HUNKAR SAG GIYDIRME
Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER

01.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıs ve BM Barış Gücü

Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresi 31 Ocak’ta (yani dün) dolacağından 31 Temmuz’a kadar 6 ay daha uzatılıyor… Mart 1964’ten beri yılda iki kez bu “Mavi Berelilerin” Kıbrıs’taki görev süresi BM Güvenlik Konseyi yoluyla yenileniyor… Barış Gücü’nün bu görev süresi sanırım hesaplandığında 103’üncü kez uzatılmış oluyor… Söz konusu BM Güvenlik Konseyi kararı alınırken “geçici” alındığı da söylenmişti…

BM Barış Gücü olarak uluslararası alanda en uzun süreli görev yapanlardan birisi de Kıbrıs’takilerdir…

Dünyadaki ilk BM Barış Gücü oluşumu Haziran 1948’de Filistin’e(UNTSO) konuşlanıyor ve halen görev yapıyor… İkincisi de Ocak 1949’da Hindistan ve Pakistan çatışması yüzünden ateşkes hattına konuşlanıyor… Üçüncüsü 1950’lerin ortasında Mısır’a, dördüncüsü 1950’lerin sonunda Lübnan’a, beşincisi 1960’ın başlarında Kongo’ya, altıncısı 1963-1964’de bir yıllığına Batı Yeni Gine’ye, yedincisi Yemen’e görevlendiriliyor; yine aynı yıllarda görev yapıp sona eriyor… Sekizincisi ise Kıbrıs’a geliyor ve yaklaşık 53 yıldır ülkemizde görev yapıyor… Dolayısıyla en uzun üçüncü Barış Gücü askeri gücü ülkemizde bulunuyor…

Barış Gücünün ne faydasını gördük?

Baktığımızda, ülkemizdeki BM Barış Gücü’nün statüsüne ilişkin pek tartışma yaşanmadığı açıktır… BM’nin girdiği yerlerde çözüme veya barışa katkısının aslında pek pozitif olduğunu söylemek kolay değil… Kıbrıs’ta BM Barış Gücü’nün çözüme katkısı olmadığı gibi mevcut durumun yani statükonun korunması dışında bir işlevi ve yararını somut olarak Kıbrıslı Türkler görmüş değildir…

Hele 1964-1967 arası dönemde bile çatışmalar yaşanırken Barış Gücünün dişe dokunur bir yararını bilen duyan olduğunu kayıtlarda bilinmiyor… Buna rağmen Kuzey Kıbrıs’ta Barış Gücünün işlevlerine ve misyonuna ilişkin bir tartışma da pek ortada yoktur… Bu bile aslında ülkemizin durumuna ilişkin hatırı sayılır bir değerlendirme yapmaya yeter de artar…

Barış gücü BM’nin çözüm için etkisini zayıflatıyor!

Ülkemizde çözümü 1968’den beri konuşuyor ve tartışıyoruz… Çözüm üzerine bu kadar fikir alan veren bir toplumda çözümün önünde köstek olan bu güce ilişkin tek bir kelam edilmemesi ve bunun yine de konuşulmuyor olması bana çok tuhaf geliyor… Bu aslında BM’nin çözüm tartışmalarında tarafsız olmadığını gösteriyor. Bu durumundan ötürü de çözüme yönelik bir etki kurmasının temeli zayıflıyor…

Geçen yıl bu zamanlarda Çetinkaya’ya ait Taksim Sahasında barışçıl bir yürüyüş eylemi yapmış ve bu duruma dikkat çekmek istemiştim… Afrika Gazetesi ve elbette Şener Levent, KIBRIS Gazetesi, GENÇ TV ve Fatma Kişmir, Milliyet Kıbrıs’tan Sefa Karahasan, Nazmi Pınar ve Kıbrıs Postasından Mehmet Vatan yanıma gelip destekleyen dostların bazılarıydı… Bunların yanında birkaç dost daha ilgi göstermiş ve duruma kayıtsız kalmamışlardı… Siyasetçiler arasında da Dr. Özdemir Berova ve değerli kardeşi yanıma gelip benimle yürüyen tek siyasetçi olmuştu… O günlerde de ifade etmiş ve bu duruma ilişkin bir farkındalık yaratmak istemiştik… Gel zaman git zaman konu unutulup gitti…

Misafir mi, ev sahibi mi?

Görüldüğü gibi BM Barış Gücü ülkemizde daha uzun yıllar görev yapacağa benziyor… Bu durumu tartışmayı beceremeyip iki toplumlu etkinliklerini BM Karargahlarında yapmaya devam eden sivil toplum ve siyasal partiler daha ne kadar misafir Barış Gücüne ev sahibi muamelesi yapmaya devam edecekler? Bu durumun yarattığı ıstırap kimsenin umurunda olmadığı için ülkemize çözüm de barış da gelmiyor…

Yani siz ülkenizde “misafircilik” ya da “komşuculuk” oynarsanız elin BM Barış Gücü de kolayca ev sahibi olabilir… Neymiş? Ortak vatan yapacaklarmış Kıbrıs’ı! Hadi canım oradan… BM Barış Gücünü bile tartışmaktan uzak duran bir anlayış veya zihniyet çözümü ülkeye nasıl getirebilir? Buna Taksim Sahasındaki kargalar bile güler… Daha nice Barış Gücü görev süresi uzatmalı Kıbrıs’a…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.