HUNKAR SAG GIYDIRME
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

21.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Federasyon “Rus Tezi” mi?

Federasyonun Türk tezi olduğu hususunda çok konuşuyoruz ama bunun ne zaman ifade edildiğini pek bilmeyiz… Uluslararası alanda bir konunun veya bir argümanın dış politika aracı haline gelmesi resmi açıklamalar üzerinden kabul görüyor… Bir iddiaya göre 1950’lerden beridir Türkiye Kıbrıs’ta federasyonu savunuyor… Başka bir görüşe göre 1959-1960 antlaşmaları sırasında da “federasyon” sözü edildiği konuşuluyor, yazılıyor…

Hatta 1963 olaylarından sonra da federasyon tezinin gündeme geldiğini söyleyenler bulunuyor… Halbuki 1968’de başlayıp 1974’e kadar süren müzakerelerin müktesebatında federasyon sözcüğüne dahi rastlamak mümkün değil… Orada daha çok 1960 Kıbrıs Cumhuriyetine Kıbrıs Türklerinin yeniden dönüş koşulları müzakere ediliyor… Gerek Kleridis gerekse Denktaş her ikisi de önerilerini bu mevcut zemin üzerinden yapıyorlar…

Hükümet programlarında Kıbrıs

Lakin Türk hükümetlerinin programlarına bakıldığında ilginç bir bilgiyle karşılaşıyoruz… Özellikle 1964 sonrası başlayan ve 1974’e kadarki süreçte göreve gelen hükümetlerin programlarındaki Kıbrıs bölümleri konuyu aydınlatmak bakımından önem taşıyor.

I. Demirel Hükümeti (Ekim 1965- Kasım 1969) temelde Zurih ve Londra Antlaşmalarındaki statüyü öne çıkarıyor ve çözüm bulunması konusunda yapıcı zihniyete vurgu yapıyor… II. Demirel Hükümeti (Kasım 1969- Mart 1970) yine bağımsız devletin ihya edilmesine ve Kıbrıs Türk ve Rum Cemaatlerinin ortaklık şartlarının yeniden gözden geçirilmesine atıf yapıyor. III. Demirel Hükümetinde (Mart 1970-Mart 1971) ise Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluş esasları ve mevcut denge çerçevesinde bir çözüme ulaşılmasının olasılığına değiniyor.

Türkiye’de muhtıra sonrası göreve gelen I. Erim Hükümetinin (Mart 1971-Aralık 1971) programında 1959’da yapılan antlaşmalara Türk hükümetinin saygı gösterdiğini karşı taraftan da saygı beklendiği şeklinde bir vurguyu görüyoruz. II. Erim Hükümeti( Aralık 1971-Mayıs 1972) programında üç yılı aşkın süredir devam eden toplumlararası görüşmelerin sürece Türkiye ve Yunanistan’ın da katılımıyla yapıcı bir yola sevk edilmesi arzusu öne çıkıyor. Yani bugünlerde beşli konferans çağrısı gibi.

Melen Hükümeti (Mayıs 1972- Nisan 1973) ise Rum toplumunun Kıbrıs’ın bağımsız bir devlet olarak yaşaması fikrine bağlı ise ortaklık ilkeleriyle inşa edilmiş yapıya riayet etmesinin önemine vurgu yapıyor. Talu Hükümeti (Nisan 1973-Ocak 1974) de Melen Hükümetine benzer atıflar yapıyor.

Federasyon fikri, Ecevit ve Erbakan

I. Ecevit Hükümeti (Ocak 1974-Kasım 1974) Kıbrıs Barış harekâtını yapan ve Erbakan’ın da Başbakan Yardımcısı olduğu koalisyon... Kıbrıs harekâtının henüz olmadığı bir dönemde, “federasyon” kavramı ilk kez koalisyon hükümetinin programında yer alıyor:

“İki cemaatten oluşan Kıbrıs’ta Türk toplumunun eşit egemenlik statüsünün korunması ve Devlet yönetiminde iki cemaat arasında her yönü ile huzurlu bir işbirliğinin sağlanması için en isabetli çözüm şeklinin federatif bir sistemde bulunacağına inanıyoruz.”

Aynı şekilde Koalisyon Protokolünde (108) de Kıbrıs’ın bağımsız federatif devlet statüsüne kavuşturmak arzusuna inançları vurgulanıyor. Bunlara rağmen federasyon Türk tezidir demek bile zordur!

Moskova’nın önerisi ve Ada Yarası

Tabi 17-22 Mayıs 1965’de eski SSCB Dışişleri Bakanı Gromiko’nun Türkiye ziyareti sırasında Moskova’nın Enosise karşı olduğunu ve federasyon önerdiğini de unutmayalım. Bu ülkenin de o dönemde sosyalist bir federasyon olduğunu biliyoruz. O dönemde Türkiye’ye destek olması anlamında da ortaya atılmış olma ihtimali olasıdır. Öyle ki bu durum Türkiye’de memnuniyet yaratıyor.

Lakin yukarıda da görüleceği gibi Ecevit-Erbakan Hükümetine kadar programlarda Kıbrıs Cumhuriyeti etrafında dönen öneriler bulunuyor. Federasyonun Türk tezi olması konusunda ortaya atılan görüşlere karşın Gromiko’nun açıklamasının tarihi göz önüne alındığında bunun bir Rus tezi olma ihtimali de olduğunu unutmamak lazım. Ya da her ikisi de değil…

Öte yandan Türkiye’de uzun yıllar iç sebeplerden ötürü federasyon lafı sadece futbol için konuşuluyordu. Aslında bunlarla beraber Kıbrıs Cumhuriyeti için de işlevsel federasyon denildiği de biliniyor. Bu açıdan bakıldığında da 1960 sisteminin mimarları arasında ve son sömürgeci güce bakıldığında federasyon İngiliz tezi mi oluyor? Kısaca federasyon şu ülkenin bu ülkenin tezidir üzerinden algı oluşturmak yerine “Ada Yarasına” ilaç oluşturur mu tartışması daha manalı olsa gerek!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.