HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

10.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Erken seçimlere toplu bakış!

Erken seçim kavramı, genelde parlamento tıkandığında, hükümet kurulamadığında Meclis kararıyla anayasadaki olağan zamanından önce yapılan seçimler için kullanılır… Kıbrıs Türk Federe Devletinden (KTFD) günümüze erken seçimler ile olağan zamanında yapılan seçimlere bakmakta fayda vardır…

İlk olarak 20 Haziran 1976 ve 28 Haziran 1981 milletvekilliği seçimleri KTFD’de olağan zamanında yapılıyor… KKTC ilanından sonra yapılan seçimlerde ise 23 Haziran 1985 (Bunu da aslında erken seçim saymak mümkün, lakin bu KKTC’nin yeni sistemindeki ilk seçim), 6 Mayıs 1990 ve 4 Aralık 2003 hariç, 12 Aralık 1993, 20 Şubat 2005, 19 Nisan 2009 ve nihayet 28 Temmuz 2013’deki tüm seçimler erken yapılıyor…

Karşılaştırmalı olarak bakıldığında Mayıs 1995’te yapılması gerekirken Aralık 1993’te, Aralık 2008’de olması gereken 20 Şubat 2005’te, Şubat 2011’de olması gereken 19 Nisan 2009’da ve nihayet Nisan 2014’de olması gereken ise 28 Temmuz 2013’de erken yapılmış oluyor… KKTC’de yapılan seçimlerin arasında iki defa da ara seçim oluyor: İlki 13 Ekim 1991’de, diğeri de 25 Haziran 2006’da yapılıyor…

KKTC'nin erken seçimleri

KKTC’de ilk erken seçim Aralık 1993’deki erken seçim UBP’de 9’lar hareketinin partiden istifa edip DP’yi kurmasıyla yapılıyor… 2005 erken seçimleri ise CTP’nin Annan Planı sonrası yakaladığı yükselen ivmesine rağmen tek başına iktidar olacak yeterli sandalyeye erişememesinden mütevellit bir arayıştan ötürü gündeme geliyor… Nisan 2009’da ise dönemin Başbakanı ve CTP-BG Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer’in uygulanması gereken bazı önlemleri halka yeniden anlatma gerekçesiyle erken yapılıyor… Elbette böylesi bir erken seçim kararı da parti organlarında görüşerek üretiliyor… 28 Temmuz 2013’deki erken seçimlere ise UBP’deki kurultay kavgaları ve istifa eden vekillerin oluşmasından ötürü Meclis’te UBP ile CTP’nin öncülüğünde bir seçim hükümeti kurmasıyla gidiliyor…

Bilimsel değil, oligarşik siyasi yapı

Bütün bunlarla birlikte 1976-2016 arasında 40 yılda Meclis seçimleri dikkate alındığında 8 seçim yapılması gerekirken 10 seçime gidiliyor… Başka bir deyişle 60 ayda yapılması gerekeni biz 48 aya indiriyoruz…

Yukarıda da görüldüğü gibi her erken seçimin kararının alınmasında kendi içinde özgün boyutları bulunuyor… Bu boyutlar birbirine benzese de kendi içinde unique(biricik) yanlara sahip… Ülkemizde siyasetin bilimsel veriler ışığından çok her partide oluşan bir oligarşi üzerinden yönetildiği vakıadır… Bunların sayısı inanın 10’u geçmez… Geçse bile etkili olanların sayısı iki elin parmakları kadardır… Şimdilerde yeniden erken seçim çağrıları yapılıyor… İlk olarak mecliste muhalefet cephesi bunu öneri haline getiriyor ve Meclis Başkanlığına sunuyor… Bunun yanı sıra Meclis dışında da Halkın Partisi başta olmak üzere birçok parti de bu çağrıları tekrarlıyor…

Milli iradeyi önemseyen parti var mı?

28 Temmuz 2013’deki erken seçimlerin en büyük talihsizliği 29 Haziran 2014’de anayasa reform paketinin halk oylamasına götürülmesi ve halkın da bu oylamayı reddetmesidir… Öyle ki parlamentoda halen grubu bulunan UBP, CTP, DP ve TDP’nin ortak önerisiyle bu halkoylamasının gündeme getirilmesi ilginçti… Yani halkın karşısına 4 parti anayasa önerisiyle ortak bir paket öneriyor ve halk da bunu ciddi bir oy oranıyla reddediyor… Bu noktada aslında partilerin ortak hareket edip halkın bu kırmızı kartını görüp seçime o günlerde gitmesi gerekiyordu… Yani milli irade bir yıl geçmeden partilerin ortak önerisine karşı çıkıyor ama hiçbir parti gereken hassasiyeti göstermeyip mesajı almıyor…

Bu durum kısa ve öz olarak parlamentonun tüm üyelerinin meşruiyetini sorgulanır hale getiriyor… Bugünlerde erken seçim çağrısı yapanların da kabul etmeyenlerin de aslında bunu 3 yıl önceden yapmaları gerektiğini hemen herkes unutuyor… Bunun için hepinize geçmiş olsun….

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.