KTV
  • 10 Nisan 2017, Pazartesi 8:34
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Hepimiz Akdenizliyiz!

Başbakan Özgürgün "Kıbrıslı yoktur; Türkler ve Rumlar vardır" diye bir açıklama yapıyor… Yıllar önce merhum kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş da Kıbrıslı sadece eşeklerdir diye bir beyanat vermişti… Bu tür açıklamalar aslında siyasi tercihlerle ve pozisyonlarla yakından ilgili…

Kıbrıs’ta vurguyu Türklüğe veya Rumluğa yapmak isterseniz ve memleket (yurt) boyutunu hiç dikkate almazsınız dışarıda uzun yıllardır çabalanan “Türkler misafirdir” tezini güçlendirmeye hizmet eder… Bu noktada kanaatimce ülke ve yurt vurgusu kaldırıldığında hepimiz arı Türk olmuş oluruz… Buna da elbette itirazım yoktur… Lakin ülkemiz ve Müslüman cemaatimiz Helen milliyetçiliğinin ENOSİS sevdasından çok çekti… Sadece Müslümanlar değil Ortodokslar da bu ENOSİS illetinden çok çektiler… Şimdi bu duruma “hasta-doktor” paradigması üzerinden bakmak lazım…

Kıbrıslı olmak...

1968’den beri müzakereler sürüyor… Bu müzakereler Kıbrıs merkezli ve dahası Kıbrıslı olmak üzerinden ele alınıyor… Yani bu müzakereler Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların ortak bir devlete erişme görüşmeleri değil mi? Elbette öyledir…

Şimdi konuya biraz daha gerilere giderek yaklaşalım… 1920’lere kadar kendilerini Türklükten çok Müslümanlık kimliği üzerinden tarif edenler ile Ortodoks Hıristiyanlar arasındaki bu ortak hayat mücadelesine bir de Akdenizlilik kavramı üzerinden bakalım…

Ülkemizin gelecekteki nüfus yapısı nasıl olacak?

Bugün Kuzey Kıbrıs’ta Akdenizli olan birçok Anadolu kökenli yurttaş (özellikle Hataylılar) bulunuyor... Güney’de de benzer şekilde Suriyeliler ve Pontuslular çoktur… Bunlar aslında ülkemizin gelecek projeksiyonunda çok önemli bir yere sahipler… Bundan ötürü Kıbrıs coğrafyasına sadece Türklük ve Rumluk üzerinden bakmanın çeşitli sakıncaları olabilir… Bir kere çözüm diye yıllardır dövündüğümüz "Birleşik Kıbrıs Devleti" veya "Kıbrıs Federasyonu" görüldüğü gibi ülke vurgusuyla yapılıyor… Bunun en güzel nişanesi de Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nda bulunuyor... Helen Cemaati tarafından seçilen Cumhurbaşkanı ile Türk Cemaati tarafından seçilen Cumhurbaşkanı Muavini var… O anayasaya göre resmi diller Helence ve Türkçedir…(AB devleti alıyor ama dillerini almıyor içeriye...) Kıbrıs Cumhuriyeti Türklük ve Helenlik üzerinden dizayn ediliyor… Bu devletin başkanlık sistemine sahip bağımsız ve egemen bir Cumhuriyet olduğu anayasanın ikinci maddesinde bulunuyor… Şimdi uluslararası antlaşmalarla kurulan ve Türkiye’nin garantörlük gücü elde ettiği tek geçerli anayasa bile Kıbrıs devletini kurguluyor... Türklük ve Rumluk ibaresi devletin kuruluş mayasında tahakkümsüz biçimde yer alıyor...

Kahir ekseriyetimiz Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği ve pasaportu taşıyor... Bunu da en doğal hakkımız olarak görüyor… Çünkü Kıbrıslı Türkler BM ve AB üyesi Kıbrıs Devleti’nin hâlâ yurttaşları olarak kabul görüyor... Bu realite yukarıdaki tartışmaya kısa yoldan en meşru yanıt bile olabilir!

Kıbrıslıyı baş tacı yapacak kimlik

Bu yazıyı doğrusu itiraz etmek için yazmış değilim… Akdeniz Cumhuriyeti'nin Kıbrıs çözümüne layık ve doğru bir formül olduğunu anlatmak için fırsat olduğunu düşünüyorum… Daha önce de yazmış ve konuşmuştuk... Akdenizlilik kimliğinin temelinde “Latin Roma-Bizans-Yunan ve İslamiyet” bulunuyor… Kıbrıs bu üç temel direğin üzerinde yükseliyor… Bugün ülkemizde yurt temelli çözüm formüllerinin yetersizliğine tam da bu sebepten itiraz ediyoruz…

Akdenizlilik kapsamını Kuzey’de yaşayan Hataylılardan (diğer tüm Akdenizliler de dahil) yerli-otantik Kıbrıslı Türklerin merkezde olduğu bir denkleme kadar geliştirebiliriz... Benzer biçimde Güney’de en kenarda duran Suriyelilerden otantik Kıbrıslı Rumlara kadar bu kimliği esnetmek mümkündür… Bu Akdenizlilik en başta Kıbrıslı yoktur eşekler Kıbrıslıdır gibi laflara da müthiş bir ilaç olur… Bu kimlik Türklüğü, Rumluğu kapsadığı gibi “Kıbrıslıyı” da baş tacı yapacak bir derinliktedir… En mühimi Hataylıları, Mardinlileri, Suriyelileri, Şamlıları ve daha nice Akdeniz kimliği taşıyanları rahatlıkla şemsiyesi altına alır… Bu vesileyle kendimizi bu topraklarda çok daha gerilerden gelen bir ortaklık anlayışıyla Ada’ya, yurda sahip çıkma şansımız ve rolümüz olur... Öbür türlü bu açıklamalar Batılı merkezlerin işini kolaylaştırmaktan başka şeye yaramaz…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup