Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

15.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hıristiyanlığın Serüveni: 19 Asırlık Jenosit!

Kıbrıs’ın geçmişini doğru verilerle öğrenmek bugünü anlamaya yardım edebilir… Bugün 19 asır öncesine uzanmak ve o yıllardan günümüze bakmayı denemek faydalı olabilir. Roma hakimiyetinde Museviler refah içinde yaşıyorlar ama sonrasında isyan ediyorlar… Tam 1900 yıl önce 115’de Artemion önderliğinde Trajan hükümdarlığındaki Romalılara karşı ayaklanıyorlar… Bu ayaklanma sadece Kıbrıs’ta değil eş zamanı olarak Filistin, Mısır ve Bingazi’de de baş gösteriyor… Ayaklanma sırasında Salamis’te yaşayanların ve Yahudi olmayanların tümünü Artemion öncülüğündeki güçler öldürüyor… Yani önlerine çıkan Romalı ve Yunan herkesi kılıçtan geçiriyorlar. Ayaklanmayı Roma İmparatoru ve Libya konsülü ortaklaşa ancak 117’de bastırıyor… İsyanın bütün adaya yayıldığı ve verilere göre Kıbrıs’ın en kanlı iç savaşı olarak tarihe geçtiği biliniyor… Dahası Jenosit (toplu halde yok etme)nüfusun bir kısmının öldürülmesine klasik misal Musevilerin Kıbrıslılara uyguladığı oluyor… Dio Cassius’a göre, bu isyan 240 bin insanın ölümüne yol açıyor… Rahmetli Arif Alagöz’den de bunları okumak mümkün… Böylece Kıbrıs topraklarına Musevilerin ayak basması Roma İmparatoru Trajan öncülüğünde Senato’dan bir kararla yasaklanıyor… Bu yasak 1878’de İngiltere Başbakanı Disraeli döneminde yürürlükten kaldırılıyor… İçinde bulunduğumuz yıl bu olayın 1900. yılı… Bu olaydan sonra Hıristiyanlık hızla yayılıyor ve paganizmi de ezip geçiyor… Bu yolla Hıristiyanlık monolitik bir güç merkezi oluyor ve Pagan kültürünün adeta defterini dürüyor… Bu dinsel serüveni Dr. İsmail Şahin’den de okuyabilirsiniz.

Musevilerin Karakol yılları

O günlerde Kıbrıs’taki Musevileri ayağa kaldıran temel nedenin vergilerin yükselmesi olduğu da biliniyor… Öyle ki ülkemizin sosyal tarihi aslında vergi çeşitleri ve artışları üzerinden de pek ala yazılabilir… Musevilerin uzun yıllar sonra toplu olarak(50 bin kişi) Kıbrıs’a gelişi İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Karakol’da yaşadıkları hazin zamanlara denk geliyor… Karakol kampında (Gülseren Kampı) zorunlu ikamet yılları 3 yıla tekabül ediyor… Avrupa’dan soykırım tehdidiyle zorunlu göçe tabi bu Yahudilerin dilleri çok farklılıklar taşıyordu… Karakol yıllarını Mete Hatay’dan da okuma fırsatı buluyorum… Bu yıllarda kampın iç denetimi ve eğitimi Haganah isimli askeri teşkilata bırakılıyor… Bu eğitimin 1948’de kurulacak İsrail Devleti’ne bu kitleyi hazırlamak hedefi de bulunuyordu… Öyle ki unutulmaya yüz tutan İbranice dilini öğretmek de bu kamp zamanlarında oluyor… Yani 1900 yıl önce Musevilerin girmesi yasaklanan Kıbrıs yeni zamanlarda onların zorunlu göç yeri ve öz eğitim alanı oluyor…

İsrail’in mayası

Bu anlamda kurulan İsrail devletinin mayasında Karakol’un ve dolayısıyla Kıbrıs’ın özel bir yeri bulunuyor… Balkanların ve özel olarak Selanik’in Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda insan kaynağı bakımından oynadığı rol gibi Karakol da İsrail’in üzerinde benzer bir etkiye sahip oluyor… Bu yönleriyle Kıbrıs’a İsrail ilgisi tarihsel açıdan hem çok geçmişe hem de bu devletin kuruluşunda yakın dönemde böylesi bir duruma tekabül ediyor…

Kıbrıs’ın bulunduğu siyasi coğrafyanın oluşumunda ve biçimlenmesinde birçok medeniyetin rol oynadığı gerçeğine yakından bakmakta her zaman fayda vardır… Öyle ki Başpiskopos Makarios’un 1959’da ortaklık Cumhuriyetine Cumhurbaşkanı seçilirken Kıbrıs’ta idarenin 800 yıl sonra ilk defa Rumların eline geçtiğini söylemesi çok düşündürücüydü… O günlerde Makarios’un başpapaz iken Cumhurbaşkanı da olmasının biraz da Hıristiyanlığın geçmişiyle irtibatlı olduğunu görmek lazım…

Bugünlerde ELAM’ın önerisiyle 1950’lerdeki Plebisit’in hatırlanması ve okullarda anılma kararı gibi… Yani Hıristiyanlığın 1900 yıl önce bir iç savaş sonrası adada yaygınlaşması ve kurumsallaşmasının acaba bir tekerrürü Aralık 1963’debu sefer de Kıbrıslı Müslümanlara mı yapılmak isteniyordu? Doğrusu geçen ay Temsilciler Meclisinden çıkan ENOSİS’i anma kararına bir de bu tarihsel geçmişten bakmak lazım…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.