HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

20.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Çözüm mantığı: Ana kurucular azınlık değildir!

Kıbrıs şimdilerdeki yağmurun bereketine uzun yıllardır hasretti… Öyle güzel ve bereketli bir kış geçiyoruz… Bu yoğun kışın en büyük faydası üreticilerin yüzünün uzun yıllardan sonra gülecek olmasıdır… Bu yıl kuraklık tazminatları olmayacak herhalde… Ortalık bahar bahçe… İnsanların yüzleri gülüyor… Bir tarafta Cenevre çiçekleri, bir tarafta Yenağra nergisleri…

1980’li yıllarda, bizler henüz liseye giderken böylesi yağmurların ardından ne çok nergis çıkardı… Peki Kıbrıs’ta da çözüm çiçek açar mı?

Daha yaşanılır bir Kıbrıs için

Bunu bize elbette zaman söyleyecek… Çözüm liderlerin ortak arzusu (yani hedefi) olur ve halklara bunun yararı anlatılırsa elbette ona da ulaşılır… Müzakerelere bakıldığında liderlerin yaklaşımından çözüme dönük bir motivasyon olduğu anlaşılıyor… Bunun çözümü yakalamaya yetip yetmediğini önümüzdeki günler tayin edecektir…

Ülkemizin siyasi çözümden başka çözüm bekleyen önemli sorunları da bulunuyor… Bunların başında da ülkemizin şimdiki halinin daha yaşanabilir bir çizgiye taşınması için çözülmesi gereken sorunlar geliyor… Belli bir kitlede daha yaşanabilir bir ülkeye siyasi çözümle ulaşılacağına dair hazır bir tutum olduğu biliniyor… Yani siyasi çözüm gelmeden ülkemizde yaşanabilir bir düzen kurulamayacağı gibi politik bir öngörü var…

Bu politik öngörünün aslında ülkemizin siyasi kültürü içinde çaresizlik üretme kapasitesiyle inşa edildiğini biliyoruz... Halkın seçimlerde oy verdiği siyasiler aslında daha yaşanılır bir düzen şiarına kendilerinin de inanmadığı bir motto olduğunu seçildikten sonraki tutumlarıyla bunu ispatlıyorlar… Siyasetin bu kısmına halkın biraz daha önem vermesi gerekiyor… Yoksa seçimlerde vaatlerde bulunan ve halktan oy alan partilerin çözmeye inanmadıkları bir süreç başlıyor…

Cenevre’nin perde arkası

Siyasi partilerin oluşturduğu bu yanlış teamülün kalkması için özellikle bu anlayışın yerleşmesine katkı sunanların çok çaba harcaması gerekiyor… Öyle ki bahane üretmek siyasetin fıtratında olabilir… Lakin bu kültür hayatımızın her alanına sirayet etmiş ve insanların hareket etmesine bile kötek koyan noktaya gelinmiştir… Bu durum siyaseten indirgemeci politik çözümlemeler ve propaganda taktikleri açısından kullanılmış olsa bile çok yaygın olarak siyasi kültürde önemli bir kaplama alanı oluşturmuştur…

Cenevre’deki gazeteci ordusunun da arka planında bu var... Elbette Cenevre Zirvesi önemlidir, tarihidir… Lakin bu seferki zirvede abartı olduğunu da söyleyen çok… Hatta israf olduğunu bile söyleyen siyasetçiler oldu…

Neyse… Buradan yola çıktığımızda yağmurun ülkemizde hepimizin yüzünü güldürdüğü bu günlerde siyasetin de bereketli olmasını bekleyenler çoktur… Uzun yılların ağır çözümsüzlüğü tarafları yormuş… Adanın ortak siyasi coğrafyasının bir dayatması olarak çözümün gerçekleşmesi gerekiyor…

Azınlık mı?

Öyle çok eğilip bükülmeden söylemek lazım… Çözümün en temel mantığı; Kıbrıslı Rumların Türklere, Kıbrıslı Türklerin de Rumlara siyasi tahakküm kurmayacağı bir ilkeden hareket etmek gerekiyor.

Bundan da kastımız şudur: Kıbrıs Türkleri kendilerini azınlık görmüyor!

Bunun kabul edilmesinin çözüm üretmeye katkısı büyük olur… Kıbrıs Cumhuriyeti’nin temel müktesebatı da bu ana ilkeden hareketle kurulmuştu… Kıbrıs Türkleri, tüm Kıbrıslılara bağımsızlık kazandıran bu antlaşmaların ruhuna ve hilafına uygun bir çözüm üretilmesinin ciddi destekçisidir…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.