Cyprus Today sol
  • 25 Ağustos 2017, Cuma 9:35
Prof. Dr. MehmetHASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilk başbakanı: Nejat Konuk

Nejat Konuk aslında alabildiğine kibar ve düzeyli bir siyaset insanıydı… Bir süre Bursa’da yaşadığından siyaseti ilkin CHP’de yani “İnönü ekolü” nden öğrenmiştir. Lefkoşa’da 1928’de doğuyor. İlk, orta ve lise öğrenimini Lefkoşa’da tamamlıyor. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1951’de mezun oluyor ve ardından Bursa Orman Müdürlüğü’nde Hukuk Müşaviri olarak bir buçuk yılı aşkın görev yapıyor. 1955’te memuriyetten ayrılıyor ve 1960’a kadar serbest avukat olarak çalışıyor. 1955-1960 arası dönemde CHP Gençlik Kollarında aktif görevalıp siyasette rol alıyor.

Konuk, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 16 Ağustos 1960 kurulmasıyla oluşan Türk Cemaat Meclisi’nin Genel Sekreteri ve Müsteşar Vekilliği görevine atanıyor. Bu görevlerini Geçici Türk Yönetimi’nin kurulmasına kadar sürdürüyor. Nejat Konuk (ve Erol İbrahim) 1964’te Rauf Denktaş ile bir sandalla Larnaka’ya çıkmak istemişlerdi ancak Bafra köyünün yakınlarına çıkmışlar ve Rum polisi tarafından tutuklanmışlardı. Yeni yapılanma Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türk makamları ile Türk Cemaat Meclisi’ni tek çatı altında topluyor. Buna göre Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Muavini Dr. Fazıl Küçük Başkan, Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf Denktaş Başkan Yardımcısı oluyor. Bu devrede Nejat Konuk Başkan Yardımcısı Rauf Denktaş’ın müsteşarlığı görevine atanıyor.  Geçici Türk Yönetiminin 28 Aralık 1967 ilan edilmesiyle Nejat Konuk bir de Adalet ve İçişleri üyeliğine atanıyor. 

Aktif siyasete girişi

Konuk, aktif siyasete 5 Temmuz 1970’de Türk Cemaat Meclisi için yapılan genel seçimlerde Lefkoşa bölgesinden üye seçiliyor. Sonrasında 18 Temmuz 1970’de yeniden Adalet ve İçişleri üyeliğine atanıyor. Nejat Konuk 1974 yazıyla beraber oluşan yeni ortama yeni görevlerle giriyor. 24 Şubat 1975’te oluşan ilk Kurucu Meclise önceden milletvekili olduğundan üye seçilirken aynı zamanda Bakanlar Kuruluna da üye olarak seçiliyor. Bu görevlere paralel olarak Ulusal Birlik Partisi’nin ilk Genel Sekreteri oluyor ve 1976’daki Kıbrıs Türk Federe Devleti’ndeki (KTFD) ilk genel seçimlerde Lefkoşa bölgesinden UBP’nin adayı olarak Meclis’e giriyor. Bunların ardından da KTFD’nin ilk Başbakanı oluyor. İki yıl sonra 1978’de hem Başbakanlıktan hem de UBP’den istifa ediyor. Yeni kurulan (1979) Demokratik Halk Partisi’ne (DHP) Genel Başkan oluyor. Üç yıl sonra 1981’deki genel seçimlerde DHP’den Lefkoşa milletvekili olarak Meclis’e giriyor ve 1982’de Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclis Başkanı seçiliyor.

KTFD Meclis Başkanlığından KKTC Başbakanlığı’na...

Bunların ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesiyle 6 Aralık 1983’te oluşan Kurucu Mecliste üyelik de yapıyor. KKTC’nin ilan edilmesinden sonra görevinden istifa eden Mustafa Çağatay’ın ardından ikinci kez başbakanlık görevinde bulunuyor. Özellikle 1981 seçimlerinde Kıbrıs Türk siyasetinde yeni muhalif güçler ortaya çıkıyor. Hem sol odaklı muhalefet hem de merkez sağ odaklı siyaset UBP’ye karşı ciddi bir alternatif oluşturmaya başlıyor.

Aslında siyasetin yönü bakımından içeride başlayan muhalefetin Türkiye’deki “askeri idare” döneminden olumsuz etkilendiğini ve gerçek rolünü oynayamadığını söylemek mümkündür. Nejat Konuk merkez siyaset bakımından önemli bir figür olduğu halde UBP ile kurulan koalisyonla birlikte aşınmaya uğradıklarını da eklemek lazım… Bu dönemde başlayan bu tartışmalar sonraki on yılda yeniden alevleniyor. Aslında UBP’den aynı dönemde ayrılan Nejat Konuk, Osman Örek ve İsmet Kotak gibi isimler 14 yıl sonra 4 Mayıs 1992’de “Dokuzlar Muhtırası” ve “Dokuzlar Hareketi”ni andıran bir benzerlikleri olduğunu da teslim etmek lazım. Dokuzlar Hareketi kalıcı bir aktör olarak Demokrat Parti’yi KKTC siyasetine kazandırırken öncü olan bu isimlerin kalıcılığı olmamıştı. Nejat Konuk’u bir vesileyle emekliliği sırasında sanırım 2006 yılında ziyaret etmiş ve KKTC’deki kamu yaşamı konusunda konuşmuştuk. Sohbet sırasında dikkatimi çeken ilk şey cümle kurarken sözcükleri ve kavramları isabetli kullanmaya verdiği önemdi. Bunun aslında yapılan işe duyulan saygıdan kaynaklandığını da hemen hissediyorsunuz. Nejat Konuk bu yanlarıyla değerlendirilmemiş bir siyaset insanıydı. Yani insan kaynağının siyasi mirasın kalitesine yapacağı katkı bakımından bu örnekler çok fazla yoktur. Siyasetin aslında çok “söz verip hiç yerine getirmeme yeri” olmadığı gibi geçmişteki siyaset insanlarının bugünkü tablodan farklı bir noktada olduğunu örneklerden anlamak mümkün. Nejat Konuk 1 Ocak 2015’de yaşamını yitiriyor.   


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık