HUNKAR SAG GIYDIRME
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

03.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“İdeolojik ve patolojik katil”…

BM Genel Kurulu, 1975 ve 1978 yıllarında Kıbrıs’taki insani sorunu çözmek amacıyla bir soruşturma heyeti kurulması ve kayıp şahısların araştırılması için üç farklı karar üretiyor… Bu hedefe ulaşmak için Nisan 1981’de BM himayesinde iki toplum arasındaki anlaşmaya göre Kayıp Şahıslar Komitesi kuruluyor… Komitede birer Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk ile BM’den bir görevli olacak şekilde üç üyeden oluşuyor ve kararlar oy birliğiyle alınıyor… Üyeler iki cemaatin Cumhurbaşkanları tarafından atanıyor ve bu makamlara direkt bağlı çalışıyorlar. Kıbrıslı Türk üye Gülden Plümer Küçük, Kıbrıslı Rum üye NestorasNestoras ve BM üyesi Paul-Henri Arni’dir…

Komitenin kurulmasından sonra geçen 20 yıl boyunca tüm kayıpların ortak listesini müzakere etmek için soruşturmalar yürütmeye odaklanılıyor… Aynı zamanda kayıp yakınlarından alınan kan örneklerini arşivliyorlar… Bütün bu işlemlerin sonunda Kayıp Şahıslar Komitesi 2006’dan beri ada genelinde 1041 gizli gömü yerinde kazılar yapıyor… Ülkemizde bilindiği gibi toplam 2001 kayıp bulunuyor… Gömü yerlerinin her birinin saptanmasında cinayetlere tanıklık edenlerden, faillerin kendilerinden ve bizzat ailelerden edindikleri bilgiler ışığında araştırmacılar hareket ediyorlar… Böylece kayıplar konusunda ülkemizde ciddi bir müktesebat oluşuyor…
Ortak yoksulluğumuz…

Bu durum gerçekten insani ve vicdani bakımdan son derece önemli… Hepimizin etkilendiği bu kayıplar meselesi daha fazla uzamadan ve siyasetle ilişkilendirilmeden sonuçlandırılması gerekiyor… Öyle ki Rum olsun Türk olsun her bir kayıp hepimizin ortak yoksulluğu ve fukaralığıdır… Bunun vicdanlarımızdaki yerini ve önemini konuşmaya bile gerek yok…

Bugünlerde kayıplar konusunda yapılan çalışmaların, bulguların ve yaşanan dramatik olayların anlatımı bir kitaba dönüştürülüyor… Kayıp Şahsılar Komitesi Antropoloji Laboratuvarı altında yapılan incelemeler ciddi bir uzmanlık altında inceleniyor… DNA izolasyonu adı altında bir işlemle kemik örnekleri alınarak ve akrabalarla eşleştirilerek yapılıyor… “Kimliklendirme” adı altında son işlemle kayıp kişinin konumu onaylanır onaylanmaz, kalıntılar cenaze töreni için ailesine iade ediliyor ve bu süreçte Kayıp Şahıslar Komitesi psikologları kayıpların yakınlarına duygusal destek sağlıyorlar… Bu kutsal ve vicdani görev sırasında Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk bilim insanları birlikte çalışıyor…

Kayıp hayatlar kitabı…

Bütün bu çalışmaların özetlendiği ve anlatıldığı bir çalışma geçen günlerde üç dilde yayınlandı… “Harnıp Ağaçlarının Altında Kıbrıs’ın Kayıp Hayatları” adlı kitabın metinleri Rory Maclean fotoğraflarını da Nick Danziger imzası taşıyor… Kitabın Türkçesi Galeri Kültür tarafından yayınlandı… Bu son derece önemli çalışmadan edinilen farklı deneyimleri bu kitaptan öğreniyoruz… Örneğin Xenophon Kallis failler ve katiller konusunda çok çarpıcı bir analiz yapıyor… Kallis’e göre iki tür katil var… İlki dünyayı değiştirmek isteyen ideolojik katil: Suriye’ye halifelik getirmek, Irak’a demokrasi dayatmak isteyenler… Bu tür, ülkesi için dini için, her ne olursa olsun onun için öldürür. Zaman geçtikçe yaptıkları üzerine düşünerek yanlış hareket ettiğinin farkına varır ve davranışını yaramaz bir çocuk gibi saklamaya çalışır… Yine de bir katarsise (baskı altına alınmış duyguları bilince çıkarmaya) ihtiyaç duyar, yaptığı hatayı itiraf etme fırsatına ihtiyacı vardır. İkincisini de patolojik katil olarak sınıflandırıyor… Bu farklı bir katil türü, özellikle de melezse… Toplumuna karşı sadakatini kanıtlamak için öldürür… Silah onu maçolaştırır… Öldürmek ona saygı ve statü kazandırır… Dünyanın her yerinde siyasetçiler bu tür insanları toplumun çeperlerinden çekip siyasi amaçlar için kullanırlar… Bu katiller eylemlerinden pişman olmazlar; çünkü yaptıklarından şüphe duymak veya hatalarını herhangi bir şekilde itiraf etmek varoluş nedenlerini olumsuzlaştıracaktır.

Bu çalışmaların kıymetli araştırmacı gençler tarafından yapılması ülkenin kayıpları konusunda ortak bir vicdan oluşması bakımından önemli… Buradan yükselecek ortak acılardan ortak dersler çıkarma yakınlaşma açısından ileriye dönük önemli ipuçları verebilir… Kısacası bu topraklardaki tüm kayıplarımıza bulmadan kendimizi bulmamız mümkün değildir…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.