda Türkler arasında da gizli örgütlenmeler başlıyor. Önce Volkan, ardından da TMT kuruluyor. Bu dönemde Türk solcular AKEL üyesi Derviş Ali Kavazoğlu etrafında toplanıyor. Kavazoğlu ile tanışan İbrahim Aziz de, 1956 yılında AKEL üyesi oluyor. Türk işçiler PEO içerisinde de örgütleniyor. PEO’da örgütlü işçiler Derviş Ali Kavazoğlu’yla birlikte 1 Mayıs 1958 kutlamasına katılıyorlar. Türk’ten Türk’e kampanyasının başlatılması üzerine, Rum sendikaları ve örgütlerine üye olan Türklere bu örgütlerden çekilme çağrısı yapılıyor. Çekilmeyi reddedenlere karşı solcu avı başlatılıyor. Bunun üzerine İbrahim Aziz'e yükseköğrenim için Bulgaristan’da burs sağlanıyor ve Londra üzerinden Sofya’ya gönderiliyor. Ziraat Fakültesi’ne burslu kayıt oluyor. Bu arada, yükseköğrenimden sonra Kavazoğlu ile birlikte Kıbrıs’ta çalışacakları üzerinde anlaşıyorlar.

Kıbrıs'a dönüşü...

Altı yıl sonra 1964’te fakülteden mezun oluyor. Lakin Kavazoğlu kendisine Kıbrıs’a dönmesi için koşulların uygun olmadığını iletiyor. Bunun üzerine bursu uzatılıyor ve Sofya’da aynı fakültede master ve doktora çalışmaları yapmaya başlıyor. Kavazoğlu 11 Nisan 1965’te Lûrucina kavşağında pusuya düşülerek öldürülüyor. AKEL, Bulgaristan Komünist Partisi vasıtasıyla İbrahim Aziz’i Kavazoğlu’ndan boşalan yeri doldurmak amacıyla Kıbrıs’a çağırıyor. İbrahim Aziz Mayıs 1965’te Kıbrıs’a dönüyor. AKEL’in şemsiyesi altında, başka Kıbrıslı Türklerle birlikte, İbrahim Aziz’in başkanlığında Kıbrıs Türk Vatanseverler Birliği adı altında bir örgüt kuruluyor ve Kıbrıslı Türklerle Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında bir arada yaşaması için siyasi faaliyet başlatılıyor. AKEL’in şemsiyesi altında böylesi bir faaliyetin ütopik olduğu yargısına varan İbrahim Aziz, Marksist sol ideolojiye ters, milliyetçi ENOSİS çizgisine kayıp, faaliyetini sürdüren parti liderliği ile çelişkiye düşüyor. Tekrar Sofya’ya dönerek, bağcılık-şarapçılık dalında doktora çalışmalarını tamamlıyor ve AKEL’den ayrılarak, Lefkoşa’da Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü’nde kendi mesleğinde çalışmaya başlıyor. İbrahim Aziz’in AKEL’den ayrılması üzerine, Kıbrıs Türk Vatanseverler Birliği de kendiliğinden dağılıyor. İbrahim Aziz, mesleğinin yanı sıra, 1975 yılında Kıbrıs Radyo Yayın Kurumu Türkçe haberler ve programlar bölümünde, Türklerle Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında barış ve huzur içinde bir arada yaşaması için siyasal faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Rum günlük gazete ve dergilerinde köşe yazıları ve araştırmaları yayımlıyor. Bu dönemde AKEL istihbarat ve Azınlıklar Dairesi üyeleriyle çelişkileri üzerine, 1979 yılı Ocak ayında AKEL üyeliğinden ihraç ediliyor.

Emeklilik hayatı…

1998’de Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü’nden emekliye ayrılıyor. Bu arada, gazeteci olarak Kıbrıs Gazeteciler Cemiyeti ve Dünya Gazeteciler Federasyonu’na üye oluyor. 1975’te Yeni Kıbrıs Derneği'ne üye oluyor ve daha sonra iki kez derneğin başkanı seçiliyor. Bağımsız ve Federal Kıbrıs için Temas Grubu’nun oluşması fikrini ortaya koyuyor ve kuruluş çalışmalarıyla faaliyetine katılıyor. 1983’te Yılmaz Güney’in ve 1990’da Aziz Nesin’in Sinema Kulübü ve Kıbrıs Yazarlar Birliği tarafından Kıbrıs’a davet edilmelerini sağlıyor. İki toplum ilişkilerinin iyileşmesi yönündeki faaliyeti ve katkıları nedeniyle KİMA: Kıbrıs Müzesi ve Arşivi (Cumhurbaşkanlığına bağlı Kurul) tarafından Yılmaz Güney’le birlikte ödüle layık görülüyor. O dönemde Başpiskopos olan Hrisostomos I’in “Ulusu rezil ediyorsunuz” diye müdahale edip, karşı çıkması üzerine, ödül iptal ediliyor. Başpiskopos’un Rum-Türk yakınlaşmasına karşı bu “tepeden inme” tavrı AKEL ve diğer Rum siyasi partileri tarafından tepkisiz geçiştiriliyor.

AKEL tüzük ve kuralları ihlal edilip, Dimitris Hristofyas’ın parti Genel Sekreterliği’ne getirilmesi üzerine, 1990 yılında AKEL’den kopan diğer üyelerle birlikte ADİSOK hareketinin kuruluş çalışmalarına İbrahim Aziz de aktif bir biçimde katılıyor. ADİSOK hareketinin Merkez Yönetim Kurulu ve Siyasi Komitesi’ne üye seçiliyor (1990-1996). ADİSOK Hareketi’nin Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlarından Yorgo Vasiliu’nun EDY adlı Hür Demokratlar hareketiyle birleşmesi üzerine, EDY Yönetim Kurulu ve Siyasi Komitesi’ne üye seçiliyor (1996-2005). 2006 yılından sonra faaliyetini bağımsız bir gazeteci olarak sürdürüyor. Antenna- Televizyonu’na Türkçe haber bölümü şefi olarak işe alınıyor ve Rumca (Yunanca) haber yazarı ve spikeri olarak çalışıyor (2007-2008).

Korunmak zorunda kalarak yaşamak...

Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmasına ve Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından yönetilen bölgede yaşamasına rağmen, yaklaşık elli yıl boyunca Kıbrıs Türkü olması nedeniyle Aziz'e oy hakkı tanınmadı. Oy hakkı (seçme-seçilme) için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, 2004’te verdiği kararda şunları belirtti: Kıbrıs'ın hükümet kontrolü altındaki bölgesinde yaşayan Kıbrıs Türk halkının bir parçası olarak davacı, yerlisi olduğu ve hayatı boyunca yaşadığı ülkede fikrini belirtme ve seçme-seçilme fırsatından tamamen mahkûm bırakılmıştır. Bir numaralı protokolün 3. maddesinin de garanti ettiği davacının oy hakkının varlığını dikkate alarak, mahkeme oy birliğiyle davacının oy hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. İbrahim Aziz, AİHM kararıyla hem kendisi hem de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolü altındaki topraklarda yaşayan diğer Türkler için seçme seçilme hakkını elde etti.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nden ayrılmayıp, Rumlar arasında yaşaması nedeniyle hem Rum hem Türk aşırı unsurlarından korunmak zorunda bırakıldı. Zor bir yaşam tercihi olduğunu ülkemizin yaşadığı süreçten de tahmin etmek mümkündür…

Ek: İbrahim Aziz, Rumca Türkçe şiir yazıyor ve dört şiir kitabı yayımlanmış bulunuyor. Perde Aralandığında adlı bir tür anı-hatıra kitabı 2011, Türkçe-Rumca yanında; Bodamya - Birlikte yaşamın fotoğrafı, iki dilde, 2013; Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk Öykü Antolojisi, iki dilde: Rumca-Türkçe, 2013, çevirmen ve editör - Genel Yayın Yönetmeni; Yaşanmış Öyküler Tanıklık – Anlatılar, 2015. Bunlarla birlikte değerli dostumuz Şener Levent’in Avrupa gazetesinden Afrika’ya dönüş ve casusluk komplosuna karşı mücadelesini içeren bir kitabın Rumca çevirisini yapmış bulunuyor.

Not: Tüm halkımızın ve Müslüman dünyasının mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik eder sağlık ve mutluluk vesilesi olmasını temenni ederim. Ayrıca bugün 1 Eylül Dünya Barış günü ve savaşlar, yıkımlar dur durak bilmeden sürüyor. “Barış” günlerinin kutlanma ihtiyacı olmayacak savaşsız bir dünya dilerim…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup