Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

13.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Hür Eşeklerin” değeri

Kıbrıs’taki yabani yaşam üzerine yapılan araştırmalara göre hür eşekler asırlardır Karpaz’da yaşıyorlar... Bu konuda yapılan araştırmaların ilki de 1878’e dayanıyor... Yani İngiliz’in adaya egemenlik kurmasıyla eşekler ilgi konusu olmaya başlıyor… Sayıları konusunda çeşitli spekülasyonlar ve rivayetler de yok değil... Biraz KKTC’deki nüfus meselesi gibi... Hasılı Karpaz eşeklerinin sayısının 300-3500 arasında olduğu söyleniyor... Yani kalabalıklar... KKTC nüfusu da sorulduğunda 275 bin ile 750 bin arasında denildiği gibi...

AB hür eşeklerimizi sevmiyor mu?

Nüfus meselesi müzakerelerde ele alınıyor ama bizim eşekler henüz AB müktesebatında görülmüyorlar... Bundan ötürü de yaban yaşam içerisinde pek kale alınmıyorlar... Kökleri asırlara dayanan bu kültürel varlığımızın müzakere konusu edilmemesi tuhaf duruyor... Otu, dağı, çayırı, çakılı, ağacı her türlü varlığı hesaba alıyorlar bir bizim “Hür Eşekler” dikkate alınmıyor... Öyle ki Karpaz dan nüfus ayrıldıkça Hür Eşekler ürüyor ve çoğalıyorlar… Dahası boşaltılan yerleşim yerlerini ıssızlıktan koruyor ve beslenmek için insanın olduğu yerlere doğru geliyorlar... Yakında Galatya’ya ardından da İskele’ye dayanacaklar...

Aslında “Hür Eşekler” içeride çok tartışılıp haklarında pek çok kez idam fermanı da çıkarıldı... Buna rağmen çevreci kahramanlar sayesinde bu eşeklerimiz ortadan kaldırılamadı... Yine bu eşeklerin sömürge döneminde evcilleştirildiği ve yaban hayatı içerisinde yaşamlarının kolaylaştırıldığı biliniyor... Bu eşekler için dağlarda patikalar yapıldığı ve böylelikle hayatlarını idame ettirmeleri için fırsatlar yaratıldığı da vakıadır... Yani hür eşeklere bile çare üretemiyoruz ya...

Eşeklerden uyarı var!

Eşeklere hür deyip konuyu kestirip atmak kolay... Aslında bu hayvanların bulundukları yöreye kişilik kattıkları vaka ise bunlara da çareler üretmek gerekiyor... Karpaz ıssızlaştıkça hür eşekler de insanların dolayısıyla yaşamın olduğu yere gidiyorlar... Bu bile bizlere bir uyarı değil mi? Karpaz yarımadasından insanlar göç ettikçe ve faaliyetler azaldıkça eşekler de insanın ve üretimin olduğu yere doğru yöneliyor... Doğrusu ülkemizde toprak ve harita dosyaları havada uçtukça memleketin bu ücra köşelerinden insanlar şehirlere veya yurt dışına göç ediyorlar... Bunu hayatın içerisinde barometre vazifesi gören eşeklerin göçü bile bize anlatıyor... Yakın zamanda Karpaz yarım adasında insanların üretim yapacağı bir politikayı hayata geçirmek ve oraları şenlendirmek ilgililerin ana görevleri arasında olmalı... Yoksa toprak dediğiniz şey üzerinde insan unsuruyla ve onun üretimiyle değerli kılınan bir unsurdur...

Karpaz’ın değeri Karpaz’a verilmeli...

Ülkemizin coğrafyasının her bir ünitesinin üretim koşulları kendine özgüdür... Karpaz da bugün hâlâ bakirliğini koruyor ve buna şükürler olsun... Lakin o coğrafyada değerli ve verimli olan bir toprak var... Doğal güzelliğiyle, tarihi, dini özellikleriyle... Bu mevzuya bakarken insanın merkeze alınması yanında bu coğrafyadaki tüm bitki, toprak, iklim ve canlı tüm organizmalarıyla değerli kılınacağı bir perspektife hızla ihtiyacımız bulunuyor...

Karpaz’ın ileride hepimizin gidip göreceği bir yer olmasını istiyorsak oranın model organik tarım ve eko-turizm üssü olmasını tasarlamalıyız... Elbette turizm derken de kumar otellerini kast etmediğimi anlıyorsunuz sanırım... O doğaya ve tarihi-kültürel varlıklara uyumlu insanı kendisine çekecek tüm dinamikleriyle bir turizm konsepti... Olduğu gibi korunacak bir politikayla ve hür eşekleriyle olacak bir perspektif ile...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.