HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

20.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Enosis ve “Delilik”: Ada Tımarhane!

ELAM’ın önerisinin Temsilciler Meclisinden geçmesiyle 1950 Plebisiti okullarda kutlanmaya başlanıyor… Plebisit o günlerde aslında ENOSİS konusunda yapılıyor… Plebisit denilen şey de aslında kiliselere bir drabezin(masanın) üzerinde açtıkları kağıtlara imza toplanarak yapılan bir olay… Bunun üzerinden 10 yıl sonra Kıbrıs Cumhuriyeti doğuyor… Doğan cumhuriyet ENOSİS’i de Taksim’i de anayasasında ve kurucu belgelerinde yasaklayan bir rejim… Öyle ki bugün Rum siyasi karar vericilerinin üzerinde tepindikleri devletin özünü bu yasaklar oluşturuyor…
Ortaklık nerede kaldı?

Şimdilerde Cumhuriyetin Temsilciler Meclisinde artık neo-faşist ve ırkçı ELAM’cıların da vekilleri bulunuyor… Kısacası ortaklık devletinin ne temel belgelerini ne de anayasasını takacak bir birikimleri yok… Lümpen burjuva takımı yani… Bu devlet göz göre göre 1963’te Makarios’un öncülüğünde işlevsizleştiriliyor… Temel metinlerde değişiklik önerileriyle devlet çökertilmek isteniyor… Tam böyle bir evrede devlet, BM Güvenlik Konseyi’nin Toplumlararası Çatışmalar bahanesiyle 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla ayakta tutuluyor… Kıbrıs Cumhuriyeti rejimini Makarios 13 değişiklik önerisiyle yıkıyor… Lakin BM Güvenlik Konseyi ölmüş rejimi diriltiyor ve sadece Rumların hegemonyasına teslim ediyor…

1968’den beri BM öncülüğünde müzakereler yapılıyor… Gel zaman git zaman 50 yıla yakındır müzakereler BM’nin “Çifte standartlarıyla” sürüyor… Geçen gün Temsilciler Meclisinde marjinal denilen bu ırkçı grubun önerisine AKEL ret verirken Anastasiadis’in partisi(DISI) “mahalle baskısından” ve/veya benzer duyguları paylaşmasından çekimser oy veriyor… Kanaatimce DISI de siyasi elitlerin çoğunluğu özünde mecliste evet diyenlerden pek farklı düşünmüyor… Sorun sadece zamanlama meselesi…

Müzakerelerin bu denli olumlu bir atmosferde sürdüğü söylenirken böylesi vahim bir kararın Meclisten çıkması gerçekten çözüm cephesine müthiş bir gol oluyor… Yani 1950 nere, 2017 nere? Durup düşünüldüğünde ENOSİS’in geride kaldığını söyleyen insanlar da dahil, Rum halkının hür iradesiyle seçtiği bir meclisten böylesi bir karar çıkması herkesi bir daha düşünmeye sevk etmiştir…

Çözümler arasındaki uçurum

Doğrusu hiç şaşırmadığımı söylemeliyim… Yoksa müzakerelerin seyrine bakıldığında Güney’de çözüm diye istenen(görülen) ile Kuzey’de çözüm diye talep edilen arasında uçurum farkı olduğunu bu son karar bir daha hepimize gösteriyor… İnsan sormadan edemiyor: Bu kavramın plebisitinden 10 yıl sonra ülke bağımsızlık elde ederken bugün AB üyesi de olmuş bu devletin hâlâ Yunanistan’la bütünleşme melankolisiyle ne işi olur? ENOSIS’i anma isteği kanaatimce bir delilik halinin yüzeye vurmasıdır… Bu hal adayı koca “Tımarhaneye” döndürdüğünün farkında bile değilsiniz?

Rahmetli kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın Rumların ENOSIS konusundaki tutumunda bir değişiklik olmadığı tezi adeta doğrulanıyor!… Yoksa aklını peynir ekmekle yiyen ELAM’cıların bu önerisine Temsilciler Meclisinde üzerine atlayıp bu karar çıkarılır mıydı? Böylesi bir karardan sonra gerçekten Güney’de çözüm isteyenler mi yoksa ENOSIS isteyenler mi güçlü diye bir soru insanın aklına gelmiyor da değil! Çözüme hevesli olunsa Anastasiadis’in partisinin bu karar karşısında çekimser kalıp kararın çıkmasına çanak tutarlar mıydı?

Müzakerelerin normal şartlarda bugünkü dinamiklerde ülkeyi bir çözüme taşıyabileceğine ilişkin ciddi bir umudum olmadığını ifade etmeye çalıştım… Öyle ki Güney’de aşırı sağ güçleniyor ve neo-milliyetçilik ivme kazanıyorken federasyon gibi bir ülkünün bu elitler içinde kabul görmesi bana çok uzak geliyor… Dahası bugünkü şartlarda doğal gaz yatakları konusunda nisan ayında yapılacak yeni sondaj çalışmalarıyla ortam sıcak bir çatışmaya bile gidebilir… Doğrusu bu kararın bir bakıma daha gergin bir fiili durumun halkla ilişkiler stratejisi olduğunu söylemek bile mümkün…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.